173 SERİ NO'LU GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ
Resmî Gazete: · sayı 21854
Tebliğ metni
Bilindiği üzere, 3689 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununa eklenen geçici 35 inci madde ile hayat standardı uygulaması 1.1.1990-31.12.1999 tarihleri arasında yeni esaslara bağlanmıştır. Ayrıca, 30.12.1993 gün ve 21804 sayılı mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3946 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun geçici 35 inci maddesinin 2 numaralı fıkrasının (f) bendi değiştirilmiş ve maddeye hayat standardı esasında izah uygu-laması ile ilgili 7 numaralı yeni bir fıkra eklenmiştir. Öte yandan, yine 3946 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesine eklenen bir fıkra ile dileyen mükelleflerin üçer aylık dönemler itibariyle hesaplayacakları gerçek kazançları üzerinden geçici vergi ödemeleri esası getirilmiştir. Ayrıca, 31.12.1993 gün ve 20805 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 93/5143 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de önceki yıla ait kazanç beyanı üzerinden hesaplanan gelir vergisine uygulanacak geçici verginin oranı da % 30'dan % 50'ye yükseltilmiştir. Diğer taraftan,Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesinde geçici vergiye, geçici 35 inci maddesinde de hayat standardı esasına ilişkin usul ve esasların Maliye Bakanlığı'nca tayin ve tespit edileceği hükme bağlanmıştır. Bu hükümler de dikkate alınarak hayat standardı esası ve geçici vergi uygulaması ile ilgili olarak, aşağıdaki açıklamaların yapılması gcrekli görülmüştür. A _ HAYAT STANDARDI TEMEL VE İLAVE GÖSTERGE TUTARLARI: 1. 1993 Yılına İlişkin Olup, 1994 Yılında Beyan Edilecek Kazançlara Uygulanacak Olan Hayat Standardı Temel ve İlave Gösterge Tutarları: Gelir Vergisi Kanununun geçici 35 inci maddesinin 2 nci fıkrasının (a) bendinde, "Hayat standardı temel gösterge tutarı; faaliyetin yapıldığı takvim yılı sonunda geçerli olan ve 16 yaşından büyük sanayi kesiminde çalışan işçiler için uygulanan asgari ücretin yıllık brüt tutarının, birinci sınıf tacirler için 3,1 katı, ikinci sınıf tacirler için 1,8 katı, serbest meslek erbabı içinde 2,8 katıdır." denilmiş, aynı fıkranın (d) bendinde de "Bu fıkranın (a) ve (c bentlerinde yeralan gösterge tutarları; 3030 sayılı Kanun uyarınca büyükşehir belediyesi olan illerin, büyükşehir belediye sınırları içinde faaliyette bulunan mükellefler için % 25 oranında artırılarak, kalkınmada öncelikli yörelerde faaliyette bulunan mükelleflerde ise, birinci derecede öncelikli yörelerde % 50 oranında, ikinci derecede öncelikli yörelerde % 40 oranında indirilerek dikkate alınır." hükmü yer almıştır Ayrıca, aynı fıkranın (e) bendinde ise, bu fıkranın (a), (c) ve (d) bentlerinde yeralan temel gösterge tutarlarının faaliyetin ifa edildiği yöreler itibariyle altın imalatı ve altın ticareti ile uğraşanlar için % 50 oranında artırılarak uygulanacağı belirtilmiştir. Diğer taraftan, Asgari Ücret Tespit Komisyonunun 30.7.1993 tarih ve 21653 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 23.7.1993 gün ve 1993/1 sayılı Kararı ile 1.8.1993 tarihinden geçerli olmak üzere, 16 yaşından büyük olan ve sanayi kesiminde çalışan işçiler için asgari ücret, günlük 83.250._ lira, aylık 2.497.500._lira olarak yeniden tespit edilmiştir. 31.12.1993 tarihinde yürürlükte bulunan bu asgari ücretin yıllık brüt tutarı (2.497.500 x 12 =) 29.970.000._ liradır. Asgari ücrette, 1993 yılı içinde yapılan artış oranı (2.497.500 - 1.449.000 = 1.048.500/1.449.000 =) % 72.3(aydır. 