38 SERİ NO'LU KURUMLAR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmî Gazete: · sayı 20149
Tebliğ metni
10.12.1988 gün ve 20015 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3505 sayılı Kanunla, kurumlar vergisi sistemimizde yer alan dahili tevkifat esası yürürlükten kaldırılmış ve bunun yerine "Geçici Vergi" esası getirilmiştir. Uygulamadan kaldırılan dahili tevkifat esası, kurumlar vergisi sistemimize 3239 sayılı Kanunla 1.1.1986 tarihinden itibaren dahil edilmişti. Dahili tevkifat, mükelleflerin "ödemeleri gereken katma değer vergisi" baz alınmak suretiyle hesaplanarak cari yıl içinde beyan edilen ve nihai bir vergi niteliğinde olmayan bir ödeme olarak düzenlenmişti. Yıl içinde ödenen dahili tevkifat, bu yıla ilişkin olarak verilen kurumlar vergisi beyannamesinde hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilmekteydi. "Dahili tevkifat"ın yerine getirilen "geçici vergi" de kurumlar vergisi mükelleflerinin, cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisinden mahsup edimek üzere, içinde bulunulan yılda "bir önceki yıl kurum kazancı üzerinden hesaplanan kurumlar vergisi" baz alınmak suretiyle hesaplanarak ödenen ve ileride mahsup edilecek olma özelliği dolayısıyle de nihai vergilendirme özelliği taşımayan bir mükellefiyet şeklidir. Buna göre, geçici vergi esasında, sadece daha önce uygulanan dahili tevkifatın hesaplanmasına ait baz değiştirilmektedir. "GEÇİCİ VERGİ" esası, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 3505 sayılı Kanunla değişik mükerrer 40. maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddenin son fıkrasının Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak geçici verginin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda açıklanmıştır. I _ GEÇİCİ VERGİ ESASI : Kurumlar Vergisi Kanununun 3505 sayılı Kanunla değişik mükerrer 40. maddesi ile kurumlar vergisi mükelleflerinin, cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere geçici vergi ödemeleri esası getirilmiştir. Geçici vergi esasına tabi kurumlar, 19 Ocak 1989 tarih ve 20054 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 36 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin ( 1 ) nolu bölümünde açıklanmış bulunmaktadır. Bu Tebliğde sözü edilen kurumlar, içinde bulunulan (cari) yılda bir önceki vergilendirilme dönemine ilişkin olarak verdikleri kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesapladıkları geçici verginin ilk taksidini beyannamenin verildiği ayda, diğer taksitlerini ise müteakip ayların 20 nci günü akşamına kadar olmak üzere 12 eşit taksitte ödeyeceklerdir. Kurumlar vergisi muafiyet şartlarını taşıyan kooperatiflerin, bankadaki mevduat hesabından elde ettikleri faizi, esas amaçlarına sarfetmeleri halinde, muafiyet şartları ihlal edilmemiş olacağından bu kooperatifler, geçici vergi de ödemeyeceklerdir. Bilindiği üzere, kurumlar vergisi mükelleflerinin, 1989 yılı içinde verilecek beyanname dönemine kadar geçen ayların herbiri için hesapladıkları geçici vergi tutarı, her ay katına değer vergisi beyannamesiyle beyan edilerek tahakkuk ettirilmektedir. Ancak 1989 ve müteakip yıllarda verilecek kurumlar vergisi beyannamelerinde, cari yıla ait geçici vergi tutarı da beyan edileceğinden, kurumlar vergisi beyannamesinin verileceği aydan itibaren katma değer vergisi beyannamesiyle geçici vergi beyanı söz konusu olmayacaktır. Geçici vergi, ait olduğu hesap dönemine ilişkin olarak verilen kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilecektir. II _ GEÇİCİ VERGİNİN HESAPLANMASI VE ÖDENMESİ: l. Geçici Verginin Hesaplanması: Kurumlar vergisi mükellefleri, bir önceki hesap dönemine ilişkin olarak verdikleri kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinin (mahsuplardan önceki) % 50'sini geçici vergi olarak beyan edeceklerdir. Bilindiği üzere, 1989 yılı içinde verilecek beyanname dönemine kadar geçen ayların herbiri için, 1988 yılı içinde verilen kurumlar vergisi beyannamesinde beyan edilen kurum kazancı üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinin (mahsuplardan önceki) 1/12'si geçici vergi olarak katma değer vergisi beyannamesiyle beyan edilmektedir. 