Tebliğ

17 SERİ NO'LU EMLAK VERGİSİ KANUNU GENEL TEBLİĞİ

Resmî Gazete: · sayı 18975

Tebliğ metni

11.12.1985 gün ve 18955 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 4.12. I985 gün ve 3239 sayılı Kanun ile 1319 sayılı Emlâk Vergisi Kanununda değişiklikler yapılmıştır. Değişikliklerle ilgili olarak aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür. I _ EMLÂK VERGİSİNİN BELEDİYELERE DEVRİ: Emlâk Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde yapılan değişikliklerle bu Kanunda geçen "Vergi dairesi" tabirinin belediyeleri ifade edeceği, 11 inci ve 21 inci maddelerinde yapılan değişikliklerle de Bina ve Arazi Vergisinin belediyeler tarafından tarh ve tahakkuk ettirileceği hükme bağlanmıştır. Bu hükümler uyarınca Emlâk Vergisi 1.1.1986 tarihinden itibaren belediyelerce tarh, tahakkuk ve tahsil edilecektir. II _ BİNA VERGİSİ İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİKLER: l. Daimi muaflıklar: 3239 sayılı Kanunun 100 üncü maddesi ile 1319 sayılı Emlâk Vergisi Kanununun 4 üncü maddesinin (j) fıkrası değiştirilmiş ve bu maddeye (u) fıkrası eklenmiştir. a) 4 üncü maddenin (j) fıkrasında yapılan değişiklikle, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait bazı binalar ile bunların mütemmimlerinin Bina Vergisinden daimi olarak muaf tutulacağı belirtilmiş ve fıkrada eskiden yer alan muafiyet hükmü de muhafaza edilmiştir. Buna göre, umuma tahsis edildiği Maliye ve Gümrük Bakanlığınca kabul edilen rıhtım, iskele, dalgakıran ve bunların mütemmimleri ile, demiryolları ve köprü, rampa ve tünel, yeraltı ve yerüstü geçitleri, peron, alimantasyon (bakım) tesisleri, iskele ve istasyon binaları ile yolcu salonları, cer ve malzeme depoları gibi demiryolu mütemmimleri, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğüne ait hava liman ve meydanlarındaki terminal binaları, teknik blok, hangar, sistemlere ait depo; elektrik ve mekanik sistemlere ait laboratuvar ve bakım tesisleri, pist taksirut ve apron sahası ile ısı ve enerji santralları, hidrofor tesisleri, gerek hava liman ve meydanlarında ve gerekse uçuş yolları üzerindeki seyrüsefer yardımcı (radar, ILS, VOR, DME, NDB gibi) tesisleri ile hava yer ve yer yer muhabere sistemleri (VHF, UHF, HF) ve yukarıda belirtilen sistem ve tesislerin mütemmimleri kiraya verilmemek şartıyla Bina Vergisinden daimi olarak muaf tutulacaklardır. (j) fıkrasında yapılan bu değişiklik 1.1.1986 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir. Ancak, fıkranın parantez içi hükmü ile diğer depolar, antrepolar, müstakil lojman ve müstakil idarehane binaları mütemmim sayılmadığından, bu binalar vergiye tabi tutulacaktır. b) Maddeye eklenen (u) fıkrası ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan binalar, Bina Vergisinden daimi olarak muaf tutulmuştur. Ancak, anılan yerlerde bulunup, ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılan binalar ile muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan binalar için bu muafıyet uygulanmayacaktır. Bu hükmün uygulanmasında; mükellefler tarafından daimi ikametgah olarak kullanılmayan yazlık veya kışlık dinlenme evleri daimi muafiyetten faydalanmayacaklardır. Dinlenme amacına yönelik bulunmayan ve zirai faaliyetlerde kullanılan