Tebliğ

244 SERİ NO'LU TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ

Yayım tarihi kaynakta belirtilmemiş

Tebliğ metni

Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun hükümleri dairesinde borçlarını ödeme müddeti içersinde ödemeyenlere tatbik edilecek olan gecikme zammının, Vergi Usul Kanunu ile âmme alacağının tahakkuku bakımından tanınan ek süreler müvacehesinde ne şekilde uygulanacağında tereddüt edilmekte olduğu anlaşıldığından keyfiyet aşağıdaki şekilde açıklanmıştır. Vergi Usul Kanunu beyana müstenit alacakların tahakkuku bakımından 13, 17, 101 ve 322 nci maddelerinde mükellefler lehine ek süreler kabul etmiş ve 28 inci maddesinde de ek süre mütalâasını icap ettiren hükümlere yer vermiştir. Filhakika 13 üncü madde mücbir sebep, 17 nci madde zor durum, 322 nci madde beyannameler üzerine tahakkuk için 15 günlük bekleme müddeti sebebiyle ek süreler derpiş etmiştir. Ayrıca 101 inci maddede, 500 den fazla mükellefi olan vergi dairelerine para yatırma bakımından mükelleflere 15 güne kadar verilecek müddet dolayısiyle bir ek süre derpiş edilmiş olduğu gibi, 28 inci maddede de posta ile gönderilen beyannameler dolayısiyle ödeme zamanı bakımından ek süre derpiş edilmesini icabettiren hükümlere yer verilmiştir. Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanun, her alacağın hususi kanunda belli edilen süre içersinde ödenmesini hükme bağlamakta ve vâdesinde ödenmeyen alacaklar için gecikme zamları tatbikini âmir bulunmaktadır. Bu durum karşısında, yukarda sayılan ek süreler muvacehesinde gecikme zamlarının nasıl ve ne zaman tatbik edilebileceği aşağıda ayrı ayrı gösterilmiştir. 1. Vergi Usul Kanununun 13 üncü maddesindeki mücbir sebepler dolayısiyle verilecek ek süre : Vergi Usul Kanununun 15 inci maddesi, 13 üncü maddede yazılı mücbir sebeplerden birisi varsa, bu sebep ortadan kalkıncaya kadar sürenin işlemiyeceği hükmünü koymuştur. Mücbir sebepler 13 üncü maddede sayılmış olup ağır hastalık, tutukluk, tabii afetler... gibi hallerdir. 6183 sayılı Kanunun neşrinden evvel de, Vergi Usul Kanunu hükümleri tahsilâta sari görülerek, 220 seri numaralı tahsilât genel tebliğinin 6 numaralı paragrafında mücbir sebepler kabul edilmiş ve gecikme zamlarının hesabında bu sürelerin nazara alınması lüzumu tamim edilmiştir. 6183 sayılı Kanun 8 inci maddesinde Vergi Usul Kanununun sürelere ait hükümlerine sarahaten atıf yapmış ve bu atfın, Usul Kanununun mücbir sebep ve zor durum hükümlerini de ihtiva eden 14-18 inci maddelerden ibaret üçüncü bölümünün tamamına aidiyeti, Meclis Umumî Hey'etinde Komisyon sözcüsü tarafından beyan edilmiştir. Vergi Usul Kanununun mezkur hükümlerine istinaden tahakkuk bakımından mücbir sebeplerin kabulü halinde, bu suretle mücbir sebeple işlemeyen tahakkuka ait müddetlerin tahsilâta da sirayeti icap etmektedir. Buna göre meselâ, 15 Mart'da ağır surette hastalanan mükellefin bu durumu bir ay devam etse ağır hastalık tarihinden itibaren işlemiyecek olan bakiye 14 günlük beyanname verme süresinin 16 Nisan'dan 30 Nisan'a kadar devamı ve bu sürenin aynı zamanda ödeme süresi olarak tanınması ve 30 Nisan tarihinin de vâde günü olarak alınması lâzım gelir. 2. Vergi Usul Kanununun 17 nci maddesindeki zor durum dolayısiyle verilecek ek süre : Borçluya bu sebeple mühlet verildiği takdirde, yukarıda mücbir sebepler dolayısiyle (1) inci maddede beyan ettiğimiz mucip sebeplere istinaden, mühletin son günü alacağın vâdesi günü olarak kabul edilecektir. 