1993 yılı için yeniden değerleme oranı ise Bakanlığımızca, 223 seri no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile % 58.4 olara ilan edilmiştir. Gelir Vergisi Kanununun geçici 35 inci maddesinin 5 numaralı fıkrasına göre asgari ücretteki artış oranı, yeniden değerleme oranına göre daha yüksek olduğu için hayat standardı temel ve ilave gösterge tutarları, 31.12.1993 tarihinde geçerli olan asgari ücrete göre hesaplanmıştır. Buna göre, 1993 yılına ait olup 1994 yılı Mart ayında beyan edilecek ticari ve mesleki kazançlara uygulanacak olan hayat standardı temel ve ilave gösterge tutarları, Gelir Vergisi Kanununun geçici 35 inci maddesinin 5 numaralı fıkrasının son bendinde yeralan, 100.000._ liraya kadar olan tutarların nazara alınmayacağı hükmü de dikkate alınarak aşağıda belirtilmiştir. a) Temel Gösterge Tutarları: Mükellef Grupları Kalkınmada 1.D. Öncelikli Yörelerde (TL) Kalkınmada 2.D. Öncelikli Yörelerde (TL) Diğer Yörelerde (TL) Büyükşehir Belediye Sınırları İçinde (TL) Altın imalatı ve/veya altın ticareti ile uğraşanlardan; • Birinci sınıf tacirler için69.600.000 83.600.000 139.300.000 174.200.000 • İkinci sınıf tacirler için40.400.000 48.500.000 80.900.000 101.100.000 Yukarıdakiler dışında kalan; • Birinci sınıf tacirler için46.400.000 55.700.000 92.900.000 116.100.000 • Serbest meslek erbabı için41.900.000 50.300.000 83.900.000 104.800.000 • İkinci sınıf tacirler için26.900.000 32.300.000 53.900.000 67.400.000 b) Hayat Stardardı İlave Gösterge tutarları : Hayat Standardı Göstergeleri Kalkınmada Birinci Derecede Öncelikli Yörelerde Uygulanacak Tutarlar (TL) Kalkınmada İkinci Derecede Öncelikli Yörelerde Uygulanacak Tutarlar (TL.) Diğer Yörelerde Uygulanacak Tutarlar (TL) Mükellefin kendisine, eşine, çocuklarına ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilere ait özel binek otomobillerinin her biri için (işletmelerinde kayıtlı olanlar dahil) silindir hacmi; _ 1600 (dahil) cc'ye kadar olanlarda5.800.000 7.000.000 11.700.000 _ 1601 (dahil) cc'den 1900 cc'ye kadar olanlarda8.900.000 10.700.000 17.900.000 _ 1901 (dahil) cc'den fazla olanlarda14.900.000 17.800.000 29.800.000 Mükellefin kendisi, eşi, çocukları ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler tarafından bizzat kullanılan birden fazla binalardan kiralanmış olanların (bağımsız bölümler, katlar, sayfiye ve dinlenme evleri ile tatil amacı ile gidilen otel, motel ve benzerleri dahil) her biri için Mükellefin kendisine, eşine, çocuklarına ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilere ait (işletmelerinde kayıtlı olanlar dahil) her bir; _ Hava taşıtı, yat, kotra, sürat teknesi için60.100.000 72.100.000 120.300.000 _ On beygir gücü üstünde motorlu diğer özel tekneler için11.900.000 14.300.000 23.900.000 Özel hizmetlerde devamlı ve ücret karşılığı çalıştırılan; _ Şoför, mürebbiye, aşçı, hizmetçi, bahçıvan ve benzerlerinin her biri için11.900.000 14.300.000 23.900.000 _ Kaptan, pilot ve benzerlerinin her biri için60.100.000 72.100.000 120.300.000 _ Yarış atı yetiştirenlerde her bir yarış atı için (taylar dahil)11.900.000 14.300.000 23.900.000 _ Turistik amaçlı yurt dışı seyahatlerde, seyahate katılan mükellefin kendisi, eşi, çocukları ve bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerden her birinin her seyahati için 14.900.000 17.800.000 29.800.000 2. Antalya, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, İzmit, Mersin ve Samsun Büyükşehir Belediye Sınırları İçinde Faaliyette Bulunan Mükelleflerin 1993 Yılına Ait Olup 1994 Yılında Beyan Edilecek Kazançlarına Uygulanacak Olan Hayat Standardı Temel ve İlave Gösterge Tutarları: 9.9.1993 gün ve 21693 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 504 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile daha önce kalkınmada birinci derecede öncelikli yöreler kapsamında bulunan Diyarbakır, kalkınmada ikinci derecede öncelikli yöreler kapsamında bulunan Erzurum, diğer yöreler kapsamında bulunan