9 SERİ NO'LU KURUMLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Yayım tarihi kaynakta belirtilmemiş
Tebliğ metni
2. Ocak. 1961 günlü ve 10696 sayılı Resmî Gazete'de neşredilen 192 sayılı kanunla, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 12,13,16, 25, 27, 29-34 ve 44 üncü maddeleri değiştirilmiş ve adı geçen kanuna geçici iki madde eklenmiş bulunmaktadır 1. Dar mükellefiyette mevzua taallûk eden hükümlerde yapılan değişiklik : A _ 12 nci maddenin 1 numaralı bendinde yapılan değişiklik : Bu bentte yapılan başlıca değişiklik parantez içerisindeki ihracat muaflığına müteallik olup, (Türkiye'den) kelimesi çıkarılmış ve (Türkiye'de satmak) tâbirinin tarifi yapılmıştır. Alıcı veya satıcı veya her ikisi Türkiye'de değil ise veya satış akdi Türkiye'de yapılmamış ise, satışın Türkiye'de yapılmadığı kabul olunacaktır. Ayrıca muafiyet şartının te-kemmülü için, ilgili kurumun, ihracatı kurum merkezi hesabına yapması lâzımdır. Bunun dışında, bendin ilk cümlesindeki (sabit) kelimesi çıkarılmış, Vergi Usul Kanunu'nun 156 ncı maddesinde olduğu gibi yalnız (iş yeri) deyimi kullanılmıştır. B _ 5 numaralı bentte yapılan değişiklik: Bu bende, (ve menkul malların) ibaresi ilâve edilmiş olup, böylece menkul malların Türkiye'de kiralanmasından elde edilen iratlar da dar mükellefiyet mevzuuna alınmıştır. C _ 6 numaralı bentdeki değişiklik : Bent hükmü, Gelir Vergisi Kanunu'nun aynı mahiyetteki hükmüne mütenazır hale konulmuş, Türkiye'de elde edilen menkul sermaye iratlarının tamamı dar mükellefiyet mevzuuna alınmıştır. Buna göre, kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye dışında olan kurumların 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 75 inci maddesinde sayılan ve tarifi yapılan her nevi menkul sermaye iratlarının vergilendirilmesi iktiza etmektedir. Ç _ 7 numaralı bentte yapılan değişiklik : Bu bentteki değişiklikle, hükme vuzuh verilmesi istihdaf olunmuştur. Şöyleki, menkul kıymetlerin satışından elde edilen kazançlar, bu kıymetlerin, kurumların Türkiye'deki şubelerinin bilânçolarına dahil olması halinde, 1 numaralı bent hükmü mucibince ticarî kazanç olarak vergi mevzuuna esasen girmektedir. Bu itibarla, 1 numaralı bent hükmüne girmeyen kurumların menkul kıymet satışından elde ettikleri kazançların dışında kalan sair kazanç ve iratlarının vergiye tabi olduğu zikredilmek suretiyle hüküm vazıh hale geti-rilmiş bulunmaktadır. 2. Vergi matrahının tespitiyle ilgili hükümlerde yapılan değişiklikler: A _ 13 üncü maddede yapılan değişiklikler : 13 üncü maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişikliğe göre, kurumların safi kazancının tesbitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun 42 nci maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendi hariç olmak üzere, ticarî kazanç hakkındaki hükümleri uygulanacaktır. Bu itibarla, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarma işleri ile iştigal eden kurumların kâr veya zararı, işin bittiği yıl kat'i olarak tespit edilecek ve tamamı o yılın geliri sayılarak, mezkür yıl beyannamesinde gösterilecektir. Başka bir ifade ile, kâr veya zararın, eskiden olduğu gibi, işin devam ettiği yıllarda beyanı ve işin hitamında tespit edilecek kat'i miktarlarının işin sirayet ettiği yıllar dağıtılması bahis mevzuu değildir. Diğer taraftan, bu gibi işleri yapan kurumlara ödenen istihkak bedellerinden Gelir Vergisi Kanunu'nun 94 üncü maddesi hükmüne müsteniden, bu maddenin birinci fıkrasında sözü edilen teşekküllerce, ayni kanunun 105 inci maddesi mucibince, % 3 nispetinde vergi tevkif edilecek ve 98 inci