299 SERİ NO'LU TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ(*)
Yayım tarihi kaynakta belirtilmemiş
Tebliğ metni
6183 sayılı Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanuna geçici bir madde eklenmesine dair Kanun Madde 1 _ 6183 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici beşinci madde eklenmiştir. Geçici madde 5 _ Gelir, Kurumlar ve dahilde alınan istihsal vergilerinden 1/1/1962 tarihinde vâdesi geçmiş bulunan sınaî işletmeler borçlularından (İktisadî Devlet Teşebbüsleri hariç) 48 inci maddeye göre yaptıkları tecil talepleri 40 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce reddedilmis olanlarla, haklarında mezkûr madde hükmü uygulanmış bulunanlar ve geçici 4 üncü maddeye göre yaptıkları tecil talepleri reddedilmiş olanlarla, haklarında mezkür madde hükmü uygulanmış bulunanlar bu kanunun yürürlüğü tarihinden itibaren bir ay içinde Maliye Vergi Tahsil Dairelerine yazı ile müracaat etmeleri şartiyle son durumları yeniden incelenir. Yapılan incelemede borçlunun, mevcut sınaî tesis satılmaksızın veya sınaî tesisin faaliyetinin devamına imkân bırakmıyacak veya ağır şekilde sekteye uğratacak tedbirlere başvurulmaksızın borcunu ödiyemiyeceği anlaşıldığı takdirde bir defaya mahsus olmak üzere bakiye borçları 500 bin liraya kadar (500.000 lira dahil) olanların borçları Maliye Bakanlığınca, 500 bin liradan yukarı olanların borçları Bakanlar Kurulunca (5) seneye kadar tecil olunabilir. Gerekirse taksitlerin tahsiline en çok üçüncü yıl sonunda başlanır. Evvelce faaliyette bulunduğu halde bu kanunun yürürlüğü tarihinde malî imkânsızlıkları yüzünden faaliyetini tatil etmiş bulunan sınaî müesseselerin bu hükümden istifadeleri, tecil muamelesinin ikmalinden itibaren en geç (6) ay içinde tekrar faaliyete geçmelerine bağlıdır. Kanunun teminat istenmesi, faiz aranması, haczedilmiş malların teminat yerine geçmesi, teminatın değiştirilmesi ve değerini kaybeden teminatın tamamlanması ile ilgili hükümleri mahfuzdur. Maliye Bakanlığı bu madde ile tanınan tecil yetkisini kısmen tamamen mahallî teşkilâtına devredebilir. Tecil şartlarına riayet edilmemesi, vergi tahsil dairelerince yapılacak yazılı tebliğ üzerine (15) gün içinde değerini kaybeden teminatın veya mahcuz malların tamamlanmaması veya yerine başkalarının gösterilmemesi hallerinde âmme alacağı müeccel olur. Madde 2 _ Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Madde 3 _ Bu kanun hükümlerini Bakanlar kurulu yürütür Defterdarlık : Âmme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanuna geçici bir madde eklenmesine dair ek olan 85 numaralı kanun 1/11/1962 tarih ve 11245 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmak suretiyle 1/11/1962 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Kanunun metni yukarıya aynen alınmıştır. Tatbikatta herhangi bir yanlışlığa meydan verilmemesi ve yeknesaklığın temin edilebilmesi için kanun hükümlerinin aşağıda belirtildiği şekilde açıklanmasına lüzum hasıl olmuştur. 1. Kanunun birinci maddesi ile, 6183 sayılı Kanuna geçici beşinci madde olarak eklenen bu maddenin birinci fıkrasına göre; sınai işletmelerin 1/1/1962 tarihinden evvel vâdesi geçmiş bulunan Gelir, Kurumlar ve İstihsal vergisi borçlarından; a) 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre yaptıkları tecil talepleri 40 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten evvel (12/3/1962 tarihinden evvel) reddedilmiş olanlarla tecil talepleri terviç edilmiş bulunanlar, b) Geçici 4 üncü maddeye göre yaptıkları tecil talepleri reddedilenlerle talepleri kabul edilmiş olanlar, Bu kanunun hükümleri dairesinde tekrar tecil edilebilecektir. Kanunda sınai işletmelerin bu kabil borçlarının tecil edileceğine işaret edilmiş, fakat hangi müesseselerin sınai işletme sayılacağı