bağ evleri ile yayla evlerine ise muafıyet uygulanacaktır. Diğer taraftan, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan binalardan, Gelir Vergisinden muaf esnaf ile götürü usulde Gelir Vergisine tabi mükellefler tarafından bizzat işyeri olarak kullanılanlar Bina Vergisinden daimi olarak muaf tutulacaktır. Öte yandan, (u) fıkrası kapsamına girmemesi sebebiyle bu fıkra uyarınca muafiyete tabi tutulmayan binaların, 4 üncü maddenin diğer fıkralarındaki şartları taşıyor iseler, anılan fıkraların hükümlerine göre bina vergisinden muaf tutulmaları gerekir. Bu bakımdan (u) fıkrası ile 4 üncü maddenin diğer hükümlerinin birlikte nazara alınması icap eder. Emlâk Vergisi Kanunun 4 üncü maddesine eklenen (u) fıkrası hükümleri de 1.1.1986 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek ve 1986 ve müteakip dönemler için uygulanacaktır. 2. Nispet: Emlâk Vergisi Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle Bina Vergisinin nisbeti meskenlerde binde 4, işyerlerinde binde 5 olarak tesbit edilmiştir. Bu değişiklik 1.1.1986 tarihinden itibaren yürürlüğe gireceğinden, anılan tarihten önceki dönemler için eski nisbetlerin uygulanmasına devam olunacaktır. Diğer taraftan, Kanuna eklenen mükerrer 8 inci madde ile, Türkiye sınırları içinde tek meskeni olup, bu meskenlerinde bizzat oturanlardan gelirleri münhasıran, kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıklardan ibaret bulunanların bu meskenlerine ait vergi nisbetlerini yarıya kadar indirebilme konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmiştir. Bakanlar Kurulunca bu yetkinin kullanılması halinde, sözkonusu mükerrer madde hükümlerine göre indirimli vergi nisbeti aşağıdaki esaslar çerçevesinde uygulanması icap eder. a) İlgili mükelleflerin Türkiye sınırları içinde tek meskeni olması gerekir. Birden fazla meskeni olanların hiç bir meskeni için bu indirim uygulanmaz. b) Tek meskene hisse ile sahip olunması halinde indirim, meskenin vergi değerinden hisseye isabet eden kısmına uygulanacaktır. Birden fazla meskene hisse ile sahip olunması halinde, yine hiç bir mesken için bu indirim uygulanmaz. c) İndirimin uygulanması için aranacak ikinci şart mükellefin kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aylık alması ve gelirinin münhasıran bu aylıktan ibaret olmasıdır. Sözkonusu aylıktan başka geliri olanların bizzat oturdukları Türkiye'deki tek meskenleri için bahse konu indirim uygulanmaz. d) İndirimin tatbikinde dikkate alınacak üçüncü şart da Türkiye sınırları içinde sahip olunan tek meskende bizzat oturulmasıdır. Yukarıda bahsedilen kişiler sahip oldukları tek meskeni kiraya verdikleri veya boş tuttukları takdirde, bu mesken için indirimli vergi tatbik edilmez. e) Muayyen zamanlarda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında sözkonusu indirimin uygulanması mümkün değildir. 