madde uyarınca da, tevkif edilen bu vergiler ertesi ayın 20 nci günü akşamına kadar ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirilecektir. Ancak, geçici 1 inci maddeye göre 1/1/1960 tarihinden önce mukaveleye bağlanmış ve işe başlanılmış olan bu gibi işlerin kâr ve zararlarının 5421 ve 5422 sayılı kanunlardaki usullere göre tespit ve teklifine devam edilmesi gerekeceğinden, mezkûr işler dolayısiyle 1/1/1961 tarihinden sonra ödenecek istihkak bedellerinden vergi tevkifatı yapılmıyacaktır. Kanunun mahsuba müteallik 44 üncü maddesinde yapılan değişiklik ile de, bahsi ge-çen 94 üncü maddeye müsteniden yapılmış olan tevkifatın işin bittiği yıla ait beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisine mahsubuna imkân verilmiş bulunmaktadır. Mahsubu yapılan meblağ kurumdan aranılması gereken kurumlar vergisinden fazla ise, bu fazlalık tevkifat miktarı tevsik olunmak şartı ile, mükellefin talebi üzerine kendisine red ve iade olunacaktır. 13 üncü maddeye ayrıca bir fıkra ilâve edilmiştir. Bu fıkra hükmüne göre, Gelir Vergisi Kanunu'nun asgarî kâr haddi hükümleri, bu hükümlerin uygulanmasını gerektiren işlerle iştigal eden kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanacaktır. Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 111 inci maddesi (ortalama kâr haddi) esasına ve 111 nci maddesi de (Ziraî kazançlarda asgarî kazanç) esasına ait hükümleri ihtiva etmektedir. Bu suretle, işbu hükümlerin mezkûr maddelerde sözü edilen işlerle iştigâl eden kurumlara da tatbiki gerekmektedir. Maddenin son fıkrasında yapılan değişiklik ile fıkraya sarahat verilmiş olup, esasta bir değişme bahis mevzuu değildir. B _ 16 ncı maddede yapılan değişiklikler: Kurumlar tarafından yapılan iktikrazların örtülü sermaye sayılması için, bunların sabit değerlere yatırılmış olup olmamalarına bakılmayacaktır. Başka bir deyimle (sabit değerlere yatırılma) şartı, yapılan değişiklikle maddeden çıkarılmış bulunmaktadır. Maddede mezkûr diğer şartların mevcudiyeti halinde borçlanılan ba kabil paralar kesin olarak örtülü sermaye addedilmiştir. 3. Nispet değişikliği : 25 inci maddede yapılan değişiklik ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerde kurumlar vergisinin nispeti % 20 ye çıkarılmış diğer kurumlardaki nispet aynen muhafaza olunmuştur. 4. Diğer değişiklikler : A _ Tarhiyatın muhatabına ait hükümde: 27 nci maddenin 3 numaralı fıkrasında yapılan değişiklik ile, dar mükellefiyete tâbi yabancı kurumların Türkiye'de müdür veya temsilci bulundurmamaları halinde, vergileri-nin, kazanç veya iratları yabancı kurumlara sağlayanlar adına tarhı temin olunmuştur. Bilfarz, Türkiye'de işyeri ve daimî temsilcisi bulunmayan dar mükellefiyete tabi bir film şirketine Türkiye'den elde ettiği film kira bedelinden dolayı terettüp edecek vergi, mezkûr bedeli yabancı şirkete karşı borçlanan ve tediye eden firma veya şahıs adına tarhedilecektir. B _ Tarh zamanına müteallik hükümde 29 uncu maddede evvelce mevcut olan, beyannamenin, başka vergi dairesi vasıtasiyle gönderilmesine ait hüküm, yapılan değişiklik ile maddeden çıkarılmış bulunmaktadır. Yeni hükme göre, bundan böyle kurumlar vergisi beyannamesinin vergiyi tarh edecek olan vergi dairesine ya doğrudan doğruya verilmesi veya posta ile gönderilmesi gerek-mektedir. C _ Tasfiye ile ilgili hükümlerde yapılan değişiklikler: 30 uncu maddede yapılan değişiklik ile, tasfiyeye girildiği tarih, tasfiye dönemi mebdei addedilmiş, üç yılı aşmayan tasfiyelerde tasfiiye döneminin kurumun tasfiye haline girdiği tarihten başlayıp, tasfiyenin bittiği tarihe kadar devam