304 SERİ NO'LU TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ(*)
Yayım tarihi kaynakta belirtilmemiş
Tebliğ metni
26/3/1963 tarih ve 2161776 - 10/9758 - 27 sayılı genel yazıya ektir:Bakanlığa intikal eden hâdiselerden, bazı suç ve cezaların affı hakkındaki 218 sayılı Kanunun tatbikatında: 1. Kaçakçılık ve kusur cezalarında yapılacak % 50 nispetindeki terkinin, kanunun yürürlüğe girdiği tarihte cezanın tahsil edilmemiş kısmı üzerinden mi, yoksa mutahakkak miktarı üzerinden mi yapılacağı, 2. Vergi Usul Kanununun kaçakçılık, kusur ve usulsüzlük cezalarında indirimli ödeme imkânı sağlayan 376 ncı maddesi hükmü muvacehesinde 218 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin tatbik şeklinin ne olacağı, 3. Âmme alacaklarının, tahsil usulü hakkındaki 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre taksitlendirilmiş olup da henüz tahsil edilmemiş bulunan vergi cezalarına affın ne şekilde tatbik olunacağı, 4. Tapu harcı kat cezalarının ve 198 sayılı Emlâk Alım Vergisi Kanunu gereğince kesilecek kusur cezalarının affa tabi olup olmıyacağı, 5. Oyun kâğıtları hakkındaki 1118 sayılı Kanuna göre alınan misil zamlarının Af Kanununun şümulüne girip girmiyeceği, 6. Hususî kanunlarına göre mercilerince verilmiş olan nüfus, askerlik ve trafik para cezalarının aftan faydalanıp faydalanmıyacağı, hususlarında tereddüde düşüldüğü anlaşıldığından keyfiyetin aşağıdaki şekilde açıklanmasına lüzum hâsıl olmuştur: 1. Tahsilât 303 seri numaralı genel yazının 8 inci maddesinde de belirtildiği üzere; 218 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi ile, 1961 yılı sonuna kadarki dönemlere ait olmak üzere mükellefler veya sorumluları adına kesilmiş olan kaçakçılık, kusur ve usulsüzlük cezalarından bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar (32/2/1963 tarihine kadar) tahsil edilmemiş olanlarla mezkûr devreye ait olup da 23/2/1963 tarihinden sonra kesilecek olan bahis konusu cezalar affa tabi tutulmuştur. Binaenaleyh affın, kanunun yürürlüğe girdiği tarihten evvel tahsil edilmiş olan cezalara tesiri yoktur. Bu sebeple terkin hükümlerinin tatbikında daima bu cezalardan 23/2/1963 tarihine kadar tahsil edilmemiş olanlar nazarı itibara alınacaktır. Misâl: Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 1961 yılı sonuna kadarki devre için adına 100.000 lira kaçakçılık cezası kesilmiş olan bir mükelleften kanunun yürürlüğünden evvel 20.000 lirası tahsil edilmiş bulunsa bakiye 80.000 liranın yarısı olan 40.000 lira affa tabi tutulacak, geri kalan 40.000 liranın takip ve tahsiline devam edilecektir. 2. Bilindiği üzere 218 sayılı Af Kanunu ile 31/12/1961 tarihine kadarki döneme ait olup 23/2/1963 tarihine kadar tahsil edilmemiş bulunan vergi cezaları ile mezkûr döneme ait olmak üzere 23/2/1963 tarihinden sonra kesilecek olan vergi cezaları (usulsüzlük cezalarının tamamı, kusur ve kaçakçılık cezalarının yarısı) umumî olarak affa tabi tutulmuştur. Binaenaleyh mükellef veya sorumlular kanunun mer'iyeti tarihinde 1961 dönemine ait olup da henüz ödenmemiş bulunan bahis konusu kusur ve kaçakçılık cezalarından olan borçlarının % 50 sinden kurtulduklarına göre geriye % 50 nispetinde borçları kalmıştır. Vergi Usul Kanununun hükümleri devamlı olan 376 ncı maddesi gereğince mükellef veya vergi sorumlularının bazı