Tebliğ

377 SERİ NO'LU TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ(*)

Resmî Gazete: · sayı 20733

Tebliğ metni

20.12.1990 gün ve 20731 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve bazı vergi kanunlarında değişiklik yapan 3689 sayılı Kanunun Geçici Birinci Maddesi ile;Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar (bu tarih dahil) her bir vergi türü, vergilendirme dönemi ve vergi dairesi itibariyle miktarı 3.000.000 lirayı, yıllık beyannameler üzerinden tarh olunan vergilerde 25.000.000 lirayı aşmayan ve vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olan vergilerin tamamı ile bu vergilere isabet eden gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının ayrı ayrı % 30'unun; yarısının 31.12.1990, diğer yarısının da 31.12.1991 tarihi sonuna kadar iki eşit taksitte tamamen ödenmesi ve ihtilaf yaratılmaması, yaratılmış ihtilaflardan vazgeçilmesi şartıyla gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarından kalan % 70'inin tahsilinden vazgeçileceği. Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ihtilaflı olan ya da dava açma süresi henüz geçmemiş bulunan ikmalen, re'sen ya da idarece tarh edilen ve her bir vergi türü, vergilendirme dönemi ve vergi dairesi itibariyle miktarı 3.000.000 lirayı, yıllık beyannameler üzerinden tarh olunan vergilerde 25.000.000 lirayı aşmayan vergilerin tamamı ile bu vergilere isabet eden gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının ayrı ayrı % 30'unun; yarısının 31.12.1990, diğer yarısının da 31.12.1991 tarih sonuna kadar iki eşit taksitte ödenmesi halinde ve ihtilaf yaratılmaması, yaratılmış ihtilaflardan vazgeçilmesi şartıyla gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarından kalan % 70'nin tahsilinden vazgeçileceği, bu fıkra kapsamına giren gecikme faizinin hesaplanmasında tarhiyatın tahakkuk tarihinin, dava açma süresinin bitim tarihi olarak dikkate alınacağı, Bu Kanunun, uygulamasında; 3505 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile değişik 6183 sayılı Kanunun 51 nci maddesi gereğince asıl addolunan ve her bir vergi türü, vergilendirme dönemi ve vergi dairesi itibariyle miktarı 3.000.000 lirayı, yıllık beyannameler üzerinden tarh olunan vergilerde ise 25.000.000. lirayı aşmayan gecikme zammı ve gecikme faizlerinden; _ 1.1.1989 tarihi itibariyle asıl addolunan miktarın % 30'unun; yarısının 31.12.1990, diger yarısının da 31.12.1991 tarihi sonuna kadar iki eşit taksitte ödenmesi şartıyla kalan % 70'inin, _ 1.1.1990 tarihi itibariyle asıl addolunan miktarların % 20'sinin; yarısının 31.12.1990, diğer yarısının da 31.1.1991 tarihi sonuna kadar iki eşit taksitte ödenmesi şartıyla kalan % 80'inin ve 1.1.1990 tarihinde asıl addolunan meblağlara 1990 yılı içinde uygulanan gecikme zamlarının, bu konuda ihtilaf yaratılmaması ve yaratılmış ihtilaflardan vazgeçilmesi halinde tahsilinden, Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce her bir vergi türü, vergilendirme dönemi ve vergi dairesi itibariyle asılları kısmen veya tamamen ödenmiş bulunan vergilere ait olan ve her vergi türü itibariyle miktarı 3.000.000 (Yıllık beyannamelere ilişkin olarak 25.000.000) lirayı aşmayan gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezaların % 20'sinin; yarısının 31. 12.1990, diğer yarısının da 31.1.1991 tarihi sonuna kadar iki eşit taksitte ödenmesi halinde, kalan % 80'inin tahsilinden vazgeçileceği, Bu Kanunda belirtilen miktarların üzerinde borç olması halinde; bu borçların sadece kanunda belirtilen miktarları kadarki kısmı hakkında da, yukardaki fıkra hükümlerinin uygulanacağı, Bu Kanun kapsamına giren alacaklar ile ilgili olarak bu Kanunun yayımı tarihinden önce yapılan tahsilat tutarları ile bu Kanuna göre yapılan ödemelerin mükellefe red ve iade edilmeyeceği, Bu maddenin uygulanmasına ait usul ve esasların Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirleneceği, hükme bağlanmış ve hükümler Kanununun Geçici Birinci Maddesi uyarınca da 20.12.1990 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiş bulunmaktadır. Anılan maddenin son fıkrasının Bakanlığımıza verdiği yetki uyarınca bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda açıklanmıştır. 1. 