hakkında bir tasrih yapılmamıştır. Halen hükümleri mer'i bulunan 6948 sayılı Sanayi Sicil Kanununun 1 inci maddesiyle, bir maddenin vasıf, şekil hassa veya terkibini makine, cihaz, tezgâh, alet veya diğer vasıta ve kuvvetlerin yardımı ile veya sadece el emeği ile kısmen veya tamamen değiştirmek veya bu maddeleri işlemek suretiyle devamlı seri halinde imal veya istihsal eden yerlerle madenlerin çıkarılıp işlendiği yerler (sanayi işletmesi) ve buralarda yapılan işlem (sanayi işleri) sayıldığından kanunun tatbikatında bu şekilde imâl ve istihsalde bulunan işletmeler sınaî işletme sayılacak ve sadece bunlara ait bahis konusu borçlar bu kanuna göre tecil edilebilecektir. Madde metninde İktisadî Devlet Teşebbüslerine ait borçlar bu kanunun hükümlerinden hariç tutulmuş olduğundan bunların yukarıda mevzuubahis edilen şekilde mevcut bulunan borçları bu kanun esasları dairesinde tecile tabi tutulmayacaktır. 2. Bahis konusu geçici madde ile sadece sınaî işletmelerin 1/1/1962 tarihinden evvel vâdesi (ödeme müddetinin son günü) geçmiş bulunan Gelir, Kurumlar ve istihsal vergisinden olan borçlarından (1) numarada işaret edilen borçların bu kanun hükümleri dairesinde tecil edilebileceğinden bu işletmelerin gerek bunun dışında kalan borçlarının (Damga resmi, para cezası, tapu harcı, gümrük resmi vesaire gibi) gerekse vâdesi 1/1/1962 tarihinden sonra nihayete ermiş bulunan gelir, kurumlar ve dahilde alınan istihsal vergisi borçlarının bu maddeye göre teciline imkân olmadığı gibi bu müesseselerin 40 sayılı Kanunun meriyetinden evvel keza (1) numarada mevzuubahis edilen vergiler için 48 inci maddeye göre yaptığı tecil talebi 40 sayılı Kanunun meriyetinden sonra (12/3/1962 tarihinden sonra) reddedilen borçlarının da tecili mümkün değildir. 3. Mezkûr madde borçların tecili için kanunun yürürlük tarihinden itibaren borçluların bir ay içerisinde yazı ile Maliye Vergi Tahsil Dairelerine müracaatını şart koşmuş olduğundan, kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir ay içerisinde yapılmamış olan müracaatlar bu kanunla ilgilendirilmiyecektir. Buradaki Maliye Vergi Tahsil Dairelerinden maksat 6183 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinde mevzuubahis edilen alacaklı âmme idaresinin mezkûr kanunu tatbik etmekle vazifeli dairesi, servisi, memur veya memurlarıdır. Kanunda tahsil dairesi yerine Maliye Vergi Tahsil Daireleri tabiri kullanılmış olması, bu kabil müracaatların belediye veya hususî idare tahsil dairelerine yapılmaması gayesine matufdur. Binaenaleyh tatbikatta adı geçen idarelere ait tahsil dairesine yapılacak müracaatlar nazarı itibare alınmayacağından alâkalıların müracaatlarında bilhassa bu husus kendilerine hatırlatılacaktır. 4. Kanunen muayyen olan süre içerisinde yapılacak olan müracaatlar üzerine borçluların son durumları yeniden incelenecektir. Yapılan inceleme sonunda, borçlunun mevcut sınaî tesisi satılmaksızın veya sınaî tesisin faaliyetinin devamına imkân bırakmıyacak veya ağır şekilde sekteye uğratacak tedbirlere baş vurulmadan borcun tahsili mümkün olmadığı anlaşılanların bakiye borçlarından 500.000 liraya kadar olanlar (500.000 lira dahil) Bakanlığımızca ve 500.000 liradan fazla olanlarda Bakanlar Kurulunca beş seneye kadar tecil edilebilecektir. Bu madde ile, 48 ve geçici 4 üncü madde ile kabul edilen tecil sürelerinden daha uzun bir tecil ve taksitlendirme süresi kabul edildiğinden ve tecilin şartı olarak, mükelleflerin borçlarının mevcut sınaî tesisleri satılmadıkça veya tesisin faaliyetine mani olacak veya faaliyetini ağır şekilde sekteye uğratacak mahiyette tedbirler alınmadıkça borcun ödenmiyeceğinin anlaşılması derpiş edildiğinden bu husus iyice tesbit edilmedikçe borçların tecili mümkün değildir. Bu sebeple bu hususda yapılacak tetkikat