3. Verginin tarh ve tahakkuku: Emlâk Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle, Bina Vergisinin ilgili belediyeler tarafından mükellefterin beyanı üzerine yıllık olarak tarh ve tahakkuk ettirileceği, bir il veya ilçe hududu içerisinde birden fazla belediye olması halinde belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan binalara ait Bina Vergisini tarha yetkili olacak belediyenin ilgili Valiler tarafından tesbit edileceği hükme bağlanmıştır. Yapılan bu değişikliğe göre, Emlâk Vergisi 1.1.1986 tarihinden itibaren belediyeler tarafından tarh ve tahakkuk ettirilecektir. Tarhiyata, eskiden olduğu gibi mükelleflerin beyanı esas olacaktır. "Belediyeler" deyimi, 3030 sayılı Kanunun uygulandığı büyük şehirlerde ilçe belediyelerini, diğer il ve ilçelerde bu il ve ilçelerdeki belediyeleri, il ve ilçe merkezi olmayan yerlerde ise kasaba belediyelerini ifade etmektedir. Yukarıda da belirtildiği üzere, bir il veya ilçe hududu içerisinde birden fazla belediye olması halinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan binalara ait vergiyi tarha hangi belediyenin yetkili kılınacağı ilgili Valiler tarafından belirlenecektir. Valilerce bu belirlemeler yapılırken, sözkonusu binaların bulunduğu yerlerin iktisadi ve coğrafı bakımdan bağımlı ve yakın olduğu belediyenin seçileceği ve bu yetkinin kullanılmasında gerekli titizliğin gösterileceği tabidir. III _ ARAZİ VERGİSİ İLE İLGİLİ DEĞİŞİKLİKLER: l. Daimi muaflıklar: Emlâk Vergisi Kanununun 14 üncü maddesine eklenen (g) fıkrası ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan arazi, Arazi Vergisinden daimi olarak muaf tutulmuştur. Ancak, anılan yerlerde bulunan arazi, arsa ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazilerden ticari, sınai ve turistik faaliyetlerde kullanılanlar için bu muafiyet uygulanmayacaktır. Ancak, Gelir Vergisinden muaf esnaf ile götürü usulde Gelir Vergisine tabi mükellefler tarafından bizzat işyeri olarak kullanılan arsa ve arazi daimi muafiyet kapsamında tutulacaktır. Diğer taraftan, (g) fıkrası kapsamına girmemesi sebebiyle bu fıkra uyarınca muafiyete tabi tutulmayan arsa ve arazi, 14 üncü maddenin diğer fıkralanndaki şartları taşıyor iseler, anılan fıkraların hükümlerine göre muafiyet uygulanması icap eder. Bu bakımdan (g) fıkrası ile 14 üncü maddenin diğer hükümlerinin birlikte nazara alınması gerekir. Emlâk Vergisi Kanununun 14 üncü maddesine ekenen (g) fıkrası hükümleri de 1.1.1986 tarihinde yürürlüğe girecek ve 1986 ve müteakip dönemler için uygulanacaktır. 2. Arazi Vergisi istisnası: Emlâk Vergisi Kanununun l6 ncı maddesinde yapılan değişiklikle, mükelleflerin bir belediye ve bu belediyenin mücavir alan sınırları içinde bulunan arazisinin (arsalar hariç) toplam vergi değerinin 1.000.000 lirası Arazi Vergisinden müstesna tutulmuştur. Bu istisnanın hesabında ilgili belediye ve bu belediyenin sınırları ile mücavir alanları dışında bulunan arazi ile başka belediyelerin sınırları veya mücavir alanları içindeki arazi değerleri dikkate alınmayacaktır. Diğer taraftan, sözkonusu istisna miktarını üç misline kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkili bulunmaktadır. Bakanlar Kurulunca bu yetkinin kullanılması halinde, ilgili karara göre uygulama yapılacağı tabiidir. Arazi Vergisi istisnasının uygulanmasında I6 ncı maddenin diğer hükümlerinin de gözönünde bulundurulacağı tabiidir. 16 ncı maddede yapılan değişiklikler de 1.1.1986 tarihinde yürürlüğe girecek ve 1986 ve müteakip dönemler için uygulanacaktır. 