3689 sayılı Kanunun Geçici Birinci Maddesinin yürürlüğe girdiği 20.12.1990 tarihi itibariyle kesinleşmiş ancak vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş olan ve her bir vergi türü, vergilendirme dönemi ve vergi dairesi itibariyle miktarı 3.000.000 lirayı, yıllık beyannameler üzerinden tarh olunan vergilerde 25.000.000 lirayı aşmayan alacaklar; A) Kanunun Geçici Birinci Maddesinin yürürlüğe girdiği tarihte, her bir vergi türü, verilendirme dönemi ve vergi dairesi itibariyle miktarı 3.000.000 lirayı, yıllık beyannameler üzerinden tarh olunan vergilerde 25.000.000 lirayı aşmayan ve vadesi 1.1.1990 tarihinden sonra geldiği halde, Kanunun yürürlük tarihine kadar ödenmemiş olan vergilerin tamamı ile bu vergilere isabet eden gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının ayrı ayrı % 30'unun; yarısının 31.12.1990 tarihine kadar diğer yarısının da 31.1.1991 tarihi sonuna kadar ödenmesi halinde, kalan gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının % 70'inin tahsilinden vazgeçilecektir. Bu Kanuna göre yapılacak ödemelerde; vergi aslının Kanunda öngörülen şekil ve sürede tam olarak ödenmesi şartıyla bu vergiye bağlı gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezaları birbirinden bağımsız olarak değerlendirilecek ve bu alacaklardan sadece biri için Kanundan yararlanılabileceği gibi herbiri için ayrı ayrı ödeme yapmak suretiyle tamamı için de madde hükmünden yararlanılabilecektir. ÖRNEK 1: Bir mükellefin 3689 sayılı Kanunun yayınlandığı 20.12.1990 tarihi itibariyle: Meram Vergi Dairesine, 1) Ocak 1990 vergilendirme dönemine ait Gelir (Stopaj) Vergisinden 2.000.000.-TL 2) Bu vergiye ait gecikme zammından 1.400.000.-TL 3) Şubat 1990 vergilendirme dönemine ait Katma Değer Vergisinden 3.000.000.-TL 4) Bu vergiye ait gecikme zammından 1.890.000.-TL 5) Mart 1990 vergilendirme dönemine ait Katma Değer Vergisinden 2.500.000.-TL 6) Bu vergiye ait gecikme zammından 1.400.000.-TL. Ödenmemiş borcu olduğunu kabul etmemiz halinde; bu borçlar içindeki vergi asılları toplamı (2.000.000 + 3.000.000 + 2.500.000 =) 7.500.000 lira olmakta ve 3.000.000 liralık haddi aşmaktadır. Ancak, 3.000.000._liralık haddin hesaplanmasında, herbir vergi türü ve vergilendirme dönemi ayrı ayrı dikkate alınacağından, ve her vergi aslı ayrı ayrı 3.000.000 liralık haddin altında kaldığından, mükellefin Ocak 1990 vergilendirme dönemine ait Gelir (Stopaj) Vergisinden 2.000.000 lira, Şubat 1990 vergilendirme dönemine ait Katma Değer, Vergisinden 3.000.000 lira ve Mart 1990 vergilendirme dönemine ait Katma Değer Vergisinden 2.500.000 liralık vergi asıllarının tam olarak, gecikme zamlarının da % 30'unu, kanunda öngörülen şekil ve sürede ödemesi şartıyla gecikme zamlarından kalan % 70' inin tahsilinden vazgeçilecektir. Buna göre; gecikmc zamlarından, 1.400.000 x % 30 = 420.000 lira ödenmesi halinde, kalan (1.400.000 - 420.000 =) 980.000 liranın, 1.890.000 x % 30 = 567.000 lira ödenmesi halinde, kalan (1.890.000 -567.000 =) 1.323.000 liranın, 1.400.000 x % 30 = 420.000 lira ödenmesi halinde kalan (1.400.000 -420.000 =) 980.000 liranın, tahsilinden vazgeçilecektir. Bu mükellefin, söz konusu borçlarının tamamı için Kanundan yararlanması mecburiyeti bulunmamaktadır. Diğer bir ifade ile, dilediği takdirde sadece Ocak 1990 vergilendirme dönemine ait Gelir Stopaj Vergisi için madde hükmünden yararlanabilecektir. Ancak, diğer borçları için takip ve tahsil işlemlerine devam edileceği tabiidir. ÖRNEK 2 : Mükellef (A)'nın Gümrükönü Vergi Dairesine Kanunun yürürlüğe girdiği 20.12.1990 tarihi itibariyle kesinleştiği halde henüz ödeme süresi geçmemiş (14.12.1990 tarihinde uzlaşmaya varıldığından) yıllık Gelir Vergisinden 15.000.000.lira, bu vergiye bağlı Kaçakçılık Cezasından 22.500.000.-lira, gecikme faizinden 26.000.000._lira borcu bulunmaktadır. - Kesinleştiği halde ödeme süresi bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra biten alacaklar için de mükelleflere bu Kanundan yararlanma imkanı getirilmiştir. Örneğimizdeki olayda ödeme süresinin başladığı 14.12.1990 tarihi Kanunun yürürlük tarihinden önce olması ve vergi aslının, yıllık beyannameler üzerinden tarholunan vergiler için öngörülen 25.000.000 liralık haddin altında bulunması nedeniyle, mükellef (A)'nın, bu Kanunda öngörülen, şekil ve sürede ödeme yapması halinde, Kanundan yararlanma imkanı bulunmaktadır. Bu durumda, Mükellef (A)'nın; 15.000.000.-TL. Gelir Vergisinin tamamını, 22.500.000.-lira kaçakçılık cezasının % 30'u olan 6.750.000.-lira ile 26.000.000.- lira gecikme faizinin % 30'u olan 7.800.000.- lirayı Kanunda öngörülen şekil ve sürede ödemesi halinde kaçakçılık cezasından kalan (22.500.000 - 6.750.000=) 15.750.000.-lira ile Gecikme Faizinden kalan (26.000.000 - 7.800.000=) 18.200.000.