şartlar dairesinde, adlarına kesilen vergi cezalarından indirim yaptırtması mümkün olduğundan, bunlar tarafından mezkûr maddedeki şartlar yerine getirildiği takdirde bakiye % 50 borçları 376 ncı madde gereğince ayrıca indirime tabi tutulacaktır. Misal: 31/12/1961 tarihinden önceki dönem için re'sen bulunan bir matrah farkı üzerinden adına yapılan tarhiyatla beraber 160.000 lira kaçakçılık cezası kesilmiş olan bir mükellefe vergi ve ceza ihbarnameleri 28/1/1963 tarihinde tebliğ edilmiş olsa, 218 sayılı Af Kanunu 23/2/1963 tarihinde yürürlüğe girdiğinden bu mükellefe ait cezanın 80.000 lirası affa uğramış ve bu tarihte mükellefin 80.000 lira borcu kalmıştır. Mükellef, bakiye borcu için henüz itiraz süresi geçmeden 28/2/1963 tarihine kadar vergi dairesine müracaat ederek 376 ncı maddedeki şartları yerine getirdiği takdirde 80.000 lira kaçakçılık cezası borcuna indirim tatbik edilecektir. Misâl: Yukarıki misâlde bahis konusu edilen tarhiyat 23/2/1963 tarihinden sonra yapılmış ise, bu takdirde 160.000 lira kaçakçılık cezasının yine yarısı affa uğradığından mükellef keza itiraz süresi içinde vergi dairesine müracaat ederek 376 ncı maddedeki şartları yerine getirdiği takdirde bakiye 80.000 liralık kaçakçılık cezası borcu indirime tabi tutulacaktır. Misâl: 31/12/1961 tarihinden evvelki dönem için adına ikmalen yapılan bir tarhiyatla birlikte 60.000 lira kusur cezası kesilmiş olan bir mükellefe vergi ve ceza ihbarnameleri 25/9/1962 tarihinde tebliğ edilmiş olsa ve mükellef de itiraz süresi içerisinde vergi dairesine müracaatla Vergi Usul Kanununun 376 ncı maddesinden istifade ettirilmesini istese ve borcunu vâdenin hitamından itibaren üç ay sonra ödiyeceğini bildirerek teminat göstermiş olsa teminata bağlanmış olan vergi cezası borcu tahsil edilmiş telâkki edilemiyeceğinden, 60.000 lira kusur cezası borcu 23/2/1963 tarihinde tahsil edilmemiş telâkki edilerek bunun 30.000 lirası 218 sayılı Kanun hükümleri dairesinde affa tabi tutulacak ve diğer şartları yerine getirdiği takdirde de bakiye 30.000 lira borcu hakkında 376 ncı madde gereğince indirim uygulanacaktır. 3. 218 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, bu kanunun şümulüne giren vergi cezalarından 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre teminat karşılığında tecil ve taksitlendirilmiş bulunanlar varsa, bir alacağın teminata bağlanmış olması o alacağın tahsil edilmiş sayılmasını icap ettirmiyeceğinden bunlardan affa tabi olanlar taallûk ettiği taksitten tenzil edilecek ve ödenmesi gereken taksitler ona göre hesap edilerek tahsil edilecek-tir. Misâl: Bir mükellefin kusur cezasından olan 120.000 lira borcu ayda 10.00 lira ödenmek ve ilk taksit Ocak 1963 tarihinden başlamak suretiyle tecil edilmiş olsa ve 23/2/1963 tarihine kadar da iki taksiti ödenmiş bulunsa bakiye 100.000 liranın yarısı 218 sayılı Kanunla affa uğradığından geri kalan 50.000 lira borç ayda 5000 lira ödenmek suretiyle tahsil edilecektir. 4. 