3. Nisbet: Emlâk Vergisi Kanununun 18 inci maddesinin ikinci fıkrası değiştirilmiş ve Arsa Vergisinin nisbeti binde 6 olarak belirlenmiştir. Bu nedenle, 1.1.1986 tarihinden itibaren Arsa Vergisinin nisbeti binde 6 olarak uygulanacak, anılan tarihten önceki dönemler için eski nisbetin uygulanmasına devam edilecektir. 4. Asgari beyan esası: 30.5.1985 gün ve 3208 sayılı Kanunla Emlâk Vergisi Kanununun 20 nci maddesinin ikinci fıkrası değiştirilmiş ve bu maddeye ikinci fıkradan sonra gelmek üzere bir fıkra eklenmiştir. 4/12/1985 gün ve 3239 sayılı Kanunla da hem ikinci fıkrada hem de 3208 sayılı Kanunla eklenen fıkrada değişiklik yapılmıştır. Yapılan bu değişikliklere göre, mükelleflerin arsalar ve arazi ile ilgili olarak beyan edecekleri değerler, Vergi Usul Kanununun asgari ölçüde birim değer tespitine ilişkin hükümlerine göre takdir komisyonlarınca her mahalle ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazide her köy için cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler, arazide her il veya ilçe için arazinin cinsi (kıraç, taban ve sulak) itibariyle takdir olunan birim değerlere göre hesaplanan miktardan düşük olamayacaktır. Bu esas turistik bölgelerde bulunan arsalar ve arsa sayılacak parsellenmemiş arazi bakımından. 1.3.1986 tarihine kadar Maliye ve Gümrük Bakanlığınca, anılan tarihten sonra ilgili Valilerce tespit edilecek pafta, ada veya parseller için yapılacak takdirler hakkında da geçerli olacaktır. Yukarıda belirtilen esaslara göre tesbit edilecek asgari ölçüdeki birim değerler dikkate alınmak suretiyle hesaplanacak miktardan düşük beyanda bulunulması halinde, mükellefin beyanı vergi dairesince birim değere göre hesaplanan miktara yükseltilerek tahakkuka esas alınacak ve mükellefe bildirilecektir. Vergi dairesince hesaplanan miktar ile mükellefin beyanı arasındaki farka kusur cezası uygulanacaktır. Mükelleflere asgari beyan değerinden düşük beyanda bulunmamaları hatırlatılacak; ancak asgari beyan değerinden daha yüksek beyanda bulunmaları konusunda zorlamada bulunulmayacaktır. Emlâk Vergisi Kanununun 20 nci maddesinin sözü edilen hükümlerinin uygulanmasında Bakanlığımızca hazırlanan 29.6.1985, 17.12.1985 gün ve 63, 65 seri numaralı Uygulama İç Genelgelerinde açıklamalar da dikkate alınacaktır. 5. Verginin tarh ve tahakkuku: Emlâk Vergisi Kanununun 21 inci maddesinde yapılan değişiklikle Arazi Vergisinin ilgili belediyeler tarafından mükellefın beyanı üzerine yıllık olarak tarh ve tahakkuk ettirileceği, bir il veya ilçe hududu içerisinde birden fazla belediye olması halinde, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan araziye ait Arazi Vergisini tarha yetkili olacak belediyenin ilgili Valiler tarafından belirleneceği hükme bağlanmıştır. Sözkonusu hükmün uygulanmasında Bina Vergisi ile ilgili olarak bu tebliğin 11/3 bölümünde yapılan açıklamaların dikkate alınması gerekir. IV _ MÜŞTEREK HÜKÜMLER: l. Köylerde yapılacak beyan Emlâk Vergisi Kanununun değiştirilen 25 inci maddesi hükmüne göre, köylerde bulunan bina ve araziye ilişkin beyanlar sözlü veya yazılı olarak ilgili muhtarlıklara yapılacaktır. Beyanlar bina ve arazi kıymet beyanı defterlerine kaydettirilecektir. Köyde bulunmayanların yazılı ve imzalı beyanlarını köy muhtarına göndermeleri suretiyle beyanda bulunmaları da mümkün olabilmektedir. Bu takdirde