131 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmî Gazete: · sayı
Tebliğ metni
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılmasına ilişkin 1 Mayıs 1981 tarih ve 2454 sayılı Kanun 5. Mayıs 1981 tarih ve 17331 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bilindiği gibi, daha önce Gelir Vergisi Kanununda 2361 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerle ilgili açıklamalar 31 Ocak 1981 gün ve 17237 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 128 seri sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yapılmış bulunmaktadır. Bu defa, 2454 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununda yapılan değişikliklerle ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür. I _ Küçük Çiftçi Muaflığının Tayinine İlişkin Değişiklikler : a) Miras Ortaklığı : Daha önce Gelir Vergisi Kanununun 10 ncu maddesinin son fıkrasında 2361 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle küçük çiftçi muaflığının tayini yönünden miras ortaklığının da ortaklık sayılacağı hükme bağlanmış iken bu defa 2454 sayılı Kanunla söz konusu hüküm yürürlükten kaldırılmış bulunmaktadır. b) Traktör Ölçüsü : Küçük çiftçi muaflığının hududuna ilişkin Gelir Vergisi Kanununun 11 nci maddesinin ikinci fıkrasında daha önce 2361 sayılı Kanunla yapılan değişikliğe göre, 25 beygir gücünü aşan güçte bir traktörü veya toplam güçleri bu haddi aşan birden fazla traktörü bulunan çiftçilerin küçük çiftçi muaflığından faydalanamayacakları hükme bağlanmıştır. Söz konusu fıkra hükmünde 2454 sayılı Kanunla yapılan değişikliğe göre, traktörlerde beygir gücü esası kaldırılmış olup bir traktöre sahip olan ve küçük çiftçi muaflığının diğer şartlarını da taşıyan çiftçilerin küçük çiftçi muaflığından faydalanabilmeleri sağlanmıştır. Yapılan bu değişikliğe göre birden fazla traktöre sahip olanlar küçük çiftçi muaflığından faydalanamayacaklardır. c) İşletme Büyüklüğü Ölçüsü : Gelir Vergisi Kanununun 12 nci maddesinde yapılan değişiklikle bu maddede yer alan küçük çiftçi muafiyetine ilişkin tüm işletme büyüklüğü ölçüleri; aynı Kanunun 13 ncü maddesinde yazılı yıllık satış tutarı ölçüsünün 250 bin liradan 500 bin liraya çıkarılmasına paralel olarak yükseltilmiş bulunmaktadır. d) Yıllık Satış Tutarı Ölçüsü : 2454 sayılı Kanunun 5 nci maddesiyle Gelir Vergisi kanununun 13 ncü maddesi değiştirilmiş ve küçük çiftçi muaflığının sınırını teşkil eden 250 bin liralık yıllık satış tutarı ölçüsü 500 bin liraya yükseltilmiştir. e) Küçük Çiftçi Muaflığından Faydalanma Esasları : 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda 2454 sayılı Kanunla yapılan ve yukarıda açıklanan değişikliklere göre, Gelir Vergisi Kanununun 12 nci maddesinde belirtilen işletme büyüklüğü ölçüleri ile 13 ncü maddesinde yazılı 500 bin liralık yıllık satış tutarı ölçülerini aşmayan çiftçiler küçük çiftçi muafiyetinden faydalanacaklardır. Ancak çiftçilerin muafiyetten faydalanıp faydalanamayacaklarının tayininde anılan Kanunun 11 nci maddesinde belirtilen hükümlerin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Buna göre G.V.K.'nun 12 nci maddesinde belirtilen isletme büyüklüğü ve 13 ncü maddesinde yazılı satış tutarı ölçülerini aşmamakla birlikte ticari veya mesleki kazançları nedeniyle gerçek usulde gelir vergisine tabi olan veya bir biçerdövere veya benzeri mahiyetteki bir motorlu araca veyahutta birden fazla traktöre sahip bulunan çiftçilerin zirai faaliyetleri yönünden küçük çiftçi muaflığından faydalanmaları mümkün değildir. Söz konusu değişiklikler 1 Ocak 1981 tarihinden geçerli olduğundan 1980 takvim