1.1.1989 tarihinden itibaren verilecek kurumlar vergisi beyannamelerinde ise beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinin tamamı değil % 50'si, geçici vergi olarak beyan edilecektir. Zarar beyan edenler de dahil olmak üzere kurumların ödeyecekleri geçici vergi tutarı; Gelir Vergisi Kanununa göre birinci sınıf tacirler için uygulanan ve bir önceki yıl gelirlerinin tespitinde esas alınan hayat standardı temel gösterge tutarının, kurum ortak sayısı ile çarpılması sonucu bulunacak tutara isabet eden kurumlar vergisinin % 50'sinden az olamayacaktır. Ortak sayısı 5'i aşan kurumlarda, ödenmesi gereken en az geçici vergi, 5 ortak dikkate alınarak hesaplanacaktır. Öte yandan Kurumun, kurumlar vergisi bakımından bağlı bulunduğu vergi dairesinin kalkınmada öncelikli yöreler arasında bulunması halinde, bu yörede birinci sınıf tacirler için uygulanan hayat standardı temel gösterge tutarı esas alınacaktır. Eshamlı komandit şirketlerde, komandite ortakların bu şirketten elde ettikleri kazanç, bu ortaklarca ticari kazanç olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi ile bayan edilmektedir. Bu ortaklar kendi beyannamelerinde beyan ettikleri söz konusu ticari kazanç üzerinden hesapladıkları gelir vergisinin % 50'sini geçici vergi olarak ödeyeceklerinden, eshamlı komandit şirketlede asgari geçici verginin hesaplanmasında komandite ortak sayısı dikkate alınmayacaktır. Kurumlar vergisi beyannamesiyle beyan edilen geçici vergi tutarı, vergi dairelerince, kurumlar vergisi ile birlikte tarh ve tahakkuk ettirilecektir. Mükellefler, adlarına tarh ve tahakkuk ettirilen geçici verginin ilk taksidini kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği ay içinde, diğer taksitlerini ise bu ayı takip eden ayların 20. günü akşamına kadar olmak üzere 12 eşit taksitte ödeyeceklerdir. Bu nedenle, her ay ödenen geçici vergi için ayrı ayrı tahakkuk yapılmayacaktır. Diğer taraftan, kurumlar vergisi beyannamesiyle beyan edilen gecici vergi, mükellefler tarafından taksitler halinde ödenebileceği gibi, kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresi içinde defaten ödenebilir. Ayrıca taksitlerin vadesinden önce ve birkaç taksitin birlikte ödenmesi de mümkündür. Öte yandan, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerin, bir dernek veya vakfa ait olması halinde, hayat standardı temel gösterge tutarı esas alınarak asgari geçici verginin hesaplanmasında ortak sayısı "1" (bir) olarak dikkate alınacaktır. Derneğin üye sayısı geçici verginin hesaplanmasında önem arzetmemektedir. İktisadi kamu müesseleri de bu esaslara göre geçici vergiyi hesaplarken ortak sayısını "1" (bir) olarak dikkate alacaklardır. Ancak, iktisadi kamu müesseselerinin anonim şirket şeklinde kurulmaları halinde ortak sayısı 5 olarak dikkate alınacaktır. ÖRNEK 1: Hesap dönemi takvim yılı olan 80 ortaklı (B) Anonim Şirketi, 1988 yılına ilişkin olup 1989 yılı Nisan ayında verdiği kurumlar vergisi beyannamesinde vergi matrahı olarak 200 milyon lira beyan etmiştir. Kurumun, 1988 yılına ilişkin olarak ödediği dahili tevkifat tutarı ise 20 milyon liradır. Vergiye tabi Safi Kurum kazancı (matrah) ........................200.000.000.-TL. Hesaplanan Kurumlar vergisi ..........................................2.000.000.-TL. (200.000.000X%46) 1988 yılına ait mahsubu gereken dahili tevkifat20.000.000.-TL. Ödenecek kurumlar vergisi .............................................72.000.000.-TL. (92.000.000 - 20.000.000=) Beyan edilecek geçici vergi ............................................46.000.000.-TL. (92.000.000 X % 50=) Geçici verginin aylık taksit tutarı .....................................3.833.333.-TL. (46.000.000/12) Örnekteki Kurum, bu geçici vergiyi, 1990 yılının Nisan ayına kadar olan her ayın 20. günü akşamına kadar olmak üzere 12 eşit taksitte ödeyebileceği gibi, defaten de ödeyebilecektir.ÖRNEK 2: Hesap dönemi takvim yılı olan 7 ortaklı (C) Limited Şirketinin, 1988 yılı kazancına ilişkin olarak 1989 yılı Nisan ayında verdiği beyannamede vergi matrahı olarak 5 milyon lira beyan etmiştir. Ayrıca kurumun, 300.000 lira mahsubu gereken dahili tevkifat tutarı bulunmaktadır. Beyan edilen safi Kurum kazancı (matrah) ........................5.000.000.-TL. Hesaplanan Kurumlar vergisi ...........................................300.000.-TL. (5.000.000X%46) 1988 yılına ait mahsubu gereken dahili tevkifat300.000.-TL. Ödenecek kurumlar vergisi .............................................2.000.000.