- liranın tahsilinden vazgeçilecektir. Daha önce de belirtildiği üzere; bu mükellefin bu borçlarının tamamı için Kanundan yararlanması mecburiyeti bulunmamaktadır. Diğer bir ifadeyle, dilediği takdirde sadece vergi aslının tamamını Kanunda öngörülen şekil ve sürede ödemek kaydıyla vergi aslına bağlı borçlarının herhangi birisi için bu madde hükmünden yararlanabilecektir. Ancak, diğer borçları için takip ve tahsile devam olunacağı tabiidir. B _ Kanunun Geçici Birinci Maddesinin yürürlüğe girdiği tarihte, her bir vergi türü, vergilendirme dönemi ve vergi dairesi itibariyle miktarı 3.000.000. lirayı, yıllık beyannameler üzerinden tarh olunan vergilerde 25.000.000 lirayı aşmayan ve vadesi 1.1.1990 tarihinden önce geldiği halde, Kanunun yürürlük tarihine kadar ödenmemiş olan vergilerin tamamı ile bu vergilere isabet eden gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının ayrı ayrı % 30'unun; yarısının 31.12.1990 tarihine kadar diğer yarısının da 31.1.1991 tarihi sonuna kadar ödenmesi halinde, kalan gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının % 70'inin tahsilinden vazgeçilecektir. Kanun kapsamına giren ve vadesi 1.1.1990 tarihinden önce olan vergilere uygulanan gecikme zammı ve gecikme faizleri 3505 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile değişik 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinin 3 üncü fıkrası gereğince doğmalarına neden olan vergilerin adını aldığından 1.1.1989 ve 1.1.1990 tarihinde asıl addolunan miktarlar için maddenin 3 üncü fıkrasının uygulanması gerekmektedir. Bu durumda borcu bulunan mükelleflerin de borçları bağımsız olarak değerlendirilecek ve mükellefler dilerlerse sadece maddenin birinci fıkrasından ya da üçüncü fıkrasından veya her iki fıkradan da aynı anda yararlanabileceklerdir. Diğer bir ifadeyle, vadesi 1.1.1990 tarihinden önce geldiği halde Kanunun yürürlük tarihine kadar ödenmemiş vergi borcu bulunan mükellefler Kanunda yer alan hadleri dikkate alarak; - Diledikleri takdirde asla dönüşmüş vergi borcu dışındaki asıl vergi borcunun tamamı ile bu vergiye ilişkin olarak 1990 yılında hesaplanan gecikme zammının % 30 unu ödemek suretiyle, bu gecikme zammından kalan % 70'lik kısmın tahsilinden vazgeçilmesini, - Diledikleri takdirde, asla dönüşmüş vergi borçlarıyla vergi borcunun aslı arasında bağlantı kurmaksızın, asla dönüşen miktarların 1.1.1989 vadeli olanları için % 30'unu, 1.1.1990 vadeli olanları içinde % 20'sini ödemek suretiyle, kalan % 70 ve % 80'lerin ve buna ilaveten bu asla dönüşen miktarlar için 1990 yılında uygulanmış olan gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçilmesini, - Ya da yukarıda belirtilen ler iki durumdan da yararlanarak, bu borçların tamamının tasfiye edilmesini, sağlamaları mümkün bulunmaktadır. ÖRNEK 1 : Mükellef (B)'nin Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle Galata Vergi Dairesine, _ 25 Nisan 1989 vadeli Katma Değer Vergisinden2.000.000.-TL _ Bu borca 31.12.1989 tarihine kadar uygulanan ve 1.1.1990 tarihinde asıl addolunan1.360.000.-TL _ Katma Değer Vergisine 1.1.1990 tarihinden sonra uygulanan gecikme zammından1.680.000.-TL _ 1.1.1990 tarihinde asıl addolunan Katma Değer Vergisine uygulanan gecikme zammından1.142.400.-TL olmak üzere toplam 6.182.400 TL borcu bulunmaktadır. Mükellef (B) sadece 2.000.000.-TL. tutarındaki asıl (asla dönüşmeyen) Katma Değer Vergisinin tamamı ile bu vergiye uygulanan gecikme zamlarının % 30'unu ödemek suretiyle maddene yararlanmak istediği takdirde, vergi aslının tamamı ile, gecikme zammından; 1.680.000.-TL. x % 30 = 504.000 lira ödemesi halinde; gecikme zammından kalan (1.680.000 - 504.000=) 1.176.000.-liranın, tahsilinden vazgeçilecektir. Mükellefin 1.1.1990 tarihinde asıl addolunan tutar için de maddeden yararlanması halinde ödeyeceği miktar; 1.360.000 x % 20 = 272.000.-lira olacak, buna karşılık; - 1.1.1990 tarihinde asıl addolunan Katma Değer Vergisinden (1.360.000 - 272.000=) 988.000.-liranın ve bu meblağa 1990 yılında uygulanan 1.142.400.liranın, tahsilinden vazgeçilecektir. ÖRNEK 2 : Mükellef (C)'nin Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle Kavaklıdere Vergi Dairesine; _ Yanında çalıştırdığı ücretlilere ait olan ve sorumlu sıfatıyla verdiği Muhtasar Beyanname üzerinden Temmuz 1988 dönemine ait Gelir (Stopaj) Vergisinden 2.000.000.-TL. _ Bu borca 31.12.1989 tarihine kadar uygulanan ve 1.1.1989 tarihinde asıl addolunan 760.000.-TL. _ 1.1.1989 tarihinde asıl addolunan 760.000 TL. Gelir (Stopaj) Vergisine 1989 yılında uygulanan ve 1.1.1990 tarihinde asıl addolunan 729.600.-TL. _ 20.8.1988 vadeli Gelir (Stopaj) Vergisine 1989 yılında uygulanan ve 1.1.1990 tarihinde asıl addolunan 1.860.000.