yılında 2454 sayılı Kanunla getirilen yıllık satış hasılatı ve işletme büyüklüğü ölçülerini aşmamış olup, 1981 takvim yılı içinde de küçük çiftçi muaflığına ilişkin şartlara haiz olan çiftçiler 1981 takvim yılında küçük çiftçi muaflığından faydalanacaklardır. II _ Kazançları Götürü Gider Usulüne Göre Tesbit Edilecek Çiftçiler : 2451 sayılı Kanunun 9 ncu maddesiyle Gelir Vergisi Kanununun 53 ncü meddesinin 1 nci fıkrasında yapılan değişikliğe göre yıllık hasılatları tutarı 4 milyon liradan aşağı olan çiftçiler kazançlarını götürü gider esasına; 4 milyon lira ve daha fazla hasılat sağlayanlar ise işletme hesabı esasına veya dilerse bilanço esasınagöre tesbit edebileceklerdir. Bilindiği gibi 22 Mart 1981 gün ve 17287 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2431 sayılı Tahsilatın Hızlandırılması Hakkında Kanunun 8 nci maddesinde; Gelir Vergisi Kanununun 202 sayılı Kanunla değişik 53 ve 55 nci maddeleri hükmüne göre gerçek usulde Gelir Vergisine tabi bulunan ve kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tesbit etmek mecburiyetinde olan çiftçilerden, 1979 takvim yılı kazançlarını gerçek usulde tesbit ederek beyan edenler dışında kalanlar ile 1980 yılı kazançlarının götürü gider usulünde vergilendirilmesini isteyen mükelleflerin 1979 ve 1980 yıllarındaki zirai kazançlarının götürü gider usulüne göre vergilendirileceği, bu şekilde 1980 takvim yılı kazançlarını götürü gider esasına göre beyan eden çiftçilerden 1980 yılı hasılatları tutarı bir milyon lirayı aşmamış olanların 1980 takvim yılında da götürü gider usulünden faydalanabilecekleri hükme bağlanmıştır. Ancak, Gelir Vergisi Kanununun 53 ncü maddesinde 2454 sayılı Kanunun 9 ncu maddesiyle yapılan değişiklikle, götürü gider usulüne tabi olmanın sınırının 4 milyon liraya yükseltilmesine paralel olarak Tahsilatın Hızlandırılması Hakkında Kanunun 8 nci maddesinin bu konuya ilişkin ikinci fıkrası 2454 sayılı Kanunun 16 ncı maddesiyle yürürlükten kaldırılırken aynı maddeyle Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 17 nci madde ile de, 1980 takvim yılı kazançlarını götürü gider esasına göre beyan eden çiftçilerden mezkur yıl hasılatları dört milyon lirayı aşmamış olanların 1981 yılında da götürü gider usulünden faydalanabilecekleri hükme bağlanmıştır. Bu hükümlere göre, 1980 takvim yılı kazançlarını götürü gider usulüne göre beyan eden çiftçilerden 1980 yılı hasılatları tutarı dört milyon lirayı aşmamış olanlar 1981 yılında da götürü gider usulünden faydalanabileceklerdir. III _ Götürü Gider Emsal Nisbetleri : 193 sayıyı Gelir Vergisi Kanununun 54 ncü maddesinin üçüncü fıkrasının 1 numaralı bendi, 2454 sayılı Kanunun 10 ncu maddesiyle "1. Hasılata büyük ve küçükbaş hayvanlar (kümes hayvanları dahil) ile kara ve su avcılığı için % 80, diğerleri için % 70 götürü gider emsalinin uygulanması veya," şeklinde değiştirilmiştir. Yapılan bu değişikliğe göre, kazançları götürü gider usalüne göre tesbit edilmesi gereken çiftçilerin büyük ve küçükbaş hayvanlar (kümes hayvanları dahil) ile bunlara müteferri mahsullerinin satışından sağlanan hasılatlarına ve kara ve su avcılığından elde ederek beyan ettikleri hasılatlara % 80, diğer zirai ürünlerden sağlanan hasılatlara ise % 70 götürü gider emsali uygulanacaktır. 