behemehal vergi incelemesi yapmaya yetkili memurlar vasıtasiyle yaptırılacak sınaî işletmenin müracaat anındaki aktif ve pasifinde yer alan değerlerin neler olduğu tesbit olunduktan sonra borç ödeme imkânlarının esaslı bir şekilde tahkiki yapılmakla beraber ayrıca sınaî müesseseyi işleten hakikî ve hükmî şahısların sınaî işletme dışındaki sair varlıkları ve bu varlıklarından borcun tahsili mümkün olup olmadığı ve bunların borç ödemedeki hüsnüniyet dereceleri gerek bunlara ait kayıt ve muameleler üzerinde gerekse haricen sair surette yaptırılacak tetkikatla tesbit edilerek esbabı mucibesiyle birlikte bir rapor halinde ve gerekli mütalâa eklenerek sür'atle Bakanlığa bildirilecektir. Mezkûr maddede, sınaî işletmeye ait borçların bakiyelerinin teciline işaret edilmiş olduğundan borcun vâdesinden kanunun yürürlüğe girdiği 1/11/1962 tarihine kadar rızaen veya cebren tahsil edilmiş bulunan miktar borçtan tenzil edilerek sadece bakiye borç miktarı bir defaya mahsus olmak üzere tecil veya taksitlendirilecektir. Maddede (bir defaya mahsus olmak üzere) tabiri kullanıldığından borç bu kanun hükümleri dairesinde bir defa tecil edilebilecektir. Bu tecil veya şartlarına her hangi bir şekilde riayetsizlik gösterilmesi yüzünden alacağın müeccel hale gelmesi taktirinde aynı borç için bu kanuna göre yeniden bir tecil yapılmıyacaktır. 5. Evvelce faaliyette bulunmakta iken malî imkânsızlık yüzünden faaliyetini tatil etmiş sınaî müesseselerin bu kanun hükümlerinden istifade edebilmeleri için muvakkat maddenin 4 üncü fıkrası gereğince tecil muamelesinin tekemmülünden itibaren 6 ay içerisinde faaliyete geçmeleri icap etmektedir. Bu sebeple bu kabil müesseseler, kanunun şumulüne giren borçları yukarıda açıklandığı şekilde tecil edilerek keyfiyet kendilerine tahsil dairesince tebliğ edildikten sonra 6 ay içerisinde fiilen faaliyete geçtikleri takdirde tecil hükümlerinden istifade edebileceklerdir. Aksi halde tecil hükümlerinden istifadeleri mümkün olmadığından kendileri tecil şartlarına riayet etmemiş telâkki edilerek borçları muaccel olacağından teminatları 6183 sayılı Kanun hükümleri dairesinde paraya çevrilecektir. 6. Geçici maddenin 5 inci fıkrası ile, tecil edilecek borç için teminat istenmesi, faiz aranması, haczedilmiş malların teminat yerine geçmesi, teminatın değiştirilmesi ve değerini kaybeden teminatın tamamlanması hususlarında 6183 sayılı Kanun hükümleri mahfuz tutulmuş olduğundan bahis konusu muamelelerde kanunun 10, 11 ve 48 inci maddelerinde açıklanan esaslar dairesinde muamele yapılacaktır. 7. Sözü edilen maddenin 6 ıncı fıkrası ile Bakanlığımıza tanınan tecil yetkisinin kısmen veya tamamen mahallî teşkilâta devri mümkünse de şimdilik Vilâyetlere bu yetkinin devri uygun görülmemiştir. Onun için mükelleflerin bu kanuna göre yapacakları tecil talepleri yukarıda açıklandığı şekilde durumları tesbit ettirildikten sonra buna dair mufassal tetkik raporları ile birlikte derhal Bakanlığa intikal ettirilecektir. 8. Maddenin son fıkrası gereğince mükelleflerin tecil şartlarına riayet etmemesi, tahsil dairesince yapılacak yazılı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde değerini kaybeden teminatın tamamlanmaması veya mahcuz malların yerine başkasının gösterilmemesi hallerinde âmme alacağı muaccel olacağından bu kabil hallerde borçlu hakkındaki takibata devam edilerek mevcut teminat derhal borca mahsup edilecek ve kalırsa bakiyesi 6183 sayılı Kanun hükümleri dairesinde takip ve tahsil edilecektir. Bilgi edinilmesini ve gereğince muamele yapılmakla beraber keyfiyetin sür'atle alâkalılara duyurulmasını rica ederim. (*) Güncelliği Kalmamıştır.
Kaynak: resmî yayım
Kendi olayınıza uyar mı?
Sorun; cevabın altında hangi maddeye ve hangi belgeye dayandığı yazar. İlk 25 soru ücretsiz.