333 SERİ NO'LU TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ(*)
Resmî Gazete: · sayı
Tebliğ metni
7/6/1965 tarih ve 2161776-104/27-22948 sayılı tahsilât 313 seri numaralı genel yazıya ektir.Bakanlığa intikal eden hâdiselerden, mahallerine yapılan tecil taleplerinin Bakanlığa geç gönderildiği, verilen malümat arasında borçluların dilekçelerinde ödemeyi taahhüt ettikleri miktarı tediyeye devam edip etmediklerinin belirtilmemekte olduğu ve tecil talepleri bir karara bağlanmadan kendilerinden teminat alınarak borçlarına gecikme zammı tatbikine mani olunduğu anlaşıldığından keyfiyetin aşağıda açıklandığı şekilde tavzihine lüzum hasıl olmuştur. Tahsilât 313 seri numaralı genel yazıda da izah olunduğu üzere, borçlular tarafından yapılan tecil talepleri hakkında bir karara varılarak, talepleri reddedilen şahısların borçlarına gecikme zammı tatbik olunabilmesi ve tecil edilen âmme alacaklarından faiz alınabilmesi için bu taleplerin süratle tahsilât 249 ve 297 seri sayılı genel yazılarda açıklanan esaslar dairesinde incelettirilerek, mükellefin çok zor durumda bulunup bulunmadığı hakkındaki mütalâanızla birlikte Bakanlığa intikal ettirilmesi lâzımdır. Bakanlıkça âmme alacağının tecil edilip edilmemesi hakkında bir karar verilebilmesi için de borçlunun malî durumunu belirtecek malûmat arasında hüsnüniyetli bir mükellef olup olmadığının da ayrıca tesbiti gerekmektedir. Onun için de borçlu tarafından verilen ilk tecil dilekçesinde ödenmesi taahhüt edilen miktarların muntazaman ödenip ödenmediğinin bilinmesi zarureti vardır, bu sebeple verilen malûmat meyanında borçlunun ödemeyi taahhüt ettiği miktarları muntazaman ödeyip ödemediğinin belirtilmesi icap etmektedir. Bundan başka tecil talebinde bulunan bir borçlu hakkında tecile yetkili makam tarafından borcun tecili hakkında bir karar verilmeden alâkalıdan teminat alınması, ileride tecil talebinin reddi halinde borca gecikme zammı tatbikine mâni olacağından bunun hazine aleyhine bir zarar tevlit edeceği izahtan varestedir. Bu itibarla böyle bir hazine zararına sebebiyet verilmemesi için tecil talebinde bulunan şahısların bu talepleri hakkında yetkili makamlarca bir karar tebliğ edilmedikçe borçludan 6183 sayılı kanunun 10 ve 11 inci maddeleri gereğince aynî veya şahsî teminat (borçlu teminat vermek istese dahi) alınmaması gerekmektedir. Bilgi edinilmesi ve tecil taleplerinin bu esaslara göre tetkiki ile muameleye tabi tutulması ve yukarıda açıklanan hususlara aykırı işlem yapanlar hakkında takibat yapılmasına mahal bırakılmamasının süratle alâkalılara duyurulması rica olunur. (*) Güncelliği Kalmamıştır.
Kaynak: resmî yayım
Kendi olayınıza uyar mı?
Sorun; cevabın altında hangi maddeye ve hangi belgeye dayandığı yazar. İlk 25 soru ücretsiz.