2454 sayılı Kanunun 15 nci maddesiyle, 193 sayılı Kanuna 2361 sayılı Kanunla eklenen Geçici 7 nci madde, "1980 takvim yılına ilişkin olup götürü gider esasına göre vergilendirilen zirai kazançlarda götürü gider emsali bütün zirai mahsüller ile kara ve su avcılığında % 70 olarak uygulanır" şeklinde değiştirilmiş bulunmaktadır. Bu değişiklik 2361 sayılı Kanunla eklenen Geçici 7 nci madde doğrultusunda 1980 yılına ilişkin beyannameler üzerinde yapılan uygulama yönünde herhangi bir değişiklik getirmemekte olup bu yıla ilişkin olarak zirai kazanç ölçülerini tespit eden kararnamelerdeki götürü emsallerine bakılmaksızın, bütün zirai mahsullerden elde edilen ve 1980 takvim yılı için beyan edilecek (resen ve ikmalen tarhiyatlar dahil) hasılat tutarına % 70 götürü gider emsalinin uygulanmasını öngörmektedir. Diğer taraftan, 2454 sayılı Kanunun 10 ncu maddesiyle 54 ncü madderin üçüncü fıkrasının 1 numaralı bendinde yapılan değişiklikle, götürü gider emsalleri hayvancılıkta % 80, diğer ürünlerde ise 70 olarak kanunen tesbit edilmiş bulunduğundan 2454 sayılı Kanunun anılan maddesiyle, 54 ncü maddenin 7 nci fıkrasında yer alan "Yukarıki 1 numaralı bentte sözü edilen götürü gider emsalinin tesbitinde, 57 nci maddede gösterilen giderlerden normal, devamlı ve hesabı kabil olanlar (Aynı maddenin 8 numaralı fıkrasının (a), (b) ve (d) bentlerinde yazılı giderler hariç) nazarı itibare alınır" hükmü 1.1.1981 tarihi itibariyle yürürlükten kaldırılmıştır. IV _ İşletme Hesabı Esasında Hasılatın Tesbiti : 2454 sayılı Kanunun 11 nci maddesiyle, Gelir Vergisi Kanununun 55 nci maddesine eklenen bir fıkrayla, zirai kazancın işletme hesabı esasına göre tesbitinde; hesap dönemi başındaki mahsullerin değerinin giderlere, hesap dönemi sonundaki mahsullerin değerinin ise hasılata ilâve olunacağı hususuna açıklık getirilmiştir. V _ SAKATLIK İNDİRİMİ : Bilindiği üzere 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23/1 nci maddesinde yer alan sakat hizmet erbabının ücretlerinin Gelir Vergisinden istisna edilmesine ilişkin hüküm 2361 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış ve Gelir Vergisi Kanununun 31/3 ncü maddesine getirilen yeni hükümle mezkür hizmet erbabının ücretlerinden sakatlık indirimi yapılması esası getirilmiştir Bu hükme göre sakat hizmet erbabı çalışma gücünden kayıp derecesine göre iki gruba ayrılmakta ve çalışma gücünden % 70 ve daha fazlasını kaybeden hizmet erbabı birince derecede sakat sayılarak gerçek ücretler için öngörülen özel indirim tutarının birbuçuk katı, % 40 ilâ % 70 arasında kaybeden hizmet erbabı ise ikinci derece sakat sayılarak söz konusu Özel İndirim tutarının yarısı kadar bir indirimden genel ve özel indirim tutarlarına ilave olunarak faydalanabilmekteydi. Diğer taraftan 2361 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 4 ncü madde ile de daha önce 23/1 nci maddede yer alan istisnadan faydalanan hizmet erbabının sakatlık indiriminin uygulanmasına ilişkin Gelir Vergisi Kanununun 31/3 ncü maddesi gereğince çıkarılacak Yönetmeliğin yayımlanmasına kadar birinci derece sakat sayılması ve 2361 sayılı Kanunla 31/3 ncü maddeye getirilen yeni hükümde birinci derece sakatlar için öngörülen indirimden faydalanmaları hükme bağlanmıştır. Sakatlık indiriminden yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tesbit Şekli ile Uygulanması Hakkında Yönetmelik 28.4.1981 tarih ve 17324 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olup, daha önce Gelir Vergisi Kanununun 23/1. maddesinde yer alan istisnadan faydalanan sakat hizmet erbabına ilişkin geçici maddesi hükmü gereğince söz konusu sakat hizmet erbabı yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde bu yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar içinde yeniden sağlık raporu almakla yükümlü tutulmuşlardır. Bu mükelleflerin alacakları sağlık kurulu raporlarına göre söz konusu indirimden