-TL. (92.000.000 - 20.000.000=) Beyana göre geçici vergi ................................................1.150.000.-TL. (2.300.000 X % 50=) Ancak, kurumun beyanına göre hesaplanan geçici vergi tutarı, Gelir Vergisi Kanununa göre birinci sınıf tacirlerin 1988 yılı gelirlerinin hayat standardı esasına göre tespitinde esas alınan temel gösterge tutarının, ortak sayısı ile çarpımı sonucu bulunan tutara isabet eden kurumlar vergisinin % 50'sinden az olamayacaktır. Bu nedenle, ödenmesi gereken geçici vergi aşağıdaki gibi hesaplanacaktır. Hayat standardı temel gösterge tutarının 5 ortak sayısı ile çarpımı sonucu bulunan miktar ...........................................................25.000.000.-TL. (5.000.000 x 5 =) Gecici vergi matrahı ................................................................11.500.000.-TL. (25.000.000 x % 46 =) Ödenecek kurumlar vergisi ......................................................5.750.000.-TL. (92.000.000 - 20.000.000=) Geçici verginin aylık taksit tutarı ..............................................479.166.-TL. (2.300.000 X % 50=) Bu durumda, anılan şirketin, kurumlar vergisi beyannamesinin ilgili sütununda göstereceği geçici vergi tutarı 1.150.000 lira olmayıp, 5.750.000 lira olacaktır. Bu geçici vergi, kurumlar vergisi ile birlikte tarh ve tahakkuk ettirilecektir.ÖRNEK 3: Hesap dönemi takvim yılı olan 20 ortaklı (B) Anonim Şirketinin 1988 yılına ilişkin olup, 1989 Nisan ayında beyan ettiği kurum kazancı 200 milyon lira olup bu kazanç içinde başka bir kurumdan alınan 20 milyon lira kar payı ile 20 milyon lira Devlet tahvili faiz geliri bulunmaktadır. Ayrıca şirketin, bu yıla ilişkin olarak indirim konusu yapabileceği 100 milyon lira ihracat istisnası, 45 milyon lira yatırım indirimi bulunmaktadır. Şirketin 1988 yılına ilişkin olarak tahakkuk eden ve mahsubu gereken dahili tevkifat tutarı 5 milyon liradır. Bu durumda anılan şirketin ödeyeceği kurumlar vergisi ve geçici vergi aşağıdaki gibi hesaplanacaktır. Devlet tahvili faizi ve kurumdan alınan kar payı toplamı olan (20.000.000 + 20.000.000 =) 40.000.000.- lira, Kurumlar Vergisi Kanununun 13. maddesi, Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 39. maddesine atıf yaptığından bu madde uyarınca ticari kazançtan indirilecektir. 1988 yılı kurum kazancı ..............................200.000.000.-TL. Gelir Vergisi Kanunu mükerrer 39. maddesine40.000.000.-TL. göre indirilen kazançlar Başka bir kurumdan alınan kar payı .............20.000.000.-TL. Devlet tahvili faizi.........................................20.000.000.-TL. Kalan ........................................................160.000.000.-TL. Kurumlar vergisinden müstesna kazanç145.000.000.-TL. İhracat istisnası .........................................100.000.000.-TL. Yatırım indirimi ..........................................45.000.000.-TL. Kurumlar vergisi matrahı .............................15.000.000.-TL. Hesaplanan kurumlar vergisi .......................6.900.000.-TL. (15.000.000 x % 46 =) Mahsup edilecek dahili tevkifat ....................5.000.000.-TL. Ödenecek kurumlar vergisi .........................1.900.000.-TL. (6.900.00 - 5.000.000 =) Beyana göre geçici vergi ............................3.450.000.-TL. (6.900.00 - % 50 =) Yukarıda görüleceği üzere kurumun beyanına göre hesaplanan geçici vergi tutarı 3.450.000 liradır. Ancak ödenecek geçici vergi tutarı, Gelir Vergisi Kanununa göre birinci sınıf tacirlerin gelirlerinin hayat standardı esasına göre tespitinde esas alınan temel gösterge tutarının kurum ortak sayısı ile çarpımı sonucu bulunan tutara isabet eden kurumlar vergisinin % 50'sinden az olamayacaktır. Bu nedenle, kurumun ödeyeceği geçici vergi tutarı, örnek 2'de hesaplandığı gibi 5.750.000 lira, aylık taksitleri ise 479.166 lira olacaktır.Kurumlar vergisi beyannamesiyle beyan edilen 5.750.000 lira tutarındaki geçici vergi, kurumlar ergisi ile birlikte tahakkuk ettirilecektir. Tahakkuk ettirilen bu geçici vergi, ilk taksidi beyannamenin verildiği Nisan ayı içinde, diğer taksitleri ise bu ayı takip eden ayların 20. günü akşamına kadar olmak üzere 12 eşit taksitte ödenecektir. ÖRNEK 4: Hesap dönemi takvim yılı olan 100 ortaklı (B) Anonim Şirketinin, 1988 yılına ilişkin olarak 1989 yılı Nisan ayında verilen kurumlar vergisi beyannamesinde beyan edilen safi kurum kazancı 140 milyon liradır. Kurum 1978 yılı kazançlarından ihtiyatlara ayırdığı 60 milyon lirayı 1988 yılı içinde sermayesine eklemiştir. Bu ihtiyatlar üzerinden daha önce % 25 kurumlar vergisi ve % 20 gelir vergisi olmak üzere toplam 40 milyon lira vergi ödemiştir. Dolayısıyla dağıtılan ihtiyatın vergiden önceki brüt tutarı 100 milyon liradır. Mahsup edilecek dahili tevkifat tutarı ise 10 milyon liradır. Beyan edilen safi kurum kazancı ....................140.000.000.