-TL. _ 20.8.1988 vadeli Gelir (Stopaj) Vergisine 1.1.1990 tarihine kadar uygulanan gecikme zamları asıl addolunduğundan bu borca 1.1.1990 tarihinden sonra uygulanan gecikme zammından 1.680.000 TL. _ 1.1.1989 tarihinde asıl addolunan 760.000 liraya 1.1.1990 tarihinden sonra uygulanan gecikme zammından 636.400 TL. _ 1.1.1990 tarihinde asıl addolunan 729.000 liraya 1.1.1990 tarihinden sonra uygulanan gecikme zammından 612.864 TL. _ 1.1.1990 tarihinde asıl addolunan 1.860.000 liraya 1.1.1990 tarihinden sonra uygulanan gecikme zammından 1.562.400 TL. olmak üzere toplam 9.843.264 lira borcu bulunmaktadır. Mükellef (C) sadece 2.000.000 lira Gelir (Stopaj) Vergisini ve bu vergiye 1990 yılında uygulanan gecikme zammının % 30'unu ödemek suretiyle maddeden yararlanmak istediği takdirde, vergi aslı olan 2.000.000 liranın tamamı ile bu vergiye uygulanan 1.680.000 liralık gecikme zammının % 30'u olan (1.680.000 x % 30=) 504.000 lirayı Kanunda öngörülen şekil ve sürede ödemesi halinde kalan (1.680.000 - 504.000=) 1.176.000 lira tutarındaki gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir. Mükellefin 1.1.1989 ve 1.1.1990 tarihinde asıl addolunan tutar için de maddeden yararlanmak istemesi halinde ödeyeceği miktar; 1.1.1989 tarihinde asıl addolunan 760.000 x %30 = 228.000 TL. 1.1.1990 tarihinde asıl addolunan 729.000 x % 20 = 145.920 TL. 1.1.1990 tarihinde asıl addolunan 1.860.000 x % 20 = 372.000 TL. olacak, bu ödemelere karşılık: 1.1.1989 tarihinde asıl addolunan Gelir (Stopaj) Vergisinden......................... (760.000 - 228.000=) 532.000 liranın, 1.1.1989 tarihinde asıl addolunan 760.000 liraya uygulanan 638.400 lira, 1.1.1990 tarihinde asıl addolulan 729.600 liraya uygulanan 612.864 lira, 1.1.1990 tarihinde asıl addolunan 1.860.000 liraya uygulanan 1.562.400 lira, tutarındaki gecikme zamları ise terkin edilecektir. C _ Kanunun yürürlüğe girdiği 20.12.1990 tarihinden önce kısmen ödenmiş bulunan vergilerden kalan tutarlar için de maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanacaktır. Kanunun yürürlüğe girdiği 20.12.1990 tarihinden önce ödenen vergilere isabet eden gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezaları için ise Geçici Maddenin dördüncü fıkrası hükmünden, bu Kanunda öngörülen şartlar dahilinde yararlanılması mümkün bulunmaktadır. 2. 3689 sayılı Kanunun Geçici Birinci Maddesinin yürürlüğe girdiği 20.12.1990 tarihi itibariyle ihtilaflı olan ya da dava açma süresi henüz geçmemiş bulunan ikmalen, re'sen ya da idarece tarh edilen ve her bir vergi türü, vergilendirme dönemi ve vergi dairesi itibariyle 3.000.000 lirayı, yıllık beyannameler üzerinden tarh olunan vergilerde 25.000.000 lirayı aşmayan alacaklar: A _ Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar her bir vergi türü, vergilendirme dönemi ve vergi dairesi itibariyle miktarı 3.000.000 lirayı, yıllık beyannameler üzerinden tarh olunan vergilerde 25.000.000 lirayı aşmayan ve Vergi Mahkemelerinde, Bölge İdare Mahkemelerinde ve Danıştay nezdinde adlarına tarh edilen vergileri ihtilaflı hale getirmiş ya da Kanunun yayınlandığı tarih itibariyle dava açma süresi henüz geçmemiş vergiler ile süresinde uzlaşma talebinde bulunulmuş, ancak uzlaşma talebi henüz görüşülmemiş olan vergilerin, ihtilafli olanların ihtilaftan.vazgeçilmesi, henüz dava açma süresi geçmemiş olanlar için de ihtilaf yaratılmaması şartıyla; - Vergilerin tamamı ile bu vergilere isabet eden gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının ayrı ayrı cezalarının ayrı ayrı % 30'unun Kanunda öngörülen şekil ve sürede ödenmesi halinde kalan % 70'inin tahsilinden vazgeçilecektir. 3.000.000 ve 25.000.000 liralık miktarın tespitinde, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ihtilaflı bulunan, ya da temyiz süresi henüz geçmemiş olan ihtilaflar hakkında en son Vergi Mahkemesince tasdik kararı verilmiş olması halinde, miktarların tespitinde bu kararlar dikkate alınacaktır. Bu safhada olan alacaklar için mükelleflerin ihtilaf yaratmaması, yaratılmış ihtilaftan vazgeçmesi şartıyla, vergilerinin tamamı ile bu vergilere isabet eden gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının ayrı yarı % 30'unu Kanunda öngörülen süre ve şekilde ödemeleri halinde kalan tutarların tahsilinden vazgeçilecektir. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce bu vergilere uygulanıp 1.1.1989 ve 1.1.1990 tarihinde asıl addolunan miktarların bulunması halinde ise, bu miktarlar bağımsız olarak değerlendirilecek ve maddenin 3 üncü fıkrası hükmünden yararlanılması mümkün olabilecektir. - Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ihtilaflı olan ya da dava açma süresi henüz geçmemiş bulunanlar ile en son safhada bozma kararı, tadilen tasdik kararı ya da terkin kararı verilen ihtilaflar hakkında ilk tarhiyatta belirlenen miktar (tarhiyata ilişkin vergi ve ceza ihbarnamelerinde kayıtlı tutarlar) esas alınacaktır. Bu durumdaki alacaklar için gecikme faizi; vergi ve ceza ihbarnamelerine karşı dava açma süresinin son gününe kadar hesaplanacaktır. Gecikme zammı da ödeme süresinin son gününden Kanunun yayınlandığı tarihe kadar hesaplanacak, ancak asıl addolunma işlemi yapılmayacaktır. - Vergi Mahkemesince terkin edilen tarhiyat için mükellefin madde hükmünden yararlanması sözkonusu olmayacağından, idarece yaratılmış ihtilaflara devam edilecektir. - Kanunun yürürlüğe girdiği 20.12.1990 tarihi itibariyle Vergi Mahkemesinde dava açma süresi henüz geçmemiş olan alacaklarda gecikme faizi hesaplanması bu tarihte sona erdirilecektir. B _ Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle Tarhiyat Öncesi Uzlaşma talebinde bulunmuş fakat uzlaşma günü henüz gelmemiş olan mükelleflerin de bu fıkra hükmünden faydalanmaları mümkün bulunmaktadır. Bu takdirde, 3.000.000 lira ve 25.000.000 liralık miktarların tespitinde Tarhiyat Öncesi Uzlaşmaya konu olan vergi miktarı esas alınacak, gecikme faizi ise Kanunun yürürlük tarihine kadar (bu tarih dahil) hesaplanacaktır. Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra gerek uzlaşma gerekse Tarhiyat Öncesi Uzlaşma hükümlerinden faydalanmak isteyen mükelleflerin her iki uzlaşmaya konu borçları için ayrıca bu Kanundan yararlanmaları mümkün bulunmaktadır. C _ Kanunun yayınlandığı tarihte ihtilaflı olan ya da dava açma süresi henüz geçmemiş olan ve miktarı 3.000.000 lirayı, yıllık beyannamelerde 25.000.000 lirayı aşan miktarda vergi borcu bulunan mükelleflerin Kanunda belirtilen miktarlardaki borçları için madde hükmünden yararlanması halinde, kalan borçları için maddenin herhangi bir hükmünden faydalanması sözkonusu olmayacak, bu tutarlara isabet eden gecikme faizi ve gecikme zammı ile bakiye cezaların takip ve tahsil işlemlerine devam edilecektir. D _ Madde hükmünden faydalanmak isteyen mükelleflerin, ihtilaf yaratmışlar ise ihtilaftan vazgeçtiklerini, dava açma süresi geçmemiş olanlar için de ihtilaf yaratmayacaklarını dilekçe ile ilgili vergi dairelerine bildirmeleri zorunludur. Vergi Dairelerince, dilekçenin bir örneğinin ihtilafın bulunduğu yargı merciilerine gönderilmesi gerekmektedir. Mükelleflerin ihtilafa ya da dava açılmasına konu borçlarının, maddede belirtilen miktarların üzerinde olması halinde ihtilaftan kısmen vazgeçmeleri, dava açma süresi geçmemiş olanlar için ise kısmen ihtilaf yaratmaları mümkün değildir. ÖRNEK : Kordon Vergi Dairesi mükellefi (A), adına tarh edilen 30.000.000.-TL. Gelir Vergisi ile 90.000.000.-TL. Kaçakçılık Cezasına karşı Vergi Mahkemesinde dava açmış ve Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle henüz bir karar çıkmamıştır. Mükellefin bu maddeden yararlanmak istemesi halinde ihtilafın tamamından vazgeçmesi zorunlu bulunmaktadır. Mükellefirı maddede belirtilen 25.000.000 liralık miktar için maddenin ikinci fıkrasından yararlanması gerektiğinden, 25.000.000.TL. Gelir Vergisinin tamamı ile bu vergiye isabet eden (25.000.000.-TL x 3=) 75.000.000 lira Kaçakçılık Cezasının % 30'u olan (75.000.000.-TL. x % 30=) 22.500.000 lirayı maddede öngörülen şekil ve sürede ödemesi halinde kalan (75.000.000-22.500.000 =) 52.500.000 lira Kaçakçılık Cezasının tahsilinden vazgeçilecektir. Aynı mükellefın ihtilafından vazgeçmesi nedeniyle doğan ve bu tebliğin 2-A bölümünde açıklandığı şekilde hesaplanan gecikme faizi ile gecikme zamlarından, 25.000.000 liraya isabet eden kısmı için de madde hükmünden yararlanmak istemesi halinde gecikme zammı ve gecikme faizlerinin % 30'unu maddede belirtilen şekil ve sürede ödemesi şartıyla kalan gecikme zammı ve gecikme faizinin tahsilinden vazgeçilecektir. Ancak, mükellef (A) ihtilaflı borcunun tamamına ilişkin ihtilafından vazgeçtiğinden Gelir Vergisinden bakiye (30.000.000 - 25.000.000=) 5.000.000 lira ile Kaçakçılık Cezasından bakiye (90.000.000 - 75.000.000=) 15.000.000 liranın ve ayrıca gecikme zammı ve gecikme faizinden kalan tutarların takip ve tahsiline devam edilecektir. 3. 3689 sayılı Kanunun Geçici Birinci Maddesinin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle, 3505 sayılı Kanunun 24 üncü maddesi ile değişik 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesi gereğince asıl addolunan ve her bir vergi türü, vergilendirme dönemi ve vergi dairesi itibariyle miktarı; 3.000.000 lirayı, yıllık beyannameler üzerinden tarh olunan vergilerde ise 25.000.000. lirayı aşmayan gecikme zammı ve gecikme faizlerinden doğan alacaklar; Kanun kapsamına giren ve vadesi 1.1.1990 tarihinden önce olan vergilere uygulanan gecikme zammı ve gecikme faizleri doğmalarına neden olan vergilerin adını aldığından 1.1.1989 ve l.1.1990 tarihinde asıl addolunan miktarlar bağımsız olarak değerlendirilecektir. 