yararlanıp, yararlanamayacakları ve sakatlık dereceleri tesbit edilecek ve yapılan bu tesbitlerden sonra daha önce yararlandıkları indirimler yeni durumlarına göre düzeltmeye tabi tutulacaktır. Bu arada 2454 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 31 nci maddesinin sakatlık indirimine ilişkin hükümleri yeniden değiştirilmiş ve değişiklikler 1.6.1981 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. Yapılan değişikliğe göre çalışma gücünün asgari % 80'ini kaybedenler birinci derece, asgari % 60'ını kaybedenler ikinci derece, asgari % 40'ını kaybedenler ise üçüncü derece sakat sayılmışlardır. Anılan 31 nci maddenin 2454 sayılı Kanunla değişik hükümlerine göre birinci derece sakatlar aile reisi için tanınan özel indirimin 4 katı, ikinci derece sakatlar 2 katı, üçüncü derece sakatlar ise 1 katı tutarında sakatlık indiriminden faydalanacaklardır. Gerek yukarda belirtilen sakat hizmet erbabına ilişkin düzeltmelerde gerek Yönetmeliğin yayımından itibaren sağlık kurulu raporu alarak ilk defa indirimden faydalanacak hizmet erbabına sakatlık indirimini uygulanmasında aşağıdaki hususlar dikkate alınacaktır. A _ Daha önce 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 23/1 nci maddesindeki sakatlık istisnasından yararlanmakta olan hizmet erbabı; 1. 2361 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 1.1.1981 tarihinden yukarıda sözü edilen Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği 28.4.1981 tarihine kadar aile reisi için tespit edilen özel indirim hadlerinin bir buçuk katı tutarında sakatlık indiriminden faydalanacaktır. Bu döneme ilişkin olarak her hangi bir düzeltme yapılmayacaktır. 2. Söz konusu sakat hizmet erbabı anılan Yönetmeliğin yayımlandığı 28.4.1981 tarihinden itibaren altı ay içinde Yönetmelikte belirtilen esas ve usuller uyarınca yeniden sağlık kurulu raporu almak zorundadırlar. Bu dönem içinde, söz konusu sakat hizmet erbabı yeniden sağlık kurulu raporu alıncaya kadar; a) 1 Haziran 1981 tarihine kadar olan ücretlerine bu dönemde yürürlükte olan hükümlere göre birinci derece sakatlar için öngörülen (özel indirimin bir buçuk katı); b) 1 Haziran 1981 tarihinden sonraki ücretleri için ise bu dönemde yürürlükte olan hükümlere göre birinci derece sakatlar için öngörülen (özel indirimin dört katı); tutarında sakatlık indirimi uygulanmasına devam edilecektir. B _ Daha önce sakatlık istisnasından yararlanmakta iken bu defa yukarıda belirtilen yönetmelikte yer alan usul ve esaslar çerçevesinde yeniden sağlık kurulu raporu olan sakat hizmet erbabının 28.4.1981 tarihinden yeniden aldığı sağlık kurulu raporu işleme konuluncaya kadar geçen dönem içinde ücretlerine uygulanan sakatlık indirimleri Yönetmeliğin Geçici Maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde düzeltmeye tabi tutulacaktır. 1. Çalışma gücünün % 80 ve daha fazlasını kaybettiği tesbit edilerek birinci derece sakat sayılan hizmet erbabına mezkur dönemde birinci derece sakatlar için uygulanan sakatlık indirimi uygulanmış olduğundan bu durumdaki hizmet erbabı için her hangi bir düzeltme söz konusu olmayacaktır. 