- TL. Kurumlar Vergisi Kanununun Geçici 2. maddesi hükmüne göre ilave edilen kazanç ..................100.000.000.-TL. (60.000.000 + 25.000.000 + 15.000.000 =) Kurumlar vergisi matrahı.................................240.000.000.-TL. (140.000.000 + 100.000.000 =) Hesaplanan kurumlar vergisi ...........................110.400.000.-TL. (240.000.000 x % 46 =) Mahsup edilecek vergiler toplamı ....................50.000.000.-TL. (40.000.00 + 10.000.000 =) Ödenmesi gereken kurumlar vergisi.................60.400.000.-TL. (110.400.000 - 50.000.000 =) Geçici vergi matrahı .......................................70.400.000.-TL. (110.400.000 - 40.000.000 =) Hesaplanan geçici vergi .................................35.200.000.-TL. (70.400.000 x % 50 =) Geçici verginin aylık tutarı ...............................2.933.333.-TL (35.200.000/12=) Örnekteki kurum, Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 2. maddesi hükmü uyarınca 1978 yılı karından ayırdığı ve 1988 yılı içinde sermayesine eklediği ihtiyatın brüt tutarı olan 100.000.000 lirayı, kurum kazancına ekleyerek kurumlar vergisi matrahını belirleyecektir. Ancak hesaplanan kurumlar vergisinden, söz konusu ihtiyatlar üzerinden daha önce ödenmiş bulunan vergiler, mahsup edilecektir. Bu nedenle örnekteki kurumun geçici vergisinin hesaplanmasında; brüt tutarları ile kurumlar vergisi matrahına dahil edilen ihtiyatlar üzerinden daha önce ödenen 40.000.000 lira tutarındaki vergilerin kurumlar vergisinden mahsubundan sonra kalan tutar esas alınmıştır. Ancak, beyannamede hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilen diğer vergiler, geçici verginin hesaplanmasında nazara alınmayacaktır.ÖRNEK 5: 5 ortaklı (C) Anonim Şirketi, kurum kazancını Maliye ve Gümrük Bakanlığınca tayin olunan 1 Nisan - 31 Mart özel hesap dönemine göre tespit etmektedir. Kurum, 1 Nisan 1987-31 Mart 1988 hesap dönemine ilişkin olarak Temmuz 1988 ayı içinde verdiği kurumlar vergisi beyannamesinde zarar beyan etmiştir. Bu kurumun, Temmuz 1989 ayı içinde vereceği beyanname dönemine kadar geçen aylar için ödeyeceği geçici vergi aşağıdaki gibi olacaktır. Gelir Vergisi Kanununa göre birinci sınıf tacirlerin 1987 gelirlerine uygulanan hayat standardı temel gösterge tutarının 5 ortak sayısı ile çarpımı sonucu bulunan tutar ...........................14.000.000.-TL. (2.800.000 x 5 =) Hesaplanan kurumlar vergisi .....................................................6.440.000.-TL. (14.000.000 x % 46 =) 1989 yılının Ocak, Şubat, Mart, Nisan Mayıs ve Haziran aylarının herbiri için ödenecek geçici vergi tutarı ......................................536.666.-TL. (6.440.000/12 =) Örnekteki Kurumun, 1 Nisan 1988-31 Mart 1989 dönemine ilişkin olarak Temmuz 1989 ayı içinde vereceği kurumlar vergisi beyannamesinde 300 milyon lira kurum kazancı beyan etmesi halinde, bu beyanname ile beyan edeceği geçici vergi, aşağıdaki gibi hesaplanacaktır. Kurumun 1988 yılı içinde ödediği ve mahsup edebileceği dahili tevkifat tutarı 25 milyon liradır. Beyan edilen safi kurum kazancı ..........................300.000.000.- TL. Hesaplanan kurumlar vergisi ................................138.000.000.-TL. (300.000.000 x 46 =) Mahsup edilecek vergiler toplamı .........................26.609.998.-TL. Dahili tevkifat .....................................................25.00.000.-TL. Geçici vergi (Ocak, Şubat, Mart, 1989) ................1.609.998.-TL. (536.666 x 3 =) Ödenecek kurumlar vergisi .................................111.390.002.-TL. Geçici vergi69.000.000.-TL. (138.000.000 x % 50 =) Geçici verginin aylık taksit tutarı .........................5.750.000.-TL. (69.000.000/12 =) Kurumlar vergisi beyannamesinin ilgili satırında gösterilerek beyan edilen kurumlar vergisi ile birlikte tahakkuk ettirilen bu geçici vergi tutarının ilk taksiti beyannamenin verildiği Temmuz 1989 ayında, diğer taksitleri müteakip ayların 20. günü akşamına kadar olmak üzere 12 eşit taksitte ödenecektir. Ancak mükellef dilerse tamamını veya bir kaç taksidini birlikte defaten ödeyebilir.