Antalya, Eskişehir, İzmit, Mersin ile Samsun belediyeleri, 3030 sayılı Kanun hükümlerine göre büyükşehir belediyeleri kapsamına alınmıştır. Buna göre, sözü edilen büyükşehir belediye sınırları içinde faaliyette bulunan mükelleflere uygulanacak hayat standardı temel ve ilave gösterge tutarları aşağıda açıklanmıştır. a) Antalya, Eskişehir, İzmit, Mersin ve Samsun Büyükşehir Belediye Sınırları İçinde Uygulancak Temel ve İlave Gösterge Tutarları: Büyükşehir belediye sınırları içinde ve diğer yörelerde faaliyette bulunan mükellefler için uygulanacak temel ve ilave gösterge tutarları yukarıda belirtilmiştir. Antalya, Eskişehir, İzmit, Mersin ve Samsun belediyeleri, 504 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 9.9.1993 tarihinden itibaren büyükşehir belediyeleri olduğundan, bu büyükşehir belediye sınırları içinde faaliyette bulunan mükelleflere, 1993 takvim yılının ilk dokuz aylık dönemi için diğer yörelere ait temel gösterge tutarları, 1993 yılının geri kalan üç aylık dönemi içinde büyükşehir belediyeleri için tespit edilen temel gösterge tutarları kıst dönem esasına göre uygulanacaktır. Buna göre, Antalya, Eskişehir, İzmit, Mersin ve Samsun büyükşehir belediye sınırları içinde faaliyette bulunan mükelleflere uygulanacak temel gösterge tutarları aşağıda belirtilmiştir. Antalya, Eskişehir, İzmit, Mersin ve Samsun B.Şehir Bel. Sınırları İçinde Uygulanacak Temel Gösterge Tutarları : Mükellef Grupları İlk 9 Aylık Son 3 Aylık Toplam Altın imalatı ve/veya altınticareti ile uğraşanlardan; 1. Sınıf tacirler için 104.500.000 43.500.000 148.000.000 2. Sınıf tacirler için 60.600.000 25.200.000 84.800.000 Yukarıdakiler dışında kalan; 1. Sınıf tacirler için 69.600.000 29.000.000 98.600.000 S. Meslek erbabı için 62.900.000 26.200.000 89.100.000 2. Sınıf tacirler için 40.400.000 16.800.000 57.200.000 Büyükşehir belediye sınırları ile diğer yörelerin ilave gösterge tutarları aynı olduğundan, bu büyükşehir belediye sınırları içinde faaliyette bulunan mükelleflere ilave gösterge tutarlarının uygulanmasında, kıst dönem esasına gidilmeyeceği tabiidir. b) Diyarbakır ve Erzurum Büyükşehir Belediye Sınırları İçinde Uygulanacak Temel ve İlave Gösterge Tutarları: ba) Temel Gösterge Tutarları: Gelir Vergisi Kanununun geçici 35 inci maddesinin 2 numaralı fıkrasının (d) bendi hükmüne göre, büyükşehir belediye sınırları içerisinde faaliyette bulunan mükellefler için tespit edilen temel gösterge tutarlarının, kalkınmada ikinci derecede öncelikli yörelerden olan Erzurum için % 40, kalkınmada birinci derecede öncelikli yörelerden olan Diyarbakır içinde % 50 oranında indirilerek uygulanması gerekmektedir. Öte yandan, bu belediyeler, 9.9.1993 tarihinden itibaren büyükşehir belediyeleri olduğundan, bu belediye sınırları içinde faaliyette bulunan mükelleflere, 1993 yılının ilk dokuz aylık dönemi için kalkınmada öncelikli yörelere ait temel gösterge tutarları, son üç aylık dönemi için de bu büyükşehir belediyeleri için tespit edilen tutarlar, kıst dönem esasına göre uygulanacaktır. Buna göre, Erzurum ve Diyarbakır illerinin büyükşehir belediye sınırları içinde faaliyette bulunan mükelleflere uygulanacak temel gösterge tutarları aşağıda belirtilmiştir. Erzurum İli B.Şehir Bel. Sınırları İçinde Diyarbakır İli B.