2. Çalışma gücünün % 60 (dahil) ila % 80'ini kaybettiği tesbit edilenlerden; a) Çalışma gücünü % 70 (dahil) ila % 80 arasında kaybeden sakat hizmet erbabının 28 Nisan 1981 ila 1 Haziran 1981 tarihleri arasında elde ettikleri ve özel indirimin bir buçuk katı tutarında sakatlık indirimi uygulanan ücretleri nedeniyle her hangi bir düzeltme yapılmayacaktır. Bu tür hizmet erbabının 1 Haziran 1981 tarihinden sonra elde ettiği ücretlere birinci derece sakat sayılmaları nedeniyle uygulanan istisna, söz konusu sakat hizmet erbabı, Gelir Vergisi Kanununun 2454 sayılı Kanunla değiştirilen ve 1 Haziran 1981 tarihinde yürürlüğe giren 31/3 ncü maddesi hükmüne göre ikinci derece sakat sayıldıklarından düzeltmeye tabi tutulacak ve yapılacak düzeltme sırasında daha önce özel indirimin dört katı olarak uygulanan istisna özel indirimin iki katı olarak uygulanacaktır. b) Çalışma gücünü % 60 (dahil) ila % 70 arasında kaybettiği tesbit edilen sakat hizmet erbabı, Gelir Vergisi Kanununun 31/3 ncü maddesinin gerek 1 Haziran 1981 tarihinden önceki gerek 1 Haziran 1981 tarihinden sonraki hükümlerine göre ikinci derece sakat kabul edildiklerinden 28 Nisan 1981 ila 1 Haziran 1981 tarihleri arasındaki ücretlerinin vergileri özel indirimin bir buçuk katı tutarında uygulanan sakatlık indirimi, özel indirimin yarısı olarak uygulanmak suretiyle 1 Haziran 1981 tarihinden sonraki dönemlerdeki ücretlerinin vergileri ise, özel indirimin dört katı tutarında uygulanan sakatlık indirimi, özel indirimin iki katı olarak uygulanmak suretiyle düzeltmeye tabi tutulacaktır. 3. Çalışma gücünün % 40 (dahil) ila % 60'ını kaybettiği tesbit edilen sakat hizmet erbabının 28 Nisan 1981 ila 1 Haziran 198 tarihleri arasında elde ettikleri ücretlerinin vergileri özel indirimin bir buçuk katı tutarında uygulanan sakatlık indirimi, bu mükellefler Gelir Vergisi Kanununun 31/3 ncü maddesinin bu dönemde yürürlükte olan hükümlerine göre ikinci derece sakat kabul edildiklerinden sakatlık indirimi özel indirimin yarısı olarak uygulanmak suretiyle düzeltilecektir. Söz konusu sakat hizmet erbabı aynı maddenin 1 Haziran 1981 tarihinden sonraki hükümlerine göre üçüncü derece sakat kabul edildiklerinden bu tarihten sonraki ücretlerinin vergileri uygulanan özel indirimin dört katı tutarındaki sakatlık indirimi, özel indirimin bir katı olarak uygulanmak suretiyle düzeltmeye tabi tutulacaktır. C _ Gelir Vergisi Kanununun Geçici 4 ncü maddesi hükmü uyarınca birinci derece sakat sayılarak sakatlık indiriminden yararlanan hizmet erbabından Yönetmeliğin yayımını takip eden altı ay içinde yeniden sağlık kurulu raporu almayanlar ile aldığı sağlık kurulu raporuna göre sakatlık indiriminden yararlanamıyacağı tesbit edilen hizmet erbabının 28. 4. 1981 tarihinden sonraki ücretlerine uygulanan sakatlık indiriminden doğan vergi farkları ile yukarıda açıklanan düzeltmeler sonucu yeniden tesbit edilecek ücret matrahları üzerinden hesaplanacak ilave vergiler, vergi sorumluları tarafından verilecek ek muhtasar beyannamelerle beyan edilerek ödenir. Genel Bütçeye dahil idareler söz konusu düzeltmeleri resen yapmak zorundadırlar. İlk defa sakatlık indiriminden yararlanmak için müracaat edecek sakat hizmet erbabı hakkında da anılan Yönetmelik hükümlerine göre işlem yapılır. VI _ Götürü Usule Tabi Ticari Kazançlar : Götürü usule tabi olmanın genel şartlarını belirleyen Gelir Vergisi Kanununun 2361 sayılı Kanunla değişik 47 nci maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendi 2454 sayılı Kanunla değiştirilmiş ve yapılan değişiklikle işyerinin Emlâk Vergisi tarhına esas olan vergi değerleri ile ilgili 200.000._ liralık had 350.000._ liraya, emlâk vergi değeri bilinmeyen hallerde yıllık kira bedeli toplamı ile ilgili 12.000._ lirayı aşmama şartı 24.000._ liraya çıkarılmış bulunmaktadır. 