23/2/1963 tarihinde yürürlüğe giren 198 sayılı Emlâk Alım Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinde, gayrimenkullerin beyan olunan değerinin takdir komisyonunca takdir olunan rayiç bedelden % 25 i aşan nispette noksan olması ve aynı zamanda bu farkın 5000 lirayı geçmesi halinde (ilgililerin kasten vergi ziyanına sebebiyet verdikleri haller dışında) farkın mezkûr hadleri aşan kısmı üzerinden verginin kusur cezası ile birlikte tarh edileceği derpiş edilmiş; aynı kanunun geçici birinci maddesinin (b) bendinde : "Henüz kesilmemiş olan cezalar hakkında bu kanun hükümlerine göre işlem yapılır.", (c) bendinde de "Kesilmiş olup henüz kesinleşmemiş veya kesinleşmesine rağmen tahsil edilmemiş bulunan cezalar bu kanun hükümlerine göre düzeltilir." denilmiştir. 218 sayılı Af Kanununun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasiyle 1961 yılı sonuna kadarki dönemlere ait olarak kesilmiş olup kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar tahsil edilmemiş olanlarla mezkûr döneme ait olup da kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra kesilecek kaçakçılık ve kusur cezalarının yarısı affedildiğine göre gerek 5887 sayılı Harçlar Kanununun 115 ve 73 üncü maddelerine istinaden kesilmiş fakat tahsil edilmemiş bir ve iki kat cezalardan Emlâk Alım Vergisi Kanunu hükümleri gereğince düzeltilenlerin gerekse Emlâk Alım Vergisi Kanununa göre kesilecek olan kusur cezalarından 31/12/1961 tarihinden evvelki dönemlere taallûk edenlerin yarısı 218 sayılı Kanun hükümlerine müsteniden affedilmiş olduğundan bunlar tahsilât 303 seri numaralı genel yazıda bildirilen esaslar dairesinde kayıtlardan çıkarılacaktır. 5. 1118 sayılı Oyun Kâğıtları hakkındaki kanunun 3 ve 5 inci maddeleri uyarınca alınan on ve beş misil inhisar resminin dokuz ve dört katları, madde metninde resim olarak ifade edilmişse de sonradan tedvin edilen vergi kanunlarımızda bu şekilde yani asıl resim veya vergiden ayrı, bunların bir, iki veya daha fazla katında yahut belirli bir kesrinde alınacak paralara vergi cezası veya zam cezası itlak olunmuştur. Mümasil bir hâdise dolayısiyle yapılan tefsir talebi üzerine de bu kabilden katlı alacakların ceza mahiyetinde olduğu Meclis Komisyonlarında tezekkür edilmiş bulunmaktadır. Vergi Usul Kanununda da bu türlü cezalar vergi cezası diye vasıflandırılmıştır. Bu açıklama muvacehesinde oyun kâğıtları misil zamlarının da mahiyeten vergi cezası olduğu ortaya çıkmakta ise de 218 sayılı Af Kanunu ile affa tabi tutulan vergi cezaları kaçakçılık, kusur, usulsüzlük olarak ismen tadat edilmiş olması itibariyle Vergi Usul Kanununa göre kesilmemiş olan oyun kâğıtları misil zamları mezkûr kanunla affa tabi tutulmamıştır. 6. 218 sayılı Af Kanununda hususî kanunlarına göre mercilerince verilmiş olan para cezalarının affedildiğine dair gerek 5677 gerekse 113 sayılı Af kanunlarında olduğu gibi bir hüküm mevcut değildir. Kanunun birinci maddesiyle sadece askerî ve adlî mahkemeler tarafından kanunun suç saydığı fiiller karşılığında ve terhibî mahiyette verilen para cezaları affedilmiştir. Bu sebeple idare heyetleri, askerlik meclisleri, trafik zabıtası gibi mahkemeden gayri merciler tarafından kendi hususî kanunlarına göre verilen nüfus, askerlik, trafik para cezaları gibi cezalar Af Kanununun şümulü haricinde kaldığından bunların eskiden olduğu gibi takip ve tahsiline devam edilecektir. Bilgi edinilmesini ve keyfiyetin derhal ilgililere tebliği ile gereğince işlem yapılmasını rica ederim. (*) Güncelliği Kalmamıştır.
Kaynak: resmî yayım
Kendi olayınıza uyar mı?
Sorun; cevabın altında hangi maddeye ve hangi belgeye dayandığı yazar. İlk 25 soru ücretsiz.