1.1.1989 tarihinde asıl addolunan miktarların % 30'unun, 1.1.1990 tarihinde asıl addolunan miktarların % 20'sinin Kanunda öngörülen şekil ve sürede ödenmesi halinde bu tutarlardan kalan % 70 ve % 80 oranındaki miktarların ve 1.1.1989 ve 1.1.1990 tarihinde asıl addolunan miktarlara 1990 yılında uygulanan gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecektir. Ayrıca Kanunun yürürlüğe girdiği 20.12.1990 tarihinden önce miktarı 3.000.000 lirayı, yıllık beyannamelerde 25.000.000 lirayı aşmayan ve 1.1.1989 ile 1.1.1990 tarihlerinde asıl addolunan miktarların tamamının ödenmiş olması halinde bu tutarlar için 1.1.1990 tarihinden itibaren uygulanan gecikme zamlarının tahsilinden vazgeçilecektir. Kanunun yürürlük tarihinden önce 1.1.1989 ve 1.1.1990 tarihinde asıl addolunan miktarlardan kısmen ödeme yapmış olan mükelleflerin Kanunun yürürlük tarihi itibariyle bakiye borç miktarı dikkate alınacaktır. Ödenen kısımlara isabet eden gecikme zamları ise maddenin dördüncü fıkrası kapsamında değerlendirilecektir. 4. 3689 sayılı Kanunun Geçici Birinci Maddesinin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle asılları kısmen ya da tamamen ödenmiş, ancak buna ilişkin gecikme faizi, gecikme zammı ve cezalardan her bir vergi türü, vergilendirme dönemi ve vergi dairesi itibariyle miktarı 3.000.000 lirayı, yıllık beyannameler üzerinden tarh olunan vergilerde 25.000.000 lirayı aşmayan alacaklar. A _ Kanunun Geçici Birinci Maddesinin yürürlüğe girdiği tarihte, asılları tamamen ödenmiş, ancak bunlara isabet eden gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarından borcu bulunan mükellefler Kanundan yararlanacak, bu borçlarının ayrı ayrı % 20'sinin; yarısını 31.12.1990, diğer yarısını da 31.1.1991 tarihi sonuna kadar ödemeleri halinde, kalan gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının % 80'inin tahsilinden vazgeçilecektir. ÖRNEK : 20.2.1990 vadeli Gelir (Stopaj) Vergisinden 10.000.000 lira borcu olan ve bu borcunun tamamının 24.5.1990 tarihinde ödemiş olan bir mükellefin, bu borcuna ödeme tarihi itibariyle uygulanması gereken gecikme zammı (10.000.000 x % (4 ay x 7=) 28=) 2.800.000 lira olacaktır. Bu mükellefin, Kanundan yararlanabilmesi için, yukarıda hesap edilmiş olan 2.800.000 liralık gecikme zammının maddenin üçüncü fıkrası hükmü gereğince % 20'sini oluşturan (2.800.000 x % 20=) 560.000 liranın yarısını 31.12.1990, diğer yarısını da 31.1.1991 tarihi sonuna kadar tamamen ödemesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen şekilde ödeme yapıldığı takdirde 2.800.000 liralık gecikme zammından kalan (2.800.000.-560.000=)2.240.000 liranın tahsilinden vazgeçilecektir. B _ Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce her bir vergi türü, vergilendirme dönemi ve vergi dairesi itibariyle asılları kısmen ödenmiş olan alacaklarda Kanunda belirtilen 3.000.000 ve 25.000.000 liralık miktarın tespitinde; - Kısmen ödenen alacaklarda Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ödenen vergi asılları tutarı değil, bu asıllara isabet eden gecikme zammı, gecikme faizi ve vergi cezalarının ayrı ayrı miktarları dikkate alınacaktır. - Kısmen ödenen alacaklarda bakiye alacağını ödenmesinde de ödenecek alacak asıllarının miktarları dikkate alınacak, bu takdirde mükellefler bu Tebliğin I-C bölümünde de açıklandığı gibi maddenin birinci fıkrasından yararlanma imkanına sahip olacaklardır. ÖRNEK : Vadesi 30.6.1990 olan, yıllık Gelir Vergisinden 40.000.000 lira borçlu mükellefin, bu borcunun 16.000.000 lirasını Kanunun yürürlük tarihinden önce 3.9.1990 tarihinde ödenmiş olduğunu varsayarsak, ödenen kısma isabet eden (16.000.000 x % (3 ay x 7)21=)3.360.000 lira gecikme zammının % 20'si olan (3.360.000x%20=)672.000 liranın yarısının 31.12.1990, diğer yarısının da 31.1.1991 tarihi sonuna kadar ödenmesi halinde ödenen kısım için bu Kanundan yararlanması imkanı bulunmakta ve gecikme zammının % 80'i olan 2.688.000 liranın tahsilinden vazgeçilmesi gerekmektedir. Mükellefin bakiye 24.000.000 lira Gelir Vergisi için de bu Kanundan yararlanmak istemesi halinde Maddenin birinci fıkrası gereğince 24.000.000 liranın tamamı ile birlikte Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar uygulanması gereken (24.000.000 x % (6 ay x 7=) 42=)10.080.000 lira gecikme zammının % 30'u olan (10.080.000 x % 30=)3.024.000 liranın yarısı ile vergi aslının yarısının toplamı olan (24.000.000 : 2=3.024.000 : 2=) 13.512.000 lirasını 31.12.1990, diğer yarısı olan 13.512.000 lirasını da 31.1.1991 tarihi sonuna kadar ödemesi gerekmektedir. 