1980 takvim yılı içinde götürü olarak vergilendirilmekte iken 2361 ve 2454 sayılı kanunlarla yapılan değişiklikten önce mevcut götürü usule ilişkin genel ve özel şartları ihlal etmekle birlikte 2361 sayılı Kanunla değişik götürü usule tabi olmanın yeni genel (47/2 nci madde hariç) ve özel şartları ile 2454 sayılı kanunla değişik 47/2 nci maddede yazılı genel şartı taşıyan ticari kazanç sahipleri, Gelir Vergisi Kanununun eklenen geçici 3 ncü madde uyarınca, 1981 takvim yılında da götürü usulde vergilendirilmeye devam edeceklerdir. Bu mükelleflerin diledikleri takdirde gerçek usulü seçebilecekleri tabiidir. Gelir Vergisi Kanununun 2361 sayılı Kanunla değişik 47/2 nci maddesi uyarınca 1.1.1981 tarihinden sonra bu tarih itibariyle gerçek usulde mükellefiyeti tesis olunanların, durumları 2454 sayılı Kanunun 47/2 nci maddesinde yazılı şarta ve götürü usule tabi olmanın diğer genel ve özel şartlarına uygun olması ve talepde bulunmaları halinde gerçek usulde tesis edilen mükellefiyetlerinin iptali ile yeniden götürü usulde mükellefiyetlerinin tesisi gerekmektedir. VII _ Kurumlar Vergisinden Muaf veya Müstesna Kazanç ve İratlar Üzerinden Yapılacak Tevkifat : 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 2454 sayılı Kanunla değiştirilen ve 1.1.1981 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 105/6 ncı maddesinin uygulanmasında, 20 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "XII _ Gelir Vergisi Kanununun ilgili Hükümleri de Dikkate Alınarak Kurum Kazancının Vergilendirilme İlkeleri" bölümündeki esaslara göre işlem yapılacaktır. VIII _ Gelir Vergisi Taksitlerinin Erken Ödenmesi Halinde İndirim : 2454 sayılı Kanunun 13 ncü maddesiyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 117 nci maddesinin sonuna bir fıkra eklenmiştir. Buna göre, Gelir Vergisi taksitlerini kanuni süresinin ilk haftası içinde ödeyen mükelleflerde, ödenmesi gereken verginin % 1'i, ikinci haftasında ödeyen mükelleflerde % 0,5'i nisbetinde indirim yapılması gerekmektedir. Bu indirim vadesinden önceki ilk taksit süresi içinde ödenen Gelir Vergisi taksitleri hakkında % 2 nisbetinde uygulanacaktır. Bunu bir örnekle açıklayalım : Mükellef (A) adına 1980 takvim yılı kazancı ile ilgili olarak yıllık beyanname ile bildirdiği gelir üzerinden 300.000 liralık Gelir Vergisi tahakkuk ettirilmiş olup 1 nci taksit tutarı olan 100.000 lira 26.3.1981 tarihinde tahsil edilmiştir. Mükellef (A) 2454 sayılı Kanunun tanıdığı indirimden yararlanmak için Temmuz ayında ödemesi gereken 2 nci taksit tutarını anılan ayın ilk haftası içinde (3.7.1981 tarihi) Kasım ayı içinde ödemesi gereken 3 ncü taksit tutarını ise vadesinden önceki ilk taksit ayı olan Temmuz ayı içinde (27.7.1981 tarihi) ödemek istemektedir. Bu durumda mükellef yukarıda belirtilen tarihlerde ödeme yapmış olduğu takdirde (3.7.1981 - 27.7.1981 tarihleri) 2454 sayılı Kanunun 13 ncü maddesi gereğince 2 nci taksit tutarından % 1,3 ncü taksit tutarından ise % 2 nispetinde indirim yapılması gerekmektedir. Buna göre mükellef (A) dan 2 nci taksit olarak 99.000._ lira, 3 ncü taksit olarak da 98.000._ lira tahsil edilecektir. IX _ Gelir Vergisinde Peşin Ödemeye Tabi Mükellefler : Gelir Vergisi Kanununun beyan esasına tabi mükelleflerde peşin ödemeyi düzenleyen mükerrer 117 nci maddesinde 2454 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile 18 nci maddede yazılı olanlar ve noterlik görevini ifa ile mükellef olanlar peşin ödeme kapsamının dışında bırakılmışlardır. Böylece; A _ Kitap, resim, heykel ve nota halindeki eserlerini, faksülte, akademi ve yüksek okullarca yayınlanan bilimsel mahiyetteki makalelirini ve ihtira beraatlarını satmak veya bunlar üzerinde mevcut haklarını devir ve temlik etmek veya kiralamak suretiyle serbest meslek kazancı elde eden müellif, mütercim, heykeltraş, ressam, bestekâr ve