Öte yandan Kurumun, 1989 yılının Ocak, Şubat ve Mart aylarında katma değer vergisi beyannamesiyle beyan ederek ödediği 1.609.998 lira tutarındaki geçici vergi, 1 Nisan 1988-31 Mart 1989 özel hesap dönemine ilişkin bulunduğundan, Kurumlar Vergisi Kanununun 21. maddesi gereğince özel hesap döneminin bittiği (Mart 1989) ayı takip eden 4. ay olan Temmuz 1989 ayı içinde verilen bu döneme ait kurumlar vergisi beyannamesi ile beyan olunan kurum kazancı üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilmiştir. 1989 yılının Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında katma değer vergisi beyannamesiyle beyan edilerek ödenen geçici vergi tutarları ise, 1 Nisan 1989-31 Mart 1990 hesap dönemine ait olduğundan, bu döneme ilişkin olarak 1990 yılının Temmuz ayında verilecek kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilecektir. 2. Yeni İşe Başlayan Kurumlarda Geçici Vergi: Yeni işe başlayan kurumlar, ilk kurumlar vergisi beyannamesi verilinceye kadar geçici vergi ödemeyeceklerdir. Bu kurumlar verecekleri ilk kurumlar vergisi beyannamesinde yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde geçici vergiyi de hesaplayarak beyan edeceklerdir. Öte yandan, ilk defa verilecek kurumlar vergisi beyannamesinde hayat standardı temel gösterge tutarı esas alınarak asgari geçici verginin hesaplanmasında Gelir Vergisi Kanununa göre o yörede birinci sınıf tacirler için uygulanan ve bir önceki yıl gelirlerinin tespitinde esas alınan temel gösterge tutarı tam olarak dikkate alınacaktır. 3. Devir Halinde Geçici Vergi: Kurumlar Vergisi Kanununun 37 ve 38. maddeleri hükümlerine göre yapılan devirlerde, münfesih kurumun devir tarihindeki bilanço değerlerini birleşilen (devralan) kurum, kül halinde devralmakta ve aynen bilançosuna geçirmektedir. Devrin gerçekleşmesiyle münfesih kurumun mükellefiyeti sona ereceğinden bu tarihten itibaren geçici vergi de ödemeyecektir. Öte yandan münfesih kurumun, devir tarihine kadar olan kazançlarının vergilendirilmesi için verilen devir beyannamesinde, hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edilemiyen geçici verginin kalması halinde bu tutar devralan kuruma intikal edecektir. İntikal eden bu geçici vergi, devralan kurumun öncelikle diğer vergi borçlarına mahsup edilecek, artan kısmı devralan kuruma iade edilebilecektir. Yeni kurulan bir kurumun, Kurumlar Vergisi Kanununun 37. maddesi kapsamında başka bir kurumu devralması halinde de devralan kurumdan, ilk kurumlar vergisi beyannamesi verilinceye kadar geçici vergi alınmayacaktır. Birden fazla kurumun, 37. madde çerçevesinde birleşerek yeni bir kurum oluşturmaları halinde de aynı şekilde ilk beyanname verilinceye kadar geçici vergi aranmayacaktır. Devralan kurumun ötedenberi faaliyetine devam eden bir kurum olması halinde ise geçici vergi, deralan kurumun ilgili yıla ilişkin olarak verdiği kurumlar vergisi beyannamesinde hesaplanan kurumlar vergisinin % 50'si oranında olacaktır. Bu kuruma (devralan) ait geçici verginin hesaplanmasında, münfesih kurum tarafından devir tarihine kadar olan kazançlar için verilen beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisi dikkate alınmayacaktır. Öte yandan, Kurumlar Vergisi Kanununun 37. maddesinin son fıkrasında bu maddede yeralan şartlar dahilinde şekil değiştirmeleri de devir hükmünde sayılmıştır. Ancak şekil değiştiren kurum, eski şirketin devamı addolunacağından yeni işe başlama sayılmayacak ve bu kurumlar genel esaslar çerçevesinde münfesih kurum adına tahakkuk eden geçici verginin devir tarihinden sonraki taksiterini ödeyeceklerdir. Dolayısıyle bu tarihten sonra ödedikleri geçici vergi tutarını verecekleri kurumlar vergisi beyannamesinde mahsup edebileceklerdir. 