5. Bu Kanunda belirtilen miktarların üzerinde borcu bulunan mükelleflerin sadece Kanunda öngörülen miktarlardaki borçları hakkında da Tebliğin önceki bölümlerinde açıklandığı şekilde işlem yapılması gerekmektedir. ÖRNEK : 30.9.1990 vadeli Gelir Vergisinden 50.000.000 TL. bu vergiye Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle uygulanan gecikme zammından (50.000.000 x % 21=)10.500.000 TL. gecikme zammı borcu bulunan bir mükellef maddenin birinci fıkrasından, madde ile öngörülen 25.000.000 liralık miktar için yararlanabilecektir. Bu durumda; mükellefin 25.000.000 liranın tamamı ile bu borca isabet eden (10.500.000 TL/2=)5.250.000 TL gecikme zammının % 30'u olan (5.250.000 x % 30=)1.575.000 TL ödemesi halinde kalan (5.250.000 - 1.575.000=)3.675.000 TL. gecikme zammının tahsilinden vazgeçilecektir. Kanundan yararlanılarak ödenemeyecek olan 25.000.000 TL. vergi ile bu vergiye uygulanan gecikme zammının ise tahsiline devam edilecektir. 6. DİĞER HUSUSLAR 1. Mükelleflerin 3689 sayılı Kanunun Geçici Birinci Maddesinden yararlanabilmeleri için, Kanunda ve bu Tebliğde belirtilen şartların yanında, ödemeleri gereken tutarın birinci taksidini 31.12.1990, ikinci taksidini ise 31.1.1991 tarihi sonuna kadar ödemeleri şarttır. Aslın tamamının da, fer'i alacaklar gibi, iki taksitte ödeneceği tabiidir. Dileyen mükellefler, ilk taksit ödeme süresinin son günü olan 31.12.1990 tarihi sonuna kadar, borçlarının tamamını da ödeyebilirler. 2. Adlarına cezalı vergi tarh edilmesi gerekip de tarh işlemleri tamamlanmış ancak mükelleflerine tebliğ edilmemiş olan vergi ve ceza ihbarnameleri 31.12.1990 tarihine kadar ödenmesi gereken taksit miktarının ödenebilmesini sağlamak amacıyla derhal tebliğ edilecektir. Tebliğ edilen vergi ve ceza ihbarnamelerinde bildirilen vergi ve cezalar için Kanunda belirtilen 3.000.000 ve 25.000.000 liralık miktarlar dahilinde yararlanılması mümkün bulunmaktadır. Bu safhadaki alacaklar dava açma süresi henüz geçmemiş olan amme alacağı kabul edilecektir. Mükelleflerin bu madde hükmünden yararlanabilmeleri için öngörülen diğer şartların yanında bu maddeye göre ödeyecekleri miktarların yarısını 31.12.1990, diğer yarısınıda 31.1.1991 tarihi sonuna kadar ödemeleri gerekmektedir. 3. Vergi aslına bağlı "Savunma Sanayii Destekleme Fonu" "Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu", "Çıraklık, Mesleki ve Teknik Eğitimi Geliştirme Fo nu" ile "Toplu Konut Fo nu"nun herbirinden ayrı ayrı tutarları 3.000.000 lirayı, yıllık beyannamelerde 25.000.000 lirayı aşmayan miktarlarda borcu olan mükellefler bu tür borçları için de 3689 sayılı Kanunun Geçici Birinci Maddesi hükmünden, bu Kanun ve Tebliğde belirtilen esaslar dahilinde faydalanacaklardır. Bu fonlar dışında kalan diğer fonlar, ihracatta vergi iadeleri ile fiyat farkları ve para cezaları 3689 sayılı Kanunun Geçici Birinci Maddesi kapsamında bulunmamaktadır. 4. Belediyeler, (özellikle emlak vergisinden), İl Özel İdareleri ile Gümrük İdareleri tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harçlardan (fonlar hariç) borcu olan mükellefler ile eğitim, gençlik, spor ve sağlık hizmeleri vergisinden borcu olan mükellefler 3689 sayılı Kanunun Geçici Birinci Maddesinden, bu Tebliğde belirtilen esaslar çerçevesinde faydalanabilirler. Belediye cezaları ile İmar Cezaları kısmi vergi affı ile ilgili madde kapsamında bulunmamaktadır. 5. Motorlu Taşıtlar Vergisinin 1990 yılına ait birinci ve ikinci taksidi T.C. Ziraat Bankası Şubelerince taşıt pulu esasına göre tahsil edildiğinden, bu dönemlere ait Motorlu Taşıtlar Vergisinin, 3689 sayılı Kanunun Geçici Birinci Maddesi gereğince ödenmek istenmesi halinde T.C. Ziraat Bankası Şubelerine, bu dönemler dışında kalan geçmiş dönemlere ait olan vergilerin ödenmesi konusunda ise ilgili vergi dairelerine başvurulması gerekmektedir. Motorlu Taşıtlar Vergisinde 3.000.000 liralık miktar her taşıt için ayrı ayrı dikkate alınacaktır. 6. 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre vergi borçları tecil edilipte tecil şartlarına göre borcunu ödemekte olan mükellefler, tecil edilen miktarlardan 3689 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 20.12.1990 tarihinde arta kalan kısımları için; isterlerse bu Kanunda ve Tebliğ'de belirtilen esaslar dahilinde Kanunun Geçici Birinci Maddesi hükümlerinden yararlanabilirler. Bu şekilde ödeme yapılması halinde, Kanunun yayımı tarihinden önce tecil şartlarına göre ödenen vergiler için yapılan tecil geçerli addolunur. Bu takdirde ödenen tecil faizlerinin mükellefe red ve iadesi ya da başka bir borcuna mahsubu mümkün değildir. 7. Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunu gereğince ödenmesi gereken Geçici Vergi yıllık olarak tahakkuk ettiğinden vergilendirme dönemi olarak yıllık beyanname üzerinden tarh olunan vergiler gibi değerlendirilerek, haddin hesaplanmasında 25.000.000 liralık miktar esas alınacaktır. Götürü usulde vergilendirilen mükelleflerin durumları da aynı kapsamda mütalaa edilecektir. Veraset ve İntikal Vergisinde de aynı esas geçerli olacak, 25.000.000 liralık miktar taksit dönemlerine göre değil vergilendirme dönemi itibariyle hesaplanacak ve Geçici Birinci Madde hükmünden vadesi geldiği halde ödenmemiş taksitler için yararlanılabilecektir. 8. Gelir ve Kurumlar Vergisinden müstesna olması nedeniyle Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesi ile tevkifata tabi olan kazançlar, yılda tek bir muhtasar beyanname ile beyan edildiğinden, bu şekilde tahakkuk eden Gelir (Stopaj) Vergisi de yıllık beyannameler için öngörülen 25.000.000 liralık miktarlar kapsamında değerlendirilecektir. 9. Adi Ortaklıklarda, ortakların her birinin 3689 sayılı Kanunun Geçici Birinci Maddesi hükümlerinden bu Kanun ve Tebliğde belirtilen esaslar dahilindc yararlanmaları mümkün bulunmaktadır. Bu takdirde maddede belirtilen miktarların hesaplanmasında; ortaklık adına tarh edilen vergilerden ortakların payına düşen tutarlar dikkate alınacaktır. 10. Pişmanlık hükümlerine göre tahakkuk eden ve Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle süresinde ödenmemiş olan vergiler için mükellefler adına pişmanlık hükümlerini ihlal etmiş olmaları nedeniyle beyanları üzerinden yapılması gereken cezalı tarhiyat dikkate alınacağından, mükelleflerin 3689 sayılı Kanunun Geçici Birinci Maddesinden, maddede belirtilen miktarlardaki borçları için yararlanma imkanı bulunmaktadır. Bu durum olayın takdire sevkini engellemeyeceğinden, pişmanlık hükümlerine göre beyan edilen matrah ile takdir komisyonu kararına göre tespit edilen matrah arasındaki fark için cezalı tarhiyat yapılacağı tabiidir. 3689 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 20.12.1990 tarihi itibariyle pişmanlık hükümlerine göre tahakkuk eden ve henüz ödeme süresi geçmemiş olan vergilerin, bu Kanunda belirtilen şekil ve sürelerde pişmanlık zammının % 30' u ile birlikte ödenmesi mümkün bulunmaktadır. Bu şekilde ödenen vergiler için mükellefler, sadece beyan ettikleri vergilerin, Kanunda belirtilen miktarlar dahilindeki kısımları için yararlanabileceklerdir. Ancak, bu durum, takdir komisyonuna sevki gereken hallerde olayın takdir komisyonuna sevkini etkilemeyecek, takdir komisyonu kararına göre tespit edilen matrah ile pişmanlık hükümlerine göre beyan edilen matrah arasındaki fark için mükellef bu Kanundan yararlanamıyacaktır. 11. 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre kesilmiş olan ancak asla bağlı olmayan usulsüzlük cezalan ve özel usulsüzlük cezaları da Kanunun Geçici Birinci Maddesi kapsamında bulunmaktadır. Bu takdirde Kanunda belirtilen 3.000.000 liralık miktar her bir tespit için ayrı ayrı değerlendirilecek, bu miktarın altında kalması halinde, bu cezaların % 20'si tahsil edilecek, bakiye % 80'lerin tahsilinden vazgeçilecektir. Ancak, mükelleflerin 3689 sayılı Kanunun Geçici Birinci Maddesinden yararlanarak ödeme yapmış olmaları, işyeri kapama cezası uygulamasına engel teşkil etmeyecektir. 12. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 376 ncı maddesinden yararlanmak üzere müracaat etmiş ve vergi ile cezaları vadesinde veya 6183 sayılı Kanunda belirtilen nev'iden teminat göstererek vadenin bitmesinden itibaren üç ay içinde ödeyeceğini bildiren mükelleflerin vadesinde veya üç aylık ödeme süresi içinde ödeme yapmamış olması halinde tahakkuk eden vergi ve ceza üzerinden Geçici Birinci Madde hükmünden yararlanmaları mümkün bulunmaktadır. Kanunun yürürlüğe girdiği 20.12.1990 tarihi itibariyle tarhiyata ilişkin dava açma süresi geçmemiş mükelleflerin ceza indiriminden yararlanma talebi bulunması halinde bu taleplerinden vazgeçmeleri şartıyla bu safhadaki alacaklar da maddenin ikinci fıkrası kapsamında mütalaa edilecektir. 13. Aylık beyanname ile beyan edilen Damga Vergisi dışındaki Damga Vergileri ile Tapu Harçları için de Geçici Birinci Maddede belirtilen 25.000.000 liralık miktar esas alınacaktır. Bunların dışındaki Damga Vergileri ile Harçlar için 3.000.000 liralık miktarın dikkate alınacağı tabiidir. Tebliğ olunur. (*) Güncelliği Kalmamıştır.

Kaynak: resmî yayım

Kendi olayınıza uyar mı?

Sorun; cevabın altında hangi maddeye ve hangi belgeye dayandığı yazar. İlk 25 soru ücretsiz.

Ücretsiz sor