gönderilen beyanlar deftere eklenecektir. Ancak, belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan bina ve arazi ile Emlak Vergisinden muaf olmayan bina ve arazinin beyanname ile beyan edilmesi gerektiğinden, bunların muhtarlığa beyanı ve deftere kaydedilmesi mümkün değildir. Diğer bir ifade ile, belirtilen yerlerde bulunup, vergiden muaf olan bina ve arazi muhtarlığa beyan edilecek ve deftere kaydedilecek, vergiye tabi olanlar ise beyanname ile belediyeye bildirilecektir. Ayrıca, belediye ve mücavir alan sınırları dışında bulunan ve ek süre sonuna kadar köy kıymet beyanı defterine yazdırılmak suretiyle beyan edilmeyen bina ve arazi ile Emlâk Vergisi Kanununun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı olan vergi değerini tadil eden sebeplerden dolayı beyanı gereken bina ve arazinin beyanname ile beyan edilmesi zorunludur. İl ve ilçe merkezi olmayan beldelerde köy muhtarlıklarına ait beyanların alınması ve bina ve arazi kıymet beyanı defterine kaydedilmesine ilişkin yetkiler, bu beldelerdeki belediye başkanları tarafından kullanılacaktır. Bina ve arazi kıymet beyanı defterleri, ek sürenin bittiği tarihten itibaren 15 gün içinde ilgili belediyelere imza karşılığında teslim edilecek, varsa müsbit evrak da eklenecektir. Diğer taraftan, değişik 25 inci maddenin son fıkrasında, bina ve arazi kıymet beyanı defterlerine yazdırılmak suretiyle beyan edilecek bina ve arazi hakkında Emlâk Vergisi Kanununun 10 ve 20 nci maddelerinin son fıkralarında yer alan hükümlerin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Sözü edilen fıkraların hükümlerine göre, bir vergi dairesi faaliyet bölgesi içindeki bir mükellefe ait binaların, binalar için düzenlenecek aynı beyannamede, arazi veya arsaların ise arazi veya arsa için düzenlenecek beyannamede birleştirilerek beyan edilmesi gerekmektedir. Bu hüküm bina ve arazi kıymet beyanı defterlerine yazdırılmak suretiyle beyan edilecek bina, arsa ve arazi için 1.1.1986 tarihinden itibaren geçerli olmayacaktır. Diğer bir ifade ile a) Vergiye tabi olan, b) Ek süre sonuna kadar beyan edilmeyen veyac) Değişiklik sebebiyle beyanı gereken Belediye ve mücavir alan sınırları dışındaki bina ve arazinin mutlaka beyanneme ile bildirilmesi, bu bildirimler sırasında 10 ve 20 nci maddelerin son fıkraları hükümlerinin nazara alınması gerekir. Aynı yerlerde olup, bunların dışında kalan bina ve arazinin sözkonusu maddelerin son fıkraları dikkate alınmadan köy kıymet beyan defterlerine yazdırılmak suretiyle beyan edilmesi gerekir. 2. Ödeme süresi: Emlâk Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan köylerdeki köy kıymet beyan defterine geçirilen bina ve arazinin vergisinin ödeme süresi ile ilgili hüküm 3239 sayılı Kanunun 141 inci maddesi ile 1.1.1986 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. 1.1.1986 tarihinden itibaren, köylerde bulunup daimi muafiyet kapsamı dışında kalması nedeniyle vergiye tabi olan bina ve arazinin vergisi de birinci taksiti Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, ikinci taksiti Kasım ayı içinde olmak üzere iki eşit taksitte ödenecektir. 