4. Yıllara Sari İnşaat ve Onarım İşleri: Bilindiği üzere, kurumların 1989 yılı içinde verecekleri kurumlar vergisi beyanname dönemine kadar geçen ayların herbiri için ödenecek vergiye ilişkin olarak 19 Ocak 1989 tarih ve 20054 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 36 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinde, Gelir Vergisi Kanununun 42. maddesi kapsamına giren yıllara sari inşaat ve onarım işleriyle iştigal eden kurumların, bu işlerden elde ettikleri kazançlar için geçici vergi ödemeyecekleri, ancak bu kurumların sözü edilen inşaat ve onarma işi yanında diğer işlerinin de bulunması halinde sadece bu işlerinden elde ettikleri kazançlar için geçici vergi ödeyecekleri açıklanmıştır. Söz konusu Tebliğde belirlenen esaslar, 1989 ve müteakip yıllarda verilecek kurumlar vergisi beyannamesiyle beyanı gereken geçici verginin hesaplanmasında da aynen uygulanacaktır. Öte yandan, yıllara sari inşaat ve onarma işleriyle iştigal eden kurumların, bu işlerinin sona ermesi halinde, yıllara sari inşaat ve onarma işi dışında diğer faaliyetlerde bulunmadıkları sürece geçici vergi ödemeyeceklerdir. Ancak bu kurumlar, yıllara sari inşaat ve onarma işi dışında başka faaliyetlerde bulunmaları halinde, bu tarihten sonra verecekleri ilk kurumlar vergisi beyannamesinde sadece bu işlerinden elde ettikleri kazançlar için geçici vergi ödeyeceklerdir. Diğer taraftan yıllara sari inşaat ve onarım işi ile iştigal den kurumların, mevduat faizi geliri veya bir iş makinası satışından kazanç elde etmeleri halinde bu kazançlar, inşaat ve onarma işinin bitimi beklenmeksizin ilgili yılın kazancı olarak beyan edilecektir. Bu kurumlar hayat standardı temel gösterge tutarı esas alınarak asgari geçici vergi hesaplaması yapılmaksızın, sadece beyan ettikleri bu kazançlar üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinin % 50'sini, geçici vergi olarak beyan edip taksitler halinde ödeyeceklerdir. III _ GEÇİCİ VERGİNİN MAHSUBU: Kurumlar vergisi mükellefleri tarafından bir önceki hesap dönemi ile ilgili olarak verilen kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden, beyan edilen kurum kazancının ilgili olduğu hesap dönemine ilişkin olarak tahakkuk eden geçici vergi mahsup edilecektir. Beyannamenin ait olduğu hesap dönemine ilişkin geçici vergi tutarının, beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden fazla olması halinde, bu geçici vergi tutarı, aşağıda yapılan açıklamalara göre, içinde bulunulan hesap dönemine ilişkin geçici vergiden mahsup edilecektir. Ancak kurumlar vergisi beyannamesinin ait olduğu hesap dönemine ilişkin olarak tahakkuk eden geçici vergi tutarının, beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden ve içinde bulunulan hesap dönemine ait geçici vergiden fazla olması halinde, artan kısma ilişkin geçici vergi, ödenmemiş olmak kaydıyla, terkin edilecek ve bu tutar mükellefin diğer vergi borçlarından mahsup edilmeyecektir. Kurumlar vergisi beyannamesinin ait olduğu hesap dönemine ilişkin olarak tahakkuk eden geçici verginin, beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden ve içinde bulunulan hesap dönemine ait geçici vergiden fazla olması ve fazla kısmın kısmen ödenmiş kısmen de ödenmemiş olması halinde, geçici verginin ödenmemiş kısmı, yine terkin edilecektir. Ancak geçici verginin terkin edilen kısmına, vade tarihi dikkate alınarak, terkin işleminin yapıldığı beyannamenin verildiği aya kadar gecikme zammı uygulanacağı tabiidir. Öte yandan, geçici verginin ödeme tutarının geçici verginin ait olduğu hesap dönemine ilişkin olarak verilen beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisi ile içinde bulunulan hesap dönemine ait geçici vergi tutarından fazla olması halinde, bu tutar mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edilecektir. Bu mahsuba rağmen arta kalan miktarın bulunması halinde, kalan kısım mükellefin o yılın sonuna kadar yazılı olarak başvurması kaydıyla kendisine nakten iade edilecektir. Öte yandan, geçici verginin ilk uygulama yılı olan 1989 yılı içinde aylık dönemler itibariyle katma değer vergisi beyannamesiyle beyan edilip ayrı ayrı tahakkuk ettirilen geçici vergi tutarları bulunmaktadır. Bu nedenle 1990 yılında verilecek kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden, 1989 yılı içinde verilen kurumlar vergisi beyannamesiyle beyan edilip tahakkuk ettirilen geçici vergi tutarı ile 1989 yılında aylık dönemler itibariyle katma değer vergisi beyannamesinde beyan edilip tahakkuk ettirilen geçici vergi tutarları toplamı mahsup edilecektir. ÖRNEK 1: Hesap dönemi takvim yılı olan (B) Anonim Şirketinin, 1989 yılına ilişkin olarak 1990 Nisan ayında verilen beyannamesi üzerinden hesaplanan kurumlar vergisi 260.000.000 liradır. Bu mükellefin 1988 hesap