3. Vergi Usul Kanununun 101 inci maddesine istinaden verilecek ek süre: Mezkûr madde hükmüne göre, Maliye Vekâleti mükellefi 500 den fazla olan vergi dairelerine para yatırmak bakımından mükelleflere vâdenin bitmesini takip eden tarihten itibaren 15 gün içinde gün belli etmeye yetkili bulunduğundan, gecikme zamlarının tatbiki bakımından belirtilecek bu gün vâde tarihi olarak alınacaktır. 4. Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesine göre bahis mevzuu olan 15 günlük ek süre : Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesi, beyannameli mükellefiyetlerde tahakkuk muamelesi yapılmak için beyanname verme süresinin sonundan başlayarak 15 gün bekleneceğini, beyanname bu süre içinde verilirse vergi zıyaı olmamış sayılacağını hükme bağlamaktadır. Bu hüküm yukarda açıkladığımız mucip sebeplerle verginin tahakkukuna, yani tahsil edilebilir hale gelmesini binnetice vâdeyi uzattığından, ödeme bakımından bir ek süre mahiyetindedir. Binaenaleyh usulsüzlük cezası göze alınarak bu süre içinde verilecek beyannamelerin vergisi aynı süre içersinde ödendiği takdirde bunlara gecikme zammının tatbik edilmemesi lâzımdır. 5. Vergi Usul Kanununun 28 inci maddesine göre posta ile gönderilen beyannameler için verilmesi zaruri görülen ek süre : Vergi Usul Kanununun mezkûr maddesi posta ile gönderilen beyannameler için de tahakkuk fişi kesileceğini ve tahakkuk fişinin bir örneğinin posta ile mükellefin beyannamede gösterdiği adresine gönderileceğini âmirdir. Aynı kanunun 25 inci maddesi hükmüne göre beyana müstenit vergiler tahakkuk fişi ile tahakkuk ettirilir. 22 nci madde hükmüne göre de tahakkuk etmekle alacak ödenebilir, hale geİir. Yukardaki hükümlere göre posta ile gönderilen bir beyannamedeki verginin tahsil edilebilir hale gelmesi, o beyanname üzerine tahakkuk fişinin kesilmesine bağlıdır. Ancak bu suretle tahakkuk ettikten sonra ne müddet içinde alacağın ödeneceği hakkında bir hüküm yoktur. Bu durum karşısında, 6183 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin tebliğler ve sürelerin hesaplanması bakımından Vergi Usul Kanununa yaptığı atıf ve bu atfın, Vergi Usul Kanununun 14-18 inci maddelerine şumulüne dair Meclis Umumî Heyetinde geçici komisyon adına yapılan beyan da nazara alınarak, kanunî müddetinde postaya verilen beyannameler üzerine kesilen tahakkuk fişlerinin mükellefe tebliğ zarfı ile gönderilmesi ve tebliği zarfının içersine, Vergi Usul Kanununun 14 üncü maddesine istinaden, tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde verginin ödenmesi lüzumu hakkında bir tebliğname konularak, bu tebliğnamenin alındığı tarihten itibaren geçecek 15 inci günün vâde günü olarak alınması ve gecikme zamlarının da buna göre hesabı icap etmektedir. Beyanname verme müddetinin sonundan itibaren, Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesine göre 15 gün içinde kanunî şekilde posta ile gönderilmek üzere aynı müddet içinde postaya verilecek beyannameler ile, Gelir Vergisi Kanununun 77 nci maddesine göre iş yerinin bağlı olduğu vergi dairesi vasıtasiyle gönderilen yıllık gelir vergisi beyannameleri için de aynı şekilde muamele yapılacaktır. Bilgi edinilmesi ve kâfi miktarda ayrıca kazalara da gönderilmiş olan bu genel yazı hükmünün süratle ilgililere duyurulması rica olunur.

Kaynak: resmî yayım

Kendi olayınıza uyar mı?

Sorun; cevabın altında hangi maddeye ve hangi belgeye dayandığı yazar. İlk 25 soru ücretsiz.

Ücretsiz sor