3. Vergi ilişiği: Emlâk Vergisi Kanununun 30 uncu maddesinin son fıkrası hükmü değiştirilerek, devir ve ferağdan önce vergi ilişiğinin (Emlâk Vergisinin ödenmiş olup olmadığının) aranılmayacağı hükme bağlanmıştır. Bu değişiklik ile devir ve ferağı yapılan bina ve arazinin, devir ve ferağın yapıldığı yıl ile geçmiş yıllara ait ödenmemiş Emlâk Vergisinin ödenmesinden devreden ve devralan için müteselsil sorumluluk esası getirilmiştir. Devralanın ödeyeceği vergiden dolayı devredene rücu hakkı saklı bulunmaktadır. Ayrıca, devir ve ferağ işlemi, işlemin yapıldığı ayı takip eden ayın 15 inci günü akşamına kadar tapu daireleri tarafından yollama belgeleri ile ilgili belediyelere bildirilecektir. Devir ve ferağın yapıldığı yıl ile geçmiş yıllara ait ödenmemiş Emlâk Vergilerinin, tarh, tahakkuk ve tahsil işlemleri mevcut mevzuat çerçevesinde belediyeler tarafından yapılacaktır. Ancak, 1.1.1986 tarihinden önceki dönemlere ait beyannamesi kanuni ve ek süre içinde verilmiş olan bina ve arazinin ödenmeyen Emlâk Vergisi ilgili vergi dairelerince takip ve tahsil edilecektir. Gayrimenkuller üzerinde ayni hak tesis ve devrinde de vergi ilişiği aranmadan yukarıdaki esaslara göre işlem yapılacağı tabiidir. Yukarıda belirtilen hükümler uyarınca, tapu daireleri, l.l .1986 tarihinden itibaren Emlâk Vergisinin ödenmiş olduğunu aramadan gerekli işlemleri yapacaklardır. Öte yandan, bizzat mükelleflerin talep etmeleri halinde belediyelerin, devir ve temlik konusu emlakın içinde bulunulan yıl ile geçmiş yıllara ait vergilerinin ödenip ödenmediğine dair bir belgeyi mükelleflere vermeleri gerekir. 4. Beyanname verilmemesi halinde yapılacak işlem: Emlâk Vergisi Kanununun 32 nci maddesi değiştirilerek, ek süreye rağmen beyannamenin verilmemesi halinde verginin Emlâk Vergisi Kanunu hükümlerine göre idarece tarh edilmesi esası getirilmiştir. Bu hükümler uyarınca, Emlâk Vergisi Kanununun 27 nci maddesinde yazılı ek süre sonuna kadar beyanda bulunulmadığı takdirde, beyan edilmeyen bina, arsa ve arazinin vergisi sözü edilen Kanunun 10 ve 20 nci maddelerindeki hükümler de dikkate alınarak idarece tarhedilecektir. Bu madde hükümlerine göre, idarece tarh edilecek vergi için mükellefler adına ağır kusur cezası kesilecektir. 5. Köy kıymet beyanı defterlerinin doldurulmasına yardım: Emlâk Vergisi Kanununun 36 ncı maddesi değiştirilerek, köy kıymet beyanı defterlerinin düzenlenmesinde muhtarlıklara personel bakımından yardımda bulunulması öngörülmüştür. İçişleri Bakanlığı, yardıma gerek gördüğü takdirde, tespit edeceği esaslar dahilinde bu defterlerin doldurulması için belediyeler, il özel idareleri ve sair daire ve kuruluşlarda çalışan personeli görevlendirmek suretiyle muhtarlıklara yardımda bulunabilecektir. 6. Usul hükümleri: Emlâk Vergisi Kanununun 37 nci maddesi usul hükümleri başlığı altında yeniden düzenlenmiştir. Maddenin değişik şekline göre: a) Emlâk Vergisi Kanunu hükümleri saklı kalmak şartıyla, bu Kanuna göre alınan vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanacaktır. b) Emlâk Vergisi Kanununda geçen "vergi dairesi" tabiri belediyeleri ifade edecektir. c) Emlâk Vergisi Kanununun uygulanmasında Vergi Usul Kanununun vergi inceleme yetkisi hariç olmak üzere; aa) Belediye Gelir Şube Müdürü, Gelir Şube Müdürü olmayan yerlerde Belediye Hesap İşleri Müdürü, Hesap İşleri Müdürü olmayan yerlerde Muhasebeci, vergi dairesi müdürü sıfat ve yetkisini haiz olacaktır. bb) Vergi Usul Kanununda mahallin en büyük mal memuruna verilmiş görev ve yetkiler, belediye başkanları tarafından kullanılacaktır. 