mucitler ve bunların kanuni mirasçıları ile, B _ Belirli bir mahalde gelir düşüklüğü nedeniyle kadrosu doldurulamayan noterliği, Adalet Bakanlığı'nın emri üzerine üstüne olan ve devlet memuru niteliğini koruyan ve 66 ncı madde hükmü gereğince bu niteliklerine rağmen serbest meslek erbabı sayılan noterlik görevini ifa ve mükellef olanlar. Kendileri için il ve ilçe özel komisyonları tarafından peşin ödeme derecesi tespit edilip ilân edilmiş olsa dahi, peşin ödeme kapsamının dışında tutulacaklar ve söz konusu kişilerden cari takvim yılı kazancının gelir vergisinden mahsup edilmek üzere her hangi bir peşin vergi talep edilmeyecektir. X _ Kurumların 1980 Takvim Yılında Elde Ettikleri İştirak Kazançlarının Durumu : 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa 2454 sayılı Kanunla eklenen geçici 18 nci maddenin uygulamasında, 29 Seri Nolu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "XII _ Gelir Vergisi Kanununun ilgili Hükümleri de Dikkate Alınarak Kurum Kazancının Vergilendirme İlkeleri" bölümündeki esaslara göre işlem yapılacaktır. Ancak, Kurumların 1. 1. 1981 tarihine kadar dağıttıkları veya sermayeye ilâve ettikleri ve Gelir Vergisi Kanunu'nun değişiklik yapılmadan önceki 96 ve 105 nci maddeleri hükmü uyarınca dağıtılmayan kurum kazancı olarak % 20 oranında Gelir Vergisi tevkifatına tabi tutulmuş olan kurum kazançlarından tüzel kişilere ödenen kısımlara ilişkin vergi tevkifatları, daha önce mahsup edilmemiş veya red ve iade işlemine tabi tutulmamış olmak şartıyla, tevkifatı yapan kurumun mevcut muaccel vergi borçlarından mahsup edilecektir. böyle bir borcun mevcut olmaması halinde söz konusu vergi tevkifatı 91 ve 115 Seri Sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğlerinin konuya ilişkin hükümleri çerçevesinde tevkifatı yapan kuruma red ve iade edilecektir. XI _ Gerçek Usulde Vergiye Tabi Çiftçilerin Yanında Çalışan İşçilerin Ücretleri: 2454 sayılı Kanunla 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa eklenen Geçici 19 ncu madde ile, gerçek usulde vergiye tabi çiftçilerin ziraai işlerinde bilfiil çalışan işçilerin (şoför ve makinist hariç) ücretlerinin vergi karnesi uygulamasının başlayacağı 1. 1. 1982 tarihine kadar Gelir Vergsinden müstesna tutulması öngörülmüş ve anılan Kanunun 13 ncü maddesi ile, Geçici 19 ncu madde hükmünün, Kanunun yayımını takip eden ay başında, yani 1. 6. 1981 tarihinden yürürlüğe gireceği hususu hükme bağlanmıştır. Daha önce Gelir Vergisi Kanununun 23/2 ci maddesinde 2361 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, gerçek usulde vergiye tabi tutulan çiftçilerin yanında çalışan hizmet erbabının ücretleri 1. 1. 1981 tarihinden itibaren istisna kapsamı dışında bırakılmış ve anılan kimselere yapılan ücret ödemeleri 1. 1. 1981 tarihinden itibaren 128 Seri Sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinin "I _ İstisna ve Muaflıklar" bölümünün (1/2) paragrafında yapılan açıklamalar uyarınca vergiye tabi tutulmuştu. 128 Seri Sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinin anılan bölümü yürürlükte olmakla beraber, gerçek usulde vergiye tabi çiftçilerin yanında çalışan işçilerin (şoför ve makinist ücretleri hariç) ücretleri, 1. 6. 1981 ile 1. 1. 1982 tarihleri arasında, Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 19 ncu madde hükümleri uyarınca vergiye tabi tutulmayacaktır. Tebliğ olunur. (*) Sakatlık İndirimi ve Zirai Kazançlar Açısından Güncelliği kalmamıştır.
Kaynak: resmî yayım
Kendi olayınıza uyar mı?
Sorun; cevabın altında hangi maddeye ve hangi belgeye dayandığı yazar. İlk 25 soru ücretsiz.