46 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ(*)
Yayım tarihi kaynakta belirtilmemiş
Tebliğ metni
Büyük Millet Meclisince kabul edilen 35 sayılı Kanun Resmî Gazete'de yayınlanmak suretiyle yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. (Resmî Gazete tarihi 1 Mart 1962) Bu kanun ile, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ziraî gelirlerle ilgili hükümlerinin tatbiki, bu hususta yeni hükümler tedvin edilinceye kadar tehir edilmiş ve 1.1.1961 tarihinden 31.12.1962 tarihine kadar olan devreye ait olup 193 sayılı kanun hükümlerine göre tahsili icap eden ziraî gelir vergisinin tedvin edilecek yeni esaslara göre tahsil edileceği hükme bağlanmıştır. Bu duruma göre, ziraî kazançlarını gerek götürü gider usulüne ve gerekse gerçek usullere (İşletme hesabı ve bilânço esasları) tevfikan tesbit eden mükellefler hakkında 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu hükümlerinin tatbiki, bu hususta yeni hükümlerin tedvinine kadar tehir edilmiş bulunmaktadır. Kanunun 2 nci maddesinde de açıklandığı üzere, 1.1.1961 31.12.1962 devresine -yani 1961 ve 1962 takvim yıllarına- ait olup 193 sayılı kanun hükümlerine göre tahsili icap eden ziraî kazançlara müteallik gelir vergisi, tedvin edilecek yeni hükümlere göre tahsil olunacaktır. Bu kanun ile Gelir Vergisi Kanununun gelirlerin toplanmasına ve beyana müteallik 85 ve 86 ncı maddeleri hükümleri muvacehesinde, bu gibi mükellefler hakkında uygulanacak işlemler aşağıda açıklanmıştır. 1. Ziraî kazançlarını götürü gider usulüne veya gerçek usullerden birine (İşletme hesabı ve bilânço esasları) göre tesbit eden çiftçilerin diğer gelirleri, 193 sayılı kanunun 86 ncı maddesinin (a) fıkrasında sayılan ücretlerden, götürü olarak tesbit edilen ticarî veya meslekî kazançlardan veya bunların hepsinden ibaret ise, bu çiftçiler, ziraî kazançları dolayısiyle 193 sayılı kanunun 92 nci maddesindeki süre içinde yıllık beyanname vermeyeceklerdir. Ancak, bunların 86 ncı maddesinin (a) fıkrası şumulüne giren gelirleri ile ilgili tarhiyat 193 sayılı kanunda belirtilen tarh zamanları zarfında yapılacaktır. 2. Ziraî kazançlarını götürü gider usulüne veya gerçek usullerden birine (işletme hesabı ve bilânço esasları) göre tesbit edilen çiftçilerin diğer gelirleri arasında 86 ncı maddenin (a) fıkrasında sayılanlar dışında kalan kazanç ve iratlar mevcut ise, bu çiftçiler, 85 inci madde gereğince toplamaya mecbur oldukları gelirleri için 92 nci maddede yazılı süre içinde yıllık beyanname verecekler. Ancak, bu beyannamelerine ziraî kazançlarını ithal etmeyeceklerdir. 3. Bu kanunun 2 nci maddesinde, 1.1.1961 ve 31.12.1962 tarihleri arasında kalan devrede elde olunan ziraî kazançlara ait gelir vergilerinin yeniden tedvin olunacak esaslara göre alınacağı hükme bağlandığından, mezkûr devreyi içine alan 1961 ve 1962 takvim yılları için ziraî kazançlara ait gelir vergisi mükellefiyeti yine baki kalmaktadır. Kanunda açıkca belirtilen bu mükellefiyet dolayısiyle, 1961 ve 1962 takvim yılları zirai kazançlarına ait gelir vergilerinin yeniden tedvin olunacak hükümlere tevfikan tarh ve tahsil edilebilmesi için, çiftçilerin 193 ve 213 sayılı kanunlar hükümlerine göre defter tutma ve muhafaza, fatura, makbuz ve vesika alıp verme ve muhafaza ve bildirim (G. V. K. Madde : 14) mecburiyetlerine riayet etmesi gerekmektedir. 4. Bu kanun ile hilâfına bir hüküm sevkedilmemiş olduğundan, ziraî kazançlarını gerçek usulde (Bilânço ve işletme hesabı esasları) tesbit eden çiftçilerin Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi gereğince, anılan madde şumulüne giren ödemelerden vergi tevkifatı mükellefiyetleri devam etmektedir. 5. Kanunun 3 üncü maddesinde, bu kanunun 28.2.1962 tarihinde yürürlüğe gireceği açıklanmaktadır. Bilindiği üzere, 193 sayılı kanunun 92 nci maddesine göre, bir takvim yılına ait yıllık beyannamelerin, müteakip yılın başından Mart ayı sonuna kadar olan müddet içinde ilgili vergi dairesine verilmesi gerekmektedir. Aynı maddenin son fıkrası hükmü ise, takvim yılı içinde memleketi terk edenlerin terke tekaddüm eden 15 gün içinde ve ölüm halinde ölüm tarihinden itibaren 4 ay içinde yıllık beyannamelerin verilmesini âmir bulunmaktadır. Bu durumda 1961 senesinde elde edilen ziraî kazançlarla ilgili bazı yıllık beyannamelerin 28.2.1962 tarihinden önce verilmiş olması mümkündür. Kanunun yürürlük tarihine ait 3 üncü maddesi lafzı itibariyle, yukarıda sayılan sebepler dolayısiyle 28.2.1962 tarihinden önce yıllık beyannamelerini vermiş olanlar hakkında bu kanun hükümlerinin tatbikine müsait görülmemekte ise de, kanunun 2 nci maddesi 1.1.1961 tarihinden 31.12.1962 tarihine kadarki devrede elde olunan ziraî kazançların gelir vergisinin yeniden tedvin olunan hükümlerine göre tahsil edileceğini hükme bağladığından, 28.2.1962 tarihinden önce verilen yıllık beyannameler hakkında da bu kanun hükümlerinin uygulanması lâzım gelmektedir. a) Bu durumda, 1961 takvim yılında elde edilen ziraî kazançlarla ilgili olarak 28.2.1962 tarihinden önce ölüm ve memleketi terk halleri dışındaki sebeplerle verilmiş olan yıllık beyannameler üzerinden tahakkuk ettirilen gelir vergilerinin iş bu genel tebliğin 1 ve 2 numaralı fıkralarında belirtilen esaslar dahilinde düzeltilmesi ve yerine göre fazla alınan vergilerin reddi ve noksan alınan vergilerin tahsili lâzımdır. b) 28.2.1962 den önce ölüm ve memleketi terk gibi mükellefiyetin kalkmasını icabettiren sebeplerle verilmiş beyannameler üzerine yapılan tarhiyatın olduğu gibi bırakılması ve bunların, yeni esasları tesbit eden kanunun yürürlüğünden sonra ıslâhı veya ikmâl olunması gerekir. Bu kanun hükümlerinden zamanında haberdar olunmaması sebebiyle 28.2.1962 tarihinden sonra bu kanun hükümleri nazara alınmadan yapılmış olan beyanlar ve bu beyanlar üzerinden yapılan tarhiyat ve tahsilât hakkında da yukarıki (a) fıkrasına göre işlem yapılacağı tabiidir. Bilgi edinilmesi ve gereğinin ifası rica olunur. (*) Güncelliği kalmamıştır.
Kaynak: resmî yayım
Kendi olayınıza uyar mı?
Sorun; cevabın altında hangi maddeye ve hangi belgeye dayandığı yazar. İlk 25 soru ücretsiz.