edeceği, üç yıldan fazla süren tasfiyelerde ise, tasfiye döneminin kurumun tasfiye haline girdiği tarihten başlayıp, bu tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren üçüncü yıl sonuna kadar devam edeceği ve bu dönemden sonraki her takvim yılının müstakil bir tasfiye dönemi sayılacağı, kabul edilmiştir. Kat'i kâr veya zarar tasfiyenin hitamında belli olacağı cihetle, evvelce verilen tasfiye beyannameleri üzerinden tarhedilen vergilerde gerekli düzeltme yapılmasına imkân verilmiştir. Ayrıca maddede, bir yıldan fazla süren tasfiye dönemlerinde tarh zamanaşımının, tasfiyenin nihayet bulduğu dönemi takibeden yıldan itibaren başlayacağı açıklanmıştır. Tasfiye beyannamesine müteallik 31 inci madde hükmü de 30 uncu maddeye uygun surette değiştirilmiş olup, badema ara beyannamesi verilmesine lüzum kalmamış bulunmaktadır. 30 ve 31 inci maddelerin hükümlerine göre, verginin, tasfiyenin hitamında değil, tas-fiye dönemlerinin sonunda tardedilmesi gerekmektedir. Bu bakımdan 32 nci maddenin 2 nci fıkrasında yapılan değişiklik ile, tasfiye kârı, tasfiye döneminin sonundaki servet değeri ile tasfiye döneminin başındaki servet değeri arasındaki müsbet fark olarak tarif edilmiştir. Keza, 30 uncu maddede yapılan değişikliğe mütenazır olarak, 33 üncü maddenin 1 inci fıkrasında, tasfiye döneminin başındaki servet değerinin, kurumun tasfiye dönemi başındaki yani tasfiyeye girildiği tarihdeki bilânçosunda görülen öz sermayesinden ve üç yıldan fazla süren tasfiyelerde, müteakip tasfiye dönemlerinin başındaki servet değerlerinin de, bir evvelki dönemin bilânçosunda görülen servet değerinden ibaret olduğu hükme bağlanmıştır. 34 üncü maddenin ilk fıkrasındaki değişiklik, yine daha evvelki maddelerde yapılan değişikliklerle ilgilidir. Ara beyannamesi verilmeyeceği ve fakat, tasfiye dönemlerinin teaddüdüne göre birden fazla sayıda tasfiye beyannamesi tevdi olunacağı nazara alınarak fıkra buna göre değiştirilmiştir. Maddeye ilâve olunan bir fıkra ile de, icabı halde, vergi aslı ve zamlarının, kendilerine paylaştırma yapılmış olan ortaklardan da aranılabilmesine imkân verilmiş, böylece, vergi emniyeti bakımından şirket ortaklarının sorumluluğunun tasfiyeden sonra da devam ettirilmesi esası vazolunmuştur. Hükmün uygulanması halinde, ortaklardan tahsil edilecek vergi asılları için tasfiye memurlarına ayrıca müracaat olunmayacağı fıkrada belirtilmiştir. 5. 1961 yılı içinde nazarı itibare alınması iktiza eden değişiklikler: A _ Kanunun geçici 2 nci maddesiyle, 4 üncü maddesinin sermaye şirketlerinin vergi nispetlerinin arttırılmasına ait olan hükmü kurumların 1960 takvim yılı kazançlarına da uygulanacaktır. Buna göre, gerek 1960 takvim yılı itibariyle normal olarak 1961 Nisan ayı sonuna kadar verilecek olan kurumlar vergisi beyannamelerinde ve gerekse kurumların müracaatları üzerine Bakanlıkca tayin edilmiş olan özel hesap dönemleri itibariyle tevdi edilecek 1960 yılına ait beyannamelerde gösterilecek kurum kazançlarına yeni nispetin tatbiki gerekmektedir. B _ İşbu genel tebliğin 2-A bölümünde tafsilen belirtildiği üzere, birden fazla takvim yılına sirayet eden inşaat ve onarım işleri ile iştigal eden kurumlara 1/1/1961 tarihinden itibaren ödenecek istihkak bedellerinden, bu işlerin 1/1/1960 tarihinden itibaren mukaveleye bağlanmış veya bu tarihten sonra işe başlanılmış olması halinde, % 3 nispetinde vergi tevkifatı yapılması lâzımdır. Gereğinin bu esaslara göre ifası rica olunur
Kaynak: resmî yayım
Kendi olayınıza uyar mı?
Sorun; cevabın altında hangi maddeye ve hangi belgeye dayandığı yazar. İlk 25 soru ücretsiz.