7. Vergi dağılımı: 4.12.1985 gün ve 3239 sayılı Kanunla Emlâk Vergisi Kanununa eklenen mükerrer 38 inci madde ile tahsil edilen Emlâk Vergisinden ayrılacak pay miktarları ve bu payların ödenmesine ilişkin esaslar düzenlenmektedir. Mükerrer 38 inci madde hükmüne göre, tahsil edilen Emlâk Vergisinin % 15'i İl Özel İdaresi payı olarak ayrılacaktır. Ayrıca, 27.6.1984 gün ve 3030 sayilı Kanunun uygulandığı şehirlerde, il özel idareleri payı ayrıldıktan sonra kalan miktarın % 20'si büyük şehir belediyesi payı olarak, bu belediyeler için tefrik edilecektir. Tahsil edilen Emlâk Vergisinden ayrılan bu paylar, ilgili il özel idareleri ile büyük şehir belediyelerine, tahsil edildiği ayı takip eden ayın son günü akşamına kadar ödenecektir. V _ KALDIRILAN HÜKÜMLER: 4.12.1985 gün ve 3239 sayılı Kanunun 141 inci maddesi ile Emlâk Vergisi Kanununun 6 ncı maddesi, 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3l inci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları 1 .1.1986 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılmıştır. Yürürlükten kaldırılan 6 ncı maddede köy binaları ile ilgili istisnaya; 30 uncu maddenin ikinci fıkrasında bina ve arazi kıymet beyanı defterlerine yazdırılmak suretiyle beyan edilen bina ve arazinin vergisinin ödeme süresinin; 31 inci maddenin sözü edilen fıkralarında ise beyan edilen değerlerin rayicine nazaran düşük veya yüksek olması ve Emlâk Vergisi beyannamesinin ek süre sonuna kadar verilmemesi halinde, Emlâk Vergisine esas olacak değerlerin idarece takdirine ait hükümler yer almaktadır. Emlâk Vergisi Kanununun 31 inci maddesinin değişmeden önceki şekline göre, vergi dairelerinin mükelleflerin beyan ettikleri matrahlar yerine geçecek vergi değerlerini yeniden takdir yetkileri bulunmaktadır. Ancak, 3239 sayılı Kanunun 141 inci maddesi ile Emlâk Vergisi Kanununun değerleme yetkisi ile ilgili 31 inci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları 1.1.1986 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmıştır. Buna göre, 1.1.1986 tarihinden itibaren mükelleflerin beyan ettikleri değerlerin herhangi bir sebeple belediyeler tarafından yeniden takdir edilmesi mümkün değildir. Başka bir ifade ile mükelleflerin bina, arazi veya arsaları için beyan ettikleri değerin emsaline veya rayicine uygun görülmemesi veya başkaca bir sebebe bağlanarak değerleme yapılması suretiyle yeniden tesbiti sözkonusu olamayacaktır. Ancak, asgari ölçülere göre hesaplanan değerden düşük beyanda bulunulması halinde, asgari beyan değeri ile beyan edilen değer arasındaki farkın vergisi kusur cezalı olarak idarece tarhedilecektir. Bu konuda, Tebliğin asgari beyan esası ile ilgili 111/4 üncü bölümünde açıklama yapılmıştır. Öte yandan, mükellefler tarafından asgari beyan değerinden daha yüksek bir değerin beyan edilmesinin mümkün olacağı tabiidir. Ancak, bu konuda mükelleflere herhangi bir şekilde zorlamada bulunulmayacaktır. Vergi daireleri tarafından, mükelleflerce daha önce beyan edilmiş emlak vergisi değerlerinin yükseltilmesi yönünden herhangi bir değerleme talebinde bulunulmayacağı gibi, 15 seri no.lu Genel Tebliğ çerçevesinde değerlemeye sevk edilmiş dosyalar da değerlemeden geri alınacaktır. Aynı şekilde bu Tebliğin yayımı tarihinden itibaren 15 seri no.lu Emlâk Vergisi Genel Tebliği yürürlükten kaldırılmıştır. VI _ GEÇİCİ HÜKÜMLER: 4.12.1985 gün ve 3239 sayılı Kanunun 116 ncı maddesi ile Emlâk Vergisi Kanununa geçici 14, 15 ve 16 ncı maddeler eklenmiştir. 