Şehir Bel. Sınırları İçinde Uygulanacak Temel Gös. Tutarları: Uygulanacak Temel Gös. Tutarları Mükellef Grupları İlk 9 Aylık Son 3 Aylık Toplam İlk 9 Aylık Son 3 Aylık Toplam Altın imalatı ve/veya altın ticaretiile uğraşanlardan; 1. Sınıf tacirler için 62.700.000 26.100.000 88.800.000 152.200.000 21.700.000 73.900.000 2. Sınıf tacirler için 36.400.000 15.100.000 51.500.000 30.300.000 12.600.000 42.900.000 Yukarıdakiler dışında kalan; 1. Sınıf tacirler için 41.800.000 17.400.000 59.200.000 34.800.000 14.500.000 49.300.000 S. Meslek erbabı için 37.700.000 15.700.000 53.400.000 31.400.000 13.100.000 44.500.000 2. Sınıf tacirler için 24.200.000 10.100.000 34.300.000 20.200.000 8.400.000 28.600.000 Öte yandan, Erzurum ve Diyarbakır illerinin büyükşehir belediye sınırları dışında kalan yerlerinde faaliyette bulunan mükelleflere, kalkınmada öncelikli yörelere ait temel gösterge tutarlarının uygulanacağı tabiidir. bb) İlave Gösterge Tutarları: Erzurum ve Diyarbakır illerinin merkez belediyeleri büyükşehir belediyeleri kapsamına alınmakla birlikte, bu iller kalkınmada öncelikli yörelerden olduğundan, bu illerin büyükşehir belediye sınırları içinde faaliyette bulunan mükelleflere de kalkınmada öncelikli yöreler için tespit edilen ilave gösterge tutarları uygulanacaktır. B _ HAYAT STANDARDI ESASINDA 3946 SAYILI KANUNLA YAPILAN DÜZENLEMELER: 3946 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun geçici 35 inci maddesinin 2 numaralı fıkrasının (f) bendi değiştirilmiş ve aynı maddeye hayat standardı esasında izah uygulaması ile ilgili 7 numaralı fıkra eklenmiştir. Kanunda yapılan bu değişiklikler aşağıda açıklanmıştır. 1. İlk Defa İşe Başlayan Mükelleflerde Hayat Standardı Temel Gösterge Tutarının Yarısının Uygulanması: Gelir Vergisi Kanununun geçici 35 inci maddesinin 2 numaralı fıkrasının (f) bendinde yapılan değişikliğe göre, hayat standardı temel gösterge tutarının indirimli uygulamasından, ilk defa gerçek usulde işe başlayan mükellefler, sadece işe başladıkları yılda yararlanacaklardır. Daha önce herhangi bir şekilde gerçek usulde mükellef olanlardan yeniden gerçek usulde işe başlayanlar ile gerek aynı il içinde veya Türkiye genelinde adres değişikliği yapanlar, bu uygulamadan yararlanamayacaklardır. Örnek 1 - Kırşehir ilinde avukatlık yapan mükellef (A), faaliyetini Ankara ili Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde sürdürmeye başlamıştır. Bu mükellefe, adres değişikliği nedeniyle hayat standardı temel gösterge tutarının yarısı değil, tamamı uygulanacaktır. Örnek 2 - Niğde ilinde daha önce gerçek usulde kazancı tespit edilmek suretiyle lokantacılık yapan mükellef (B), bu işini 1992 takvim yılı içinde bırakmıştır. Bu mükellef daha sonra 1994 yılı içinde işletme hesabı esasına göre defter tutmak suretiyle tuhafiyecilik faaliyetine başlamıştır. Sözü edilen mükellefe, ilk defa işe başlamadığı için, hayat standardı temel gösterge tutarlarının yarısı değil, tamamı uygulanacaktır. 2. Götürü Usulden Kendi İsteği İle Gerçek Usule Geçen Mükelleflere Üç Yıl Süre İle Temel Gösterge Tutarının Yarısının Uygulanması: Götürü usulde vergilendirilmekte iken kendi isteği ile gerçek usulde vergilendirmeyi seçen mükelleflere, gerçek usulde vergilendirilmeye başlanıldığı yıldan itibaren 3 yıl süre ile faaliyette bulunduğu yörede uygulanan temel gösterge tutarının yarısı uygulanacaktır. Öte yandan, Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinde, ticari kazanç sahipleri için götürü usule tabi olmanın genel şartları belirtilmiş ve aynı kanunun 69 uncu maddesinin 3946 sayılı Kanunla değişik son fıkrasında da bu şartların götürü usule tabi olacak serbest meslek erbabına da uygulanacağı hükme bağlanmıştır. İlk defa işe başlayan mükelleflerde, götürü usule tabi olmaya ilişkin genel şartlar işe başlama tarihi itibariyle aranılmakta, yıllık alış, satış ve hasılat hadleri ise aranılmamaktadır. Bu nedenle, götürü usule tabi olmaya ilişkin genel şartları taşıyan ve kendiliğinden gerçek usulde mükellefiyetini tescil ettiren mükelleflere 3 yılsüre ile temel gösterge tutarının yarısı uygulanacaktır. Örnek 1 - Eskişehir ilinde bakkallık yapan mükellef (B), ötedenberi götürü usulde vergilendirilmektedir. Götürü usulde vergilendirmeye ilişkin şartları