266 SERİ NO'LU TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ
Yayım tarihi kaynakta belirtilmemiş
Tebliğ metni
6183 sayılı Kanun tatbikatında bazı hükümlerin yanlış tatbik edildiği müfettiş raporlarından anlaşıldığından bunların aşağıda gösterildiği şekilde açıklanmasına lüzum hasıl olmuştur : 1. Borçlarını taksit ve tediye süreleri içerisinde ödemedikleri için kendilerine ödeme emri tebliğ edilen borçlulardan mal bildiriminde bulunmıyanlar hakkında bazı tahsil dairelerince bir muamele yapılmıyarak bunların mallarının haczi muamelesinin mal bildiriminde bulunmalarına tâlik edildiği anlaşılmıştır. 6183 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasında; (Borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından âmme alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunur) denilmektedir. Mezkûr hükme göre âmme alacağının tahsil takibatında haczin tatbiki için borçlunun behemahal mal bildiriminde bulunması şart değildir. Kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu muayyen süre içerisinde mal bildiriminde bulunmazsa tahsil dairesince tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul ve gayrimenkul malları ile alacak ve haklarından âmme alacağını karşılayacak miktarlarının derhal haczi mümkündür. Ödeme emri tebliği üzerine mal bildiriminde bulunmayan borçlunun kanunun 60 ıncı maddesine göre hesap tazyik edilmesi, borçluya ait malların tahsil dairesince haczine mani değildir. Bu itibarla, âmme alacağını müddeti içerisinde ödemediği için ayni kanunun 55 inci maddesi gereğince kendisine ödeme emri tebliğ edilen borçlu muayyen olan 7 gün içerisinde borcunu ödemediği veya mal bildiriminde bulunmadığı takdirde, bir taraftan hakkında 60 ıncı maddeye göre muamele yapılmakla beraber diğer taraftan da tahsil dairesince tesbit edilecek olan malların 62 inci maddeye göre haczedilerek 84 üncü ve müteakip maddelerde açıklandığı şekilde paraya çevrilmesi ve bu suretle âmme alacağının tahsilinin sağlanması icap eder. 2. Mal bildirimi kâğıtlarındaki «Borcun ne şekilde ödeneceği» hakkındaki soruya borçlular tarafından, borcun şu kadar müddet içinde ödeneceği veya taksitle ödeneceği veya borcun hiç bir şekilde ödenemiyeceği şeklinde cevaplar verildiği ve bazı tahsil dairelerince de ekseriya bu cevaplara uyularak borçlu hakkında bir takibat yapılmadığı öğrenilmiştir. Malûm olduğu üzere mal bildirimi 6183 sayılı Kanunun 59 uncu maddesinin tarifine göre; âmme borçlusunun, âmme alacağını karşılayacak miktarda, gerek kendi elindeki, gerekse üçüncü şahıslar elindeki menkul ve gayrimenkul malları ile alacak ve haklarının nev'inin mahiyetinin ve miktarının veya malı olmadığının ve yaşayış tarzına göre geçim kaynakları ile buna nazaran borcunu ne şekilde ödeyebileceğinin tahsil dairesine yazılı veya şifahi olarak beyan edilmesidir. Bundan maksat, âmme alacağının tahsilini temin için ona karşılık bulmak ve bunu, hem tahsil dairesinin işini kolaylaştırmak, hem de borç karşılığında haczedilecek malları mümkün olduğu kadar mükellefe beyan ettirmek suretiyle yapmaktadır. Tahsilât 238 seri numaralı genel yazıda da etraflıca açıklandığı üzere mal bildirimi daima bir servet beyanı değildir. Âmme alacağını karşılayacak miktar ve kıymette mal bildiren borçlunun 59 uncu maddede açıklanan diğer hususları bildirmesine sebep yoktur. Yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını ve buna nazaran borcunu ne şekilde ödeyeceğini bildirecek olanlar borcu karşılayacak değerde mal bildirmeyen borçlulardır. Tahsil dairesinin 62 inci maddeye göre kendisinin yapacağı tetkik ve tahkikler borçluların malî durumlarını öğrenebildiği nisbette kolaylaşır. Esasen mezkûr maddeye göre, tahsil dairesi sadece mal bildiriminde bildirilen malları haciz ile mükellef değildir. Kendi tesbit ettiği malları da haczedilebilir. Tahsil dairesi ayni maddeye göre borçlu ile alacaklı âmme idaresinin menfaatlarını mümkün olduğu kadar telif etmekle mükellef olduğundan, hangi malın haczedileceğini bizzat kendisi takdir eder ve mal bildirimindeki beyanla da bağlı kalmaz. Bu sebeple mal bildirimi kâğıdına yazılan; borcun şukadar müddet içinde veya taksitle ödeneceği, yahutta hiç bir şekilde ödenmiyeceği yolundaki cevap ve beyanlar tahsil dairesini bağlamıyacağından, mal bildirimine bu şekilde cevap verenlerin durumlarının tahsil dairelerince iyice tetkiki ile bu beyanlara aykırı kanaatler edinildiği takdirde, borçlunun beyanları ile bağlı kalınmıyarak tesbit edilecek mallarının haciz ve satışı suretiyle âmme alacağının tahsilinin sağlanması ve diğer taraftan da bildirimlerinin doğru olup olmadığının tahkiki sonunda gerçeğe aykırı bildirimde bulundukları anlaşılanlar veya yaşayış tarzları mal bildirimlerine uymayanlar hakkında 6183 sayılı kanunun 111 ve 115 inci maddeleri gereğince muamele yapılması zaruridir. Bilgi edinilmesi ve işbu genel yazının süratle ilgililere tebliği rica olunur.
Kaynak: resmî yayım
Kendi olayınıza uyar mı?
Sorun; cevabın altında hangi maddeye ve hangi belgeye dayandığı yazar. İlk 25 soru ücretsiz.