dönemine ilişkin olarak 1989 Nisan ayında verdiği kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan ve tahakkuk eden geçici vergi tutarı 180.000.000 lira olup, vade tarihlerinde ödenmiştir. Öte yandan örnekteki kurumun, 1989 Nisan ayında verdiği beyanname dönemine kadar olan aylar (Ocak, Şubat, Mart) için katma değer vergisi beyannamesiyle beyan edilerek tahakkuk ettirilen geçici vergi tutarı 6.000.000 liradır. Bu mükellefin, 1989 yılı kurum kazancına ilişkin olarak 1990 Nisan ayında verdiği beyanname üzerinden hesaplanan 260.000.000 lira tutarındaki kurumlar vergisinden, 1989 yılının Ocak, şubat ve Mart aylarına ilişkin olarak geçici vergi tutarı ile 1989 Nisan ayında verilen kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan geçici vergi toplamı olan (6.000.000 + 180.000.000 =) 186.000.000 lira düşülecek ve kalan (260.000.000 - 186.000.000 =) 74.000.000 lira kurumlar vergisi, 1990 yılının Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere üç eşit taksitte ödenecektir. ÖRNEK 2: Örnek (1)'de yer alan mükellefin, 1989 yılına ait 180.000.000 lira tutarındaki geçici vergisinin 100.000.000 lira tutarındaki kısmı ödenmiş, 80.000.000 liralık kısmının da ödenmemiş olduğunu farz dersek, aşağıdaki şekilde hareket edilecektir. Bu mükellef, 1989 yılına ait 1990 yılı Nisan ayında verdiği beyanname üzerinden hesaplanan 260.000.000 lira tutarındaki kurumlar vergisinden, 1989 yılı Nisan ayında tahakkuk eden 180.000.000 lira tutarındaki geçici vergi ile 1989 yılının Nisan ayına kadar olan aylar için tahakkuk eden 6.000.000 lira tutarındaki geçici vergiyi mahsup edecek ve kalan 74 milyon lira tutarındaki kurumlar vergisi Nisan, temmuz ve Ekim aylarında üç eşit taksitte ödeyecektir. Ayrıca, bu mükelleften 1989 yılı Nisan ayında tahakkuk eden geçici verginin 80.000.000 lira tutarındaki ödenmemiş taksitlerinin, gecikme zammı da uygulanmak suretiyle takip ve tahsiline devam edilecektir. Özel hesap döneminde kurum kazancı, hesap döneminin kapandığı yılın kazancı olarak beyan edilmektedir. Bu bakımdan özel hesap dönemi 1989 yılı içinde kapanan ve bu yıla ait beyannamelerini aynı yılda veren kurumlar, katma değer vergisi beyannamesiyle beyan edilerek ödenen geçici verginin, hesap döneminin kapandığı tarihe kadarki dönemlerce ait tutarını bu beyannamede mahsup edebilecektir. IV _ 1988 VE ÖNCEKİ YILLARA AİT DAHİLİ TEVKİFATIN MAHSUBU: 3505 sayılı Kanunla Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 17. maddenin (b) fıkrası ile 1988 ve önceki yıllara ait olup, mahsubu yapılamayan dahili tevkifat tutarının, mahsubunun ne şekilde yapılacağı hükme bağlanmıştır. Bu fıkra hükmüne göre, 1988 ve önceki yıllara ait olup mahsubu yapılamayan dahili tevkifat tutarı, öncelikle 1988 yılı kurum kazancının beyan edildiği kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edileektir. Mahsup edilemeyen tutar 1989 yılına ilişkin olarak ödenecek geçici vergiye, artan kısmı Kurumun diğer vergi borçlarına mahsup edilecektir. Bu mahsuplara rağmen bir dahili tevkifat tutarının kalması halinde bu tutar, ödenmiş olması kaydıyla mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edilecektir. Buna rağmen geriye bir miktarın kalması halinde ise bu miktar, mükellefin 31.12.1989 tarihine kadar başvurması halinde kendisine iade edilecektir. Dahili tevkifatın, 1988 yılına ilişkin olup 1989 yılında verilen kurumlar vergisi beyannamesi ile beyan olunan kurum kazancı üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden ve 1989 yılına ait geçici vergiden mahsup edilmesine rağmen arta kalan bir tutarın bulunması ve bu tutarın ödenmemiş olması halinde, bu tutar terkin edilecektir. Ancak, terkin edilen dahili tevkifat kısmına, terkin işleminin yapılacağı kurumlar vergisi beyannamesinin verileceği aya kadar gecikme zammı uygulanacaktır. 1989 yılı içinde beyannamenin verilmesinden sonra, mükellefler hakkında dahili tevkifata ilişkin ikmalen veya re'sen bir tarhiyat yapılması halinde, ikmalen veya re'sen tarh olunacak dahili tevkifat tutarlarının, kurumlar vergisi beyannamesinden mahsup edileceği aya kadarki dönemler için hesaplanacak gecikme faizi ile cezalarının aranılacağı tabiidir. Öte yandan 1988 ve önceki yıllarla ilgili olarak ikmalen ve re'sen tarh olunan dahili tevkifat tutarlarının terkin edilebilmesi için dahili tevkifatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin kurumlar vergisinin, varsa bu vergiye bağlı ceza ve gecikme faizlerinin ve söz konusu dahili tevkifata ait ceza ve faizlerin ödenmiş olması şarttır. V _ DİĞER HUSUSLAR: 1. Kurumlar vergisi matrahının finansman fonu indirilerek tespit edilmesi halinde, geçici verginin hesaplanmasında indirimden sonraki matraha ait kurumlar vergisi esas alınacaktır. 