topluca taşıyan bu mükellef, 14.2.1994 tarihinde bağlı olduğu vergi dairesine müracaat ederek 1.3.1994 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilmeyi talep etmiştir. Mükellef (B)'nin 1.3.1994 tarihinden itibaren gerçek usulde mükellefiyeti tescil edilecek ve bu mükellefe 1994, 1995 ve 1996 takvim yıllarında temel gösterge tutarlarının yarısı uygulanacaktır. Örnek 2 - Aksaray ilinde lokantacılık yapmak üzere ilk defa 13.3.1994 tarihinde işe başlayacak olan mükellef (C), götürü usule tabi olmaya ilişkin genel şartları topluca, taşımaktadır. Bu mükellef vergi dairesine müracaat ederek, götürü usul yerine gerçek usulde vergilendirilmeyi seçtiğini beyan etmiştir. Bu mükellefin işe başladığı tarihten itibaren gerçek usulde mükellefiyeti tescil edilecek ve 1994, 1995 ve 1996 yılarına ilişkin olarak hayat standardı temel gösterge tutarının yarısı uygulanacaktır. 2. Hayat Standardı Esasında İzah Uygulaması: 3946 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun geçici 35 inci maddesine eklenen 7 numaralı fıkrada, "Mükellefler; kendilerine, eşlerine ve çocuklarına ait ve üzerinden gelir vergisi ödenen gelirleri (hamiline yazılı mevduat ve hamiline yazılı menkul kıymetlerden elde edilen gelirler hariç) ile kendilerine ve eşlerine ait emekli, maluliyet, dul ve yetim aylığı bulunduğunu belgelendirdikleri takdirde, bu gelirler, hayat standardı esasına göre kazancın tespitinde izah nedeni gelir olarak kabul edilir" denilmiştir. Aynı kanunun 39 uncu maddesinde de bu hükmün, 1993 yılı gelirlerine de uygulanmak üzere kanunun yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Buna göre, hayat standardı esasında izah uygulaması aşağıda açıklanmıştır. a) İzah Nedeni Olan Gelirler: aa) Emekli, Maluliyet, Dul ve Yetim Aylığı: Mükelleflerin kendilerine ve eşlerine ait emekli, maluliyet, dul ve yetim aylıkları izah nedeni gelir olarak kabul edilecektir. Emekli, maluliyet, dul ve yetim aylıklarından 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine göre kurulan emekli sandıkları, T.C. Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur tarafından ödenen emekli, maluliyet, dul ve yetim aylığı gibi ödemelerin yanısıra yurt içinden veya yurt dışından diğer herhangi bir suretle elde edilen benzeri aylıkların anlaşılması gerekir. ab) Yıllık Beyannameye Dahil Edilmeyen Gelir Vergisine Tabi Gelirler: Mükelleflerin kendilerine, eş ve çocuklarına ait yıllık beyannameye dahil edilmeyen ve üzerinden gelir vergisi ödenen vergiye tabi gelirler izah nedeni gelir olarak kabul edilecektir. Bunlara örnek olarak vergisi tevkif suretiyle ödenen ücretler ile gayrimenkul sermaye iratları ve nama yazılı mevduat hesapları ile nama yazılı menkul kıymetlerden sağlanan menkul sermaye iratları gösterilebilir. ac) Beyannameye Dahil Edilen Gelir Vergisine Tabi Gelirler: Mükelleflerin kendilerine, eş ve çocuklarına ait gerçek usulde vergilendirilen ticari ve mesleki kazançlar dışında kalan ve yıllık beyannameye dahil edilen diğer gelirler, izah nedeni gelir sayılacaktır. Mükelleflerin kendilerinin, eş ve çocuklarının gerçek usulde vergilendirilen ticari ve mesleki kazançlarının temel gösterge tutarının üzerinde beyan edilen kısımları diğer aile fertlerinin hayat standardı ternel ve ilave gösterge tutarlarının izahında, izah nedeni gelir olarak kabul edilecektir. b) İzah Uygulaması: Mükelleflerin, beyan ettikleri ticari ve mesleki kazançlarının temel ve ilave göstergeler tutarından düşük olması halinde, beyan edilen ticari ve mesleki kazancın hayat standardı esasına (temel ve ilave göstergeler toplamına) göre düşüklüğü, yukarıda sayılan izah nedeni gelirlerle izah edilebilecektir. Örnek 1 _ Ankara Büyükşehir Belediye sınırları içinde avukatlık faaliyetinde bulunan mükellef (D)'nin, 1993 takvim yılına ilişkin gelir beyanı ile izah nedeni olan gelirleri aşağıdaki gibidir. _ Serbest meslek kazancının safi tutarı90.000.000._TL. _ Ücretlerinin safi tutarı + 36.000.000._TL. Toplam Gelir126.000.000._TL. _ Hayat standardı temel gösterge tutarı104.800.000._TL. _ 1600 cc otomobil için ilave gösterge tutarı+ 11.700.000._TL. Hayat standardı temel ve ilave göstergeleri toplamı116.500.000._TL. Vergiye tabi gelir (matrah)126.000.000._TL. Bu örnekte mükellefin izah nedeni gelir sayılan ücret geliri ile birlikte serbest meslek kazanç beyanı, hayat standardı esasına göre bulunan kazançtan daha yüksek olduğu için, kendi gelir beyanına göre vergilendirilecektir. Zira, mükellefin hayat standardı esasına göre tespit edilen kazanç tutarı olan 116.500.000._ liradan, (116.500.000 - 90.000.000 =) 26.500.000._ lira daha düşük kazanç beyan etmesine rağmen, bu düşüklüğü beyannameye dahil olan ücret geliri ile izah etmektedir. Örnek 2 _ Kırıkkale ilinde tuhafiyecilik yapan ve işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellef (E)'nin, 1993 yılına ilişkin ticari kazanç beyanı ile hayat standardı verileri aşağıdaki gibidir. Ticari kazancın safi tutarı23.000.000._TL. Hayat standardı temel gösterge tutarı53.900.000._TL. 1700 cc otomobil için ilave gösterge tutarı+ 17.900.000._TL. Hayat standardı temel ve ilave göstergeleri toplamı71.800.000._TL. Beyannameye dahil edilmeyen izah nedeni gelirler top.34.000.000._TL. Nama yazılı mevduat faizi 10.000.000._TL. Kendisine ait emekli aylığı 24.000.000._TL. _ Hayat standardı esasına göre tespit edilen kazanç tutarı37.800.000._TL. Vergiye tabi gelir (matrah)37.800.000._TL. Bu mükellefin kazanç beyanı, hayat standardı temel ve ilave göstergeler tutarından daha düşüktür. Bu düşüklüğün 34.000.000._ liralık kısmı, beyannameye dahil olmayan nama yazılı mevduat faizi ve kendisine ait emekli aylığı ile izah edilmektedir. Buna rağmen kazanç beyanı hayat standardı esasına göre tespit edilen kazançtan düşük olduğu için mükellefe, kendi kazanç beyanına göre değil, hayat standardı esasına göre bulunan kazanç tutarı üzerinden tarhiyat yapılacaktır. c) İzah Nedeni Kabul Edilmeyecek Olan Gelirler: Temel ve hayat standardı ilave gösterge tutarları, hiçbir zaman hamiline yazılı mevduat ile hamiline yazılı menkul kıymetlerden sağlanan gelirler ile izah edilemeyecektir. İzah nedeni gelir olarak dikkate alınmayacak hamiline yazılı mevduatlar ve hamiline yazılı menkul kıymet gelirlerinden, hamiline yazılı olan döviz tevdiat hesapları, mevduat sertifikaları, mevduat hesapları, hisse senetleri ve tahviller ile bu nitelikteki mevduat ve menkul kıymet gelirlerinin anlaşılması gerekmektedir. C) GEÇİCİ VERGİ ESASINDA YAPILAN DÜZENLEMELER: Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesine 3946 sayılı Kanunla iki fıkra eklenmiş ve 31.12.1993 gün ve 21805 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 93/5143 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de yıllık beyanname üzerinden tahakkuk ettirilecek geçici verginin oranı % 30'dan % 50'ye yükseltilmiştir. Geçici vergi konusunda yapılan bu düzenlemeler aşağıda açıklanmıştır. 1. Gelir Vergisi Beyannamesi Üzerinden Tahakkuk Ettirilecek Geçici Vergi Oranı İle İlgili Olarak Yapılan Düzenleme : Yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden tahakkuk ettirilecek geçici verginin oranı, 1.3.1994 tarihinden itibaren verilecek beyannameler üzerinden hesaplanacak geçici vergi için % 30'dan % 50'ye yükseltilmiştir. Bu nedenle, 1 Mart 1994 tarihinden itibaren verilecek yıllık gelir vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan gelir vergisinin ticari ve mesleki kazanca isabet eden kısmına, % 50 oranı uygulanmak suretiyle mükelleflerin geçici vergileri hesaplanacaktır. Öte yandan, üçer aylık bilanço ve gelir tablolarına göre hesaplanan kazançlar üzerinden geçici vergi ödeme esasını seçen mükellefler hakkında, yıllık beyanname üzerinden geçici vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. 