1. Geçici 14 üncü madde: Bu madde ile ödenecek Emlâk Vergisi miktarını: a) İlgili belediye meclislerinin kararı ve belediye başkanının teklifı üzerine mahalleler, köyler veya cadde, sokak veya değer bakımından farklı bölgeler itibariyle birlikte veya ayrı ayrı olmak üzere veya b) Belediye meclislerinin kararı ve belediye başkanlarının teklifi olmadan Türkiye genelinde, 1986 yılı için % 40'dan, 1987 yılı için % 20'den fazla olmamak üzere indirebilmek konusunda Bakanlar Kuruluna yetki verilmiştir. Bakanlar Kurulunca sözkonusu yetkinin kullanılması halinde ilgili karara göre işlem yapılacağı tabiidir. 2. Geçici 15 inci madde: Bu madde hükümlerine göre: a) 1.1.1986 tarihinden önceki dönemlerde meydana gelen vergiyi doğuran olaylar sebebiyle bu tarihe kadar beyan edilmiş bina ve araziye ait Emlâk Vergisinin tarh; tahakkuk ve tahsil işlemlerine Bakanlığımıza bağlı vergi dairelerince devam olunacaktır. b) 1.l.1986 tarihine kadar beyannamesi verilmemiş olan bina ve araziye ait her türlü tarh, tahakkuk ve tahsil işlemleri ilgili belediyeler tarafından yapılacaktır. 3. Geçici 16 ncı madde: Bilindiği üzere Emlâk Vergisinin asgari beyan esasıyla ilgili hükümleri bina ve arsalar için 1.1.1983 tarihinden itibaren uygulanmıştır. 4.12.1985 gün ve 3239 sayılı Kanun ile 1.1.1986 tarihinden itibaren arazi de asgari beyan esası kapsamına alınmıştır. Diğer taraftan, 2801 sayılı Kanun uyarınca, 1.3.1980 tarihinden önceki dönemlere ait Emlâk Vergisinin tarh, tahakkuk ve tahsilinden vazgeçilmiştir. 31.12.1985 tarihinden sonraki dönemler için Emlâk Vergisinde değerleme yetkisinin kaldırılmış olması da dikkate alınarak 1319 sayılı Kanuna eklenen geçici 16 ncı madde ile bina, arsa ve arazide asgari beyan esasının uygulanmadığı dönemler için yeni bir düzenleme getirilmiştir. Buna göre: a) 1980, 1981 ve 1982 dönemlerine ait olup, 1.1.1986 tarihine kadar beyannamesi verilmemiş olan ve ilgili maliye vergi dairelerince bu tarihe kadâr idarece tarh işlemi sonuçlandırılmamış bulunan bina ve arsalar hakkında 1983 yılında uygulanan bina metrekare normal inşaat maliyet bedelleri ile arsalara ait asgari ölçüde birim değerleri, b) 1980, 1981, 1982, 1983, 1984 ve 1985 dönemlerine ait olup, 1.1.1986 tarihine kadar beyannamesi verilmemiş olan ve maliye vergi dairelerince bu tarihe kadar idarece tarh işlemi sonuçlandırılmamış bulunan arazi hakkında 1986 yılında uygulanacak asgari ölçüde arazi birim değerleri, tatbik edilecektir. Belediyelerin, 1.1.1986 tarihine kadar beyan edilmeyen bina, arazi ve arsalara ilişkin tarh ve tahakkuk işlemlerini, bu açıklamaları dikkate alarak yapmaları gerekir. Tebliğ olunur.

Kaynak: resmî yayım

Kendi olayınıza uyar mı?

Sorun; cevabın altında hangi maddeye ve hangi belgeye dayandığı yazar. İlk 25 soru ücretsiz.

Ücretsiz sor