2. Zarar, yatırım indirimi ihracat istisnası, dış navlun istisnası ve finansman fonu indirimi gibi nedenlerle kurumlar vergisi matrahının teşekkül etmemesi veya düşük olması halinde, Gelir Vergisi Kanununa göre birinci sınıf tacirler için uygulanan ve bir önceki yıl gelirlerinin tespitinde esas alınan hayat standardı temel gösterge tutarının kurum ortak sayısı (ortak sayısının 5'i aşması halinde 5 ortak) ile çarpımı sonucu bulunacak tutara isabet eden kurumlar vergisinin % 50'si geçici vergi olarak ödenecektir. 3. Kurumlar Vergisi beyannamesiyle beyan edilen geçici vergi tutarı beyannamenin verildiği ayda topluca tahakkuk ettirildiğinden, hayat standardı temel gösterge tutarı esas alınarak ödenmesi gereken en az geçici verginin hesaplanmasında, beyannamenin verildiği aydaki ortak sayısı dikkate alınacaktır. Daha sonraki aylarda ortak sayısının değişmesi tahakkuk ettirilen geçici vergi tutarında bir değişikliğe neden olmayacaktır. 4. Kurumlar Vergisi Kanununun 8/15. maddesine göre Bakanlığımızdan istisna belgesi almak suretiyle "Eğitim Öğretim ve sağlık hizmet işletmeleri kazanç istisnası"ndan yararlanan kurumlar vergisi mükellefleri, söz konusu kazançlara münhasır olmak üzere geçici vergi ödemeyeceklerdir. Bu mükelleflerin diğer faaliyetlerinin bulunması halinde, önceki bölümlerde yer alan esaslar çerçevesinde geçici vergi ödeyeceklerdir. Ancak bu durumda ödenecek geçici vergi, hayat standardı temel gösterge tutarı esas alınarak hesaplanan asgari geçici vergiden az olamayacaktır. Öte yandan, Maliye ve Gümrük Bakanlığından alınan istisna belgesine istinaden kazançları istisna kapsamında bulunan eğitim, sağlık ve spor tesislerini işleten kurumların bu faaliyetlerine bağlı olarak mevduat faizi geliri elde etmeleri halinde, sözü edilen faiz gelirleri o yılın kazancı olarak beyan edilecektir. Bu kurumlar, hayat standardı temel gösterge tutarı esas alınarak asgari geçici vergi hesaplaması yapılmaksızın beyan ettikleri mevduat faizleri üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinin % 50'sini geçici vergi olarak beyan edip ödeyeceklerdir. 5. Geçici vergi, mahsuplardan önceki "hesaplanan" kurumlar vergisi üzerinden hesaplanacağından Kurumlar Vergisi Kanununun 14/6. maddesine göre ertelenen vergiler de geçici verginin matrahına dahil edilecektir. 6. Pişmanlık hükümlerinden yararlanılmak suretiyle beyanda bulunulması halinde, bu beyannamede hesaplanan kurumlar vergisinin % 50'si geçici vergi olarak hesaplanacaktır. Ancak geçici vergi, hayat standardı temel gösterge tutarının ortak sayısı (ortak sayısının 5'i aşması halinde 5 ortak) ile çarpımı sonucu bulunan tutara isabet eden kurumlar vergisinin % 50'sinden az olamayacaktır. Öte yandan, tahakkuk ettirilen geçici vergiye pişmanlık zammı tatbik edileceği tabiidir. 7. Yabancı memleketlerde elde ettikleri kazançlarını Türkiye'de genel netice hesaplarına intikal ettirerek beyan eden kurumlar, geçici vergi matrahı olarak, beyanname üzerinden hesaplanan kurumlar vergisinden, yabancı ülkelerde ödenen mahsup edilebilir benzeri vergilerin indirilmesinden sonra kalan tutarı esas alacaklardır. Öte yandan, dar mükellefiyete tabi kurumlarca verilen kurumlar vergisi beyannamesine dahil edilen kazançlar üzerinden cari yıl içinde yapılan vergi tevkifatı, mükelleflerce belgelendirilmek kaydıyla ödenecek geçici vergi tutarından, tevkif yoluyla ödenen vergi tutarı terkin edilmek suretiyle indirilecektir. Bu konuda Gelir Vergisi Genel Tebliğlerinde yer alan açıklamalar dahilinde hareket edilecektir. VI _ GELİR VERGİSİ İLE İLGİLİ HUSUSLAR: Geçici vergi ile ilgili olarak, bu tebliğde yer almayan hususlar hakkında Geçici vergi ile ilgili olarak yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yer alan açıklamalar dahilinde işlem yapılacaktır. Tebliğ olunur.
Kaynak: resmî yayım
Kendi olayınıza uyar mı?
Sorun; cevabın altında hangi maddeye ve hangi belgeye dayandığı yazar. İlk 25 soru ücretsiz.