2. Üçer Aylık Bilanço ve Gelir Tablolarına Göre Hesaplanan Kazançlar Üzerinden Ödenecek Geçici Vergi: Mükellefler dilerlerse geçmiş yıla ilişkin olarak verdikleri beyanname üzerinden geçici vergi ödeme esası yerine, cari yılın üçer aylık dönemleri itibariyle çıkartacakları bilanço ve gelir tablolarına göre hesaplanan kazançları üzerinden geçici vergi ödeme yöntemini seçebilirler. Bu usulde ödenecek vergi, üçer aylık dönemler itibariyle hesaplanan kazancın % 25'i olacaktır. Bu usulü seçen mükelleflerin üçer aylık dönemler itibariyle kazançlarının ne şekilde tespit edileceği, kazancın ve geçici verginin beyanına ilişkin usul ve esaslar aşağıda açıklanmıştır. a) Üçer Aylık Dönemlerde Kazancı Tespiti: Mükellefler üçer aylık dönemlerde de kazançlarını, dönem sonlarındaki kazanç tespitine ilişkin usul ve esaslara göre yapacaklardır. Ancak mükellefler, yıl sonu işlemlerinden olan amortisman ayırma, yeniden değerleme, alacak ve borç senetler için reeskont hesaplama gibi mali kar/zararın tespitine yönelik işlemleri ihmal ederek üçer aylık dönemlere ait kazançlarını tespit edebileceklerdir. Dövize dayalı borç ve alacakların bulunması halinde ise, mükellefler üçer aylık dönemlerde işlemlerin yapıldığı ticari bankaların alış kurlarına göre bu alacak ve borçları değerleyebilirler. b) Üçer Aylık Dönemlere İlişkin Geçici Verginin Beyanı ve Ödenmesi: Mükellefler, 1994 yılı Mart ayında yıllık gelir vergisi beyannamesinin ilgili bölümündeki yeri işaretlemek suretiyle, üçer aylık dönemler itibariyle geçici vergi ödeme usulünü seçtiklerini bildirmek zorundadırlar. Bu usulü seçen mükellefler, yıllık gelir vergisi beyannamesinin geçici verginin hesaplanması ile ilgili satırlarını doldurmayacaklardır. Bu usulü seçen mükellefler, 1.1.1994-31.3.1994 dönemine ilişkin ilk geçici vergi beyannamesini, 1994 yılı 20 Nisan akşamına kadar bağlı oldukları vergi dairesine vereceklerdir. Mükellefler, bu beyannamede belirtilen kazanç üzerinden % 25 oranında hesaplayacakları geçici vergiyi aynı süre içinde ödeyeceklerdir. 1994 yılının müteakip Nisan, Mayıs ve Haziran ayları 2 nci dönem; Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları 3 üncü dönem; Ekim, Kasım ve Aralık ayları da 4 üncü dönem olacaktır. Bu dönemlere ilişkin geçici vergi beyanları da dönemleri takip eden ayların 20 nci günü akşamına kadar yapılacak ve hesaplanan geçici vergi aynı süre içinde ödenecektir. 1994 yılı içinde işe başlayan mükelleflerden dileyenler, bu usulde geçici vergi ödeme yöntemini seçebilirler. Bu mükellefler de yukarıda belirtilen dönemler itibariyle kazançlarını tespit ve beyan edeceklerdir. 1995 ve müteakip yıllarda da aynı esaslara uyulacaktır. Bu usulü seçen mükellefler, 2 yıl geçmedikçe bu usulden dönemeyeceklerdir. Üçer aylık dönemler itibariyle hesaplanan kazançlar üzerinden geçici vergi ödeme esasını seçtiğini, yıllık gelir vergisi beyannamesinin ilgili yerini işaretlemek suretiyle vergi dairesine bildirmeyenler hakkında, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisine göre geçici vergi hesaplanması esası uygulanacaktır. Örnek - Ötedenberi Ankara Büyükşehir Belediye sınırları içinde bilanço esasına göre defter tutmak suretiyle kırtasiyecilik faaliyetinde bulunan mükellef (A), 1993 yılına ilişkin olarak yıllık gelir vergisi beyannamesi ile üçer aylık dönemler itibariyle geçici vergi ödeme esasını seçtiğini bildirmiştir. Mükellef, bu nedenle de 1994 yılına ilişkin yıllık gelir vergisi beyannamesinin geçici vergiye ait bölümünü doldurmamıştır. Bu mükellef, 1.1.1994-31.3.1994 arasındaki ilk üç aylık döneme ait çıkardığı bilanço ve gelir tablosu üzerinden hesaplanan dönem kazancını, 20.4.1994 tarihi akşamına kadar beyan edecektir. Bu kazanç üzerinden hesaplanan geçici vergi, 20.4.1994 tarihine kadar ödenecektir. Bu mükellef iki yıl süre ile bu usulden dönemeyeceği için, 1995 takvim yılında da aynı usulle geçici vergi ödeyecektir. Ancak, 1996 takvim yılından itibaren bu usulden dönebilecektir. Bu esaslar, kurumlar vergisi mükellefleri için de uygulanacaktır. 3. Geçici Verginin Eksik Beyan Edilmesi Halinde Uygulanacak Gecikme Faizi ve Ceza: 3946 sayılı Kanunla Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesine eklenen fıkrada, "Yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş dönemlere ait geçici verginin eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici vergi tarh edilir. Ancak, yıllık beyanname verme süresi geçtikten sonra geçici verginin aslı aranmaz, bu vergiye gecikme faizi ve ceza uygulanır." denilmiştir. Bu hükme göre, eksik beyan edilen geçici vergiye ait uygulanacak gecikme faizi ve ceza aşağıda açıklanmıştır. a) Cari Vergilendirme Dönemi İçinde İkmalen veya Re'sen Yapılacak Geçici Vergi Tarhiyatı: Bilindiği üzere geçici vergi, cari yıl içinde mükelleflerden peşin olarak alınmakta ve bu yıla ilişkin olarak ertesi yılın Mart ayında verilen yıllık beyanname üzerinden hesaplanan nihai gelir vergisinden mahsup edilmektedir. Mahsup dönemi geçmeden vergi incelemeleri ile geçici vergiye ilişkin ikmalen veya re'sen yapılacak tarhiyatlarda, tarhiyat geçici vergi aslı için de yapılacaktır. Ayrıca, vergi aslına bağlı olarak ceza ve gecikme faizinin de uygulanacağı tabiidir. Örnek _ Mükellef (B), 1993 takvim yılına ilişkin olarak yıllık gelir vergisi beyannamesini 1994 yılı Mart ayında vermiş ve bu beyanname üzerinden de adına 1994 yılına ilişkin olan geçici vergi tahakkuk etmiştir. Mükellefin 1993 yılına ilişkin hesapları 1994 yılı Ekim ayında incelenmiş ve eksik kazanç beyan ettiği tespit edilmiştir. Mükellefe bu incelemeye dayanarak 1994 yılı Kasım ayında ikmalen yapılacak geçici vergi tarhiyatında, tarhiyat vergi aslı için de yapılacaktır. Bu vergiye bağlı olarak gerekli ceza da uygulanacaktır. Ayrıca, tarhiyatın yapıldığı 1994 yılı Ekim ayına kadar, geçmiş taksit farkları için gecikme faizi de aranılacaktır. b) Geçmiş Dönemlere İlişkin Olarak Yapılacak Geçici Vergi Tarhiyatında Gecikme Faizi ve Vergi Uygulaması: Geçici verginin mahsup dönemi geçtikten sonra mükelleflere bu vergiye ilişkin ikmalen ve re'sen tarhiyat yapılması halinde, bu tarhiyatlarda vergi aslı yönünden tarhiyat yapılmayacak, ancak vergi cezası kesilecektir. Geçici verginin mahsup edileceği dönem olan Mart ayına kadar ki taksit tutarları için ayrıca gecikme faizi uygulayacaktır. Örnek _ Mükellef (B)'nin 1991 takvim yılı hesapları, 1994 yılı Haziran ayında incelenmiş ve 1992 yılına ilişkin olarak ödenen geçici vergi ile ilgili fark bulunmuştur. 1992 takvim yılına ilişkin geçici vergi, bu yıla ait olarak 1993 yılı Mart ayında verilen yıllık beyanname üzerinden mahsup edilmiştir. 1992 yılına ilişkin geçici verginin mahsup dönemi geçtiği için, yapılacak ikmalen tarhiyatta geçici vergi aslı aranılmayacak, ancak ceza ve gecikme faizi aranılacaktır. 1.1.1994 tarihinden önceki dönemlere ilişkin olarak, sürekli hale gelen yargı kararlarına göre, kesinleşmemiş geçici vergi aslı yönünden ikmalen veya re'sen yapılan tarhiyatlar ile buna bağlı olarak kesilen ceza ve gecikme faizleri terkin edilecektir. Bu konuda yargıya intikal etmiş olan uyuşmazlıklardan da vazgeçilecektir. Tebliğ olunur.
Kaynak: resmî yayım
Kendi olayınıza uyar mı?
Sorun; cevabın altında hangi